Arama

Ünlü yazarların ilk eserleri

Yazmak eylemi fiziksel ve ruhsal olarak bir bakıma uzun bir yolculuğa adım atmaktır. Yazar, bu yolculukta ne zaman 'yazar' olduğunun farkına varmaya çalışır. Sizce yazar, ilk kitabı yayımlandığında mı yoksa en çok okunanlar listesine girdiğinde mi benliğini bulur? Sorunun cevabını günümüzde popüler olan yazarların ilk eserlerini inceleyerek aramaya çalıştık.

  • 1
  • 32
Genç Werther'in Acıları - Johann Wolfgang von Goethe
Genç Werther'in Acıları - Johann Wolfgang von Goethe

"Zavallı Werther'in hikâyesi hakkında bulabildiğim her şeyi itinayla bir araya getirdim ve işte önünüze koyuyorum ve biliyorum bunun için bana teşekkür edeceksiniz."

Dünya edebiyatının öncülerinden olan Johann Wolfgang von Goethe'nin yayımlandığında ses getiren ünlü eseri Genç Werther'in Acıları, dramatik satırlarla bezenmiş edebi metindir. Goethe, bu eseri ile devrin gençlerini derinden etkiledi ve Almanya'da intihar vakalarında gözle görülür artış oldu.

Goethe'yi Goethe yapmak için gerekli bütün niteliklere sahip olan bu eser, Goethe'nin en iyi eseri kabul edilmektedir.

  • 2
  • 32
Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang Von Goethe
Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang Von Goethe

Genç Werther şehir hayatından kaçıp Wahlheim'a yerleşir ve orda gördüğü soylu aile kızı Lotte'ye âşık olur. Lotte'nin de Werther'e karşı farklı hisleri vardır fakat nişanlıdır ve sahip olduğu kültür ve inanış gereği öncelikleri farklıdır. Ardan geçen zaman sonrasında Lotte nişanlısı Albert ile evlenir ve en yakınlarındaki kişi hep Werther'dir ve bu evlilik durumu onun Lotte'ye olan hislerinde herhangi bir değişiklik yaratmaz. Lotte ise Werther'e bir daha görüşmemeleri gerektiğini söyler ve böylece Werther, intihar ile sonuçlanacak bir duygu seline kapılır.

Satın almak ve kitabı incelemek için tıklayınız.

  • 3
  • 32
Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang von Goethe
Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang von Goethe

Johann Wolfgang von Goethe'nin 1774'te, henüz 25 yaşındayken yazmış olduğu Genç Werther'in Acıları duygusallığın ön planda olduğu başyapıtlardan bir tanesidir. Bu roman mektup tarzında yazılmış eser genç bir ressam olan Werther'in fiziksel anlamda var olmayan arkadaşı, sırdaşı, tek dostu Wilhelm'e yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Werther'in onu intihara sürükleyen imkânsız aşkı yayımlandığı Almanya'da büyük ses getirdi. Bu aşk bütün şairaneliğiyle sizin de duygularınızı depreştirecek bir eserdir.

  • 4
  • 32
İnsancıklar - Fyodor Dostoyevski
İnsancıklar - Fyodor Dostoyevski

"Çok güzel şeyler yazmak geliyor içimden;ama bunları kağıda dökemiyorum.Kalbin dili yoktur..."

Dostoyevski her kuşağın başucu yazarlarından... İnsancıklar ise onun dünya edebiyatına ilk armağanıdır. Eserin ortaya çıkışı ise ilginçtir.

Yazar eseri bitirir bitirmez bir arkadaşına olan Grigoroviç okutur, o da eserden o kadar çok etkilenir ve romanı hemen önemli şairlerinden Nikolay Nekrasov'a götürür. Romanı "başyapıt" olarak tanımlayan Nikolay Nekrasov, ertesi gün romanı döneminin ünlü eleştirmenlerinden Vissarion Belinski Belinski'ye götürür. Belinski de romanı kısa sürede okur ve roman hakkında şunları yazar:

''İki gündür kendimi bu kitaptan uzaklaştıramıyorum. Yeni bir yazar, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, kimdir, neye benzer bilmiyorum ama bu roman Rusya'da hayatın sınırlarını öyle kahramanlara veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi... Rusya yeni bir Gogol kazandı.''

  • 5
  • 32
İnsancıklar - Fyodor Dostoyevski
İnsancıklar - Fyodor Dostoyevski

Yıl 1846'dır. Genç Dostoyevski, ilk romanı İnsancıklar'ı tamamlar tamamlamaz ev arkadaşı yazar Grigoroviç'e okutur. Grigoroviç o kadar heyecanlanır ki birkaç kez kalkıp Fyodor'un boynuna sarılmak ister; fakat arkadaşının aşırı duygu gösterilerinden hoşlanmadığını bildiği için yapmaz. Grigoroviç ertesi gün romanı yazar ve yayımcı Nekrasov'a götürür; kitaptan çok etkilenen Nekrasov da eleştirmen Belinski'ye... "Yeni Gogol doğdu!" der, Nekrasov, daha kapı ağzında. Aynı günün akşamı, Belinski'ye tekrar uğradığında onu heyecan içinde bulur: "Nerede kaldınız? Nerede bu Dostoyevskiniz? Genç mi? Kaç yaşında? Hemen getirin bana onu!"

Belinski'nin evine getirilen yirmi üç yaşındaki genç yazar, daha sonra orada olanları şöyle anlatacaktır: "Ve işte... beni onun yanına götürdüler. Belinski'yi birkaç yıl önce heyecanla okumuştum, ama bana ürkütücü ve sert gelmişti ve benim İnsancıklar'ımla alay edecek diye düşünüyordum. Beni çok saygılı ve ağırbaşlı bir şekilde karşıladı; ama daha bir dakika bile geçmeden her şey bambaşka oldu... Ateşli ateşli, alevli gözlerle konuşuyordu. "Siz kendiniz anlıyor musunuz?" diyordu bana tekrar tekrar, alışkanlığı olduğu üzere bağırarak, "Ne yazmış olduğunuzu anlıyor musunuz?.. Bütün bu korkunç gerçeği, bizlere göstermiş olduğunuz bu gerçeği siz mi düşündünüz? Olamaz, sizin gibi yirmi yaşında birinin bütün bunları anlamış olmasına imkân yok... Gerçeği keşfetmiş ve bir sanatçı olarak ilan etmişsiniz, size bir yetenek verilmiş, yeteneğinizin değerini bilin ve emin olun, siz büyük bir yazar olacaksınız."


Dostoyevski her kuşağın başucu yazarlarından olma özelliğini koruyor ve İnsancıklar, onun dünya edebiyatına ilk armağanıdır.

Satın almak ve kitabı incelemek için tıklayınız.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN