Arama

İslam Felsefesi

Müslüman âlimlerin felsefesinden 'mutluluk'

Müslüman âlimlerin felsefesinden 'mutluluk'

Dünya üzerinde herkes için mutluluğun tanımı farklıdır. Kimileri mutluluğun peşinden koşarken, kimileri ise mutluluğun tam olarak içinde yaşadığını onu kaybettikten sonra anlar. Şimdiye dek sayısız ve bir o kadar farklı tanımı yapılan mutluluğun İslam felsefe tarihinde nasıl kaleme alındığını hiç düşündünüz mü? Sahi, Müslüman âlimlerin yaşadıkları dönemden bugüne "mutluluk" tanımımızda neler değişti? El Kindi'den Farabi'ye, İbn-i Sina'dan Gazali'ye Müslüman âlimlerin bakış açılarıyla mutluluğun tanımı…

Modernite eleştirileriyle tanınan bir felsefe fakihi: Taha Abdurrahman

Modernite eleştirileriyle tanınan bir felsefe fakihi: Taha Abdurrahman

İslami felsefenin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Taha Abdurrahman, dünyada "ahlak filozofu", "mutasavvıf filozof" ve "felsefe fakihi" gibi isimlerle tanınan önemli bir âlim ve mütefekkir. Batı felsefesine "ahlaktan sapma" eleştirisi getiren, pek çok bilimsel ödülün sahibi olan Taha Abdurrahman, 2020 Necip Fazıl Ödülleri'ne layık görüldü. Modernite eleştirileri ile ön plana çıkan Abdurrahman, İslami esaslar üzerine inşa edilmiş bir felsefe kurmayı amaçladı; İslam dünyasında karşılaşılan entelektüel ve yapısal sorunların temelinde Batı modernizmine yönelik taklitçiliğin olduğunu savundu.

İbn Haldun düşüncesinde ihtiyaçlar ve boş zaman

İbn Haldun düşüncesinde ihtiyaçlar ve boş zaman

İbn Haldun, İslam medeniyetinin en parlak döneminin sonlarında yaşamış bir alimdi. Hayatının ilk 20 yılını Tunus'ta, 26 yılını Cezayir, Fas ve Endülüs'te, 4 yılını tekrar Tunus'ta ve son 24 yılını ise Kahire'de geçirdi. Bu coğrafyaların istilalardan ne şekilde etkilendiğini inceledi, devletlerin bekası konusuna değindi ve görüşlerini Mukaddime'de kaleme aldı. Ona göre insan, varlığını devam ettirebilmek için toplu halde yaşamak mecburiyetindeydi. Peki, İbn Haldun'un Maslow'dan 600 yıl önce ortaya koyduğu ihtiyaçlar hiyerarşisi nasıldı? İbn Haldun "boş zaman" kavramını nasıl görüyordu?

İmam Gazzali'nin felsefecilere yönelttiği eleştiriler

İmam Gazzali'nin felsefecilere yönelttiği eleştiriler

İslam dünyasında unvanı Hüccetü'l-İslam olan, kelam ve ahlak alimi İmam Gazzali, yaşamının ikinci devresinde gördüğü birtakım tutarsızlıklar sebebiyle felsefeye yöneldi. Gazzali'nin felsefeyi reddettiğine dair yaygın bir görüş ortaya çıkmıştı. Fakat Gazzali bütüncül olarak felsefeyi reddetmiyor, Platon, Aristo gibi filozofların olgun bir akla sahip olduğunu kabul ediyordu. Gazzali'nin eleştirdiği mevzu bu filozofların izinden giden Müslüman alimlerin din ve felsefe hususunda birtakım yanılgılara düşmüş olmasıydı. Peki, İmam Gazzali, İbni Sina ve Farabi gibi Müslüman filozofları hangi noktalarda eleştirdi?

Müslüman alimlerin çalışmalarında psikolojik boyutlarıyla irade

Müslüman alimlerin çalışmalarında psikolojik boyutlarıyla "irade"

Pek çoğumuz, yapmamız gereken bir dizi işi nihayete erdirme konusunda oldukça zorlanıyoruz. Özellikle planlamanın olmaması, zamanın verimli kullanılamaması gibi sebepler, bu durumu daha da başa çıkılmaz hale getiriyor. Yaşamımız boyunca pek çok şey bize öğretilse de davranışlarımızı nasıl yönlendireceğimiz konusunda herhangi bir eğitim almıyoruz. İrade, tam da bu noktada devreye giriyor. Müslüman âlimlerin irade ile ilgili çalışmaları, çağdaş psikolojinin de ulaştığı en son boyutu ifade ediyor. Peki, Gazzali, Farabi ve İbn-i Sina irade hakkında ne söylüyor?

2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN