Arama

Siyer

Medine’den önce Müslümanların ilk hicreti: Habeşistan

Medine’den önce Müslümanların ilk hicreti: Habeşistan

Peygamberimizin nübüvvetinin ardından İslam'a davet bir müddet gizli olarak sürdürüldü; açıktan davetin başlanmasıyla ise başta Resul-i Ekrem olmak üzere Müslümanlar, Allah'a iman etmeleri ve İslam dinini kabul etmeleri nedeniyle müşriklerin zulüm ve işkencelerine maruz kaldılar. Bazı Müslümanlar kabilelerinde bulunan nüfuz sahibi kişilerce himaye edildiler; ancak himayesiz kalan Müslümanların gördükleri baskı her geçen gün arttı. Efendimiz, onlara "Orada ülkesinde hiç kimseye zulmedilmeyen bir hükümdar iş başındadır" diyerek Habeşistan'a hicret etmelerini önerdi.

Bi’rimaune hadisesinde ilk şehid olan sahabi: Haram bin Milhan

Bi’rimaune hadisesinde ilk şehid olan sahabi: Haram bin Milhan

Uhud Gazvesi'nden dört ay sonra, 70 kadar sahabe, İslam'ı tanıtmak ve Kur'an-ı Kerim'i öğretmekle görevlendirilerek yola çıktı. Medine'de başlayan bu yolculuk, Bi'rimaune olarak adlandırılan yerde son buldu. Heyet istirahate çekilmiş; Haram bin Milhan ise Peygamber Efendimizin mektubunu iletmekle görevlendirilmişti. İslam'a ve Peygamberimize karşı kin besleyen Amir bin Tufeyl, Resulullah'ın mektubunu açıp okumadığı gibi Haram bin Milhan'ı da arkadan mızrakla şehid etmişti.

Peygamberimizin döneminde gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri

Peygamberimizin döneminde gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri

Peygamber Efendimiz ve müminler, Allah'a iman etmeleri ve İslam dinini kabul etmeleri nedeniyle Mekke'deki müşriklerden pek çok zulüm gördüler. Bu eziyetlerin dozu gün geçtikçe daha da arttı. Hicret, İslam tarihinin en önemli dönüm noktası oldu ve Medine'de İslam dininin güçlenmesini, daha geniş kitlelere yayılmasını sağlayacak faaliyetler özgürce gerçekleştirildi. Bu faaliyetlerden biri de eğitimdi. İslam'ın doğru anlatılması, yeni nüzul olan ayetlerin tebliği ve dini emirlerin ashaba aktarılması bakımından Medine'de pek çok ilim meclisi kuruldu.

Peygamber Efendimizin doğumu ve çocukluğu

Peygamber Efendimizin doğumu ve çocukluğu

Yüce Allah'ın "habibim" dediği Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifi, kâinattaki en büyük hadiselerdendir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Resul-i Ekrem Efendimiz "Ben babam İbrahim'in duası, kardeşim İsa'nın müjdesi ve annemin rüyasıyım" buyurmuştur. Onun doğumuyla dünya nurlanmış, son peygamberin alameti olan bir yıldız doğmuş, ıssız çölleri su basmış, Kisra'nın sarayındaki sütunlar yıkılmış, İran tapınaklarında bin yıldır sönmeyen ateş sönmüş, Kâbe'deki putların çoğu yerle bir olmuştur…

Kıssalarla Peygamberimizin musibetler karşısındaki tutumu

Kıssalarla Peygamberimizin musibetler karşısındaki tutumu

Dünyanın varoluşundan bu yana insanoğlu daima çeşitli musibetlerle imtihan olmuştur. Allah'ın Resulü, bu musibetler karşısında Müslümanlara daima sabırlı olmalarını öğütlemiş; başa gelen her musibetin "Müslüman'ın günahlarına kefaret olacağını" söylemiştir. Ömrü pek çok sıkıntı ile geçen Peygamber Efendimiz, musibetle karşılaşan müminlere teselli vermek için "Müslümanlar benim başıma gelen musibetlere baksınlar da kendi musibetleri karşısında güçlü olsunlar" buyurmuştur. Kıssalarla Peygamberimizin musibetler karşısındaki tutumunu derledik.

2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN