Arama

Yakın Tarih

14 Mart’ın tarihe şerh düşen kahramanlık öyküsü

14 Mart’ın tarihe şerh düşen kahramanlık öyküsü

Her yıl 14 Mart, Türkiye'de Tıp Bayramı olarak kutlanıyor. Peki, 14 Mart'ın geçmişe dayanan destansı hikayesini biliyor musunuz? Tarihimizin tıp alanındaki en kapsamlı girişiminin temelleri Sultan II. Mahmut tarafından atılmış; Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, Sultan II. Abdülhamid döneminde, dünyanın en ileri tıp fakültelerinden biri haline gelmişti. Tıbbiye öğrencileri, Birinci Dünya Savaşı'nda büyük mücadelelere imza atmışlar; Çanakkale Zaferi ve İzmir'in işgalden kurtuluşunda öncü rol oynamışlardı. Öyle ki, 1921'de Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, öğrencileri şehit olduğu için mezun dahi verememişti.

10 soruda Osmanlı’da matbaa ve İbrahim Müteferrika

10 soruda Osmanlı’da matbaa ve İbrahim Müteferrika

Yaşadığımız coğrafyaya matbaanın gelmesini sağlayan İbrahim Müteferrika kaleme aldığı bir risalede, tarih boyunca bazı istilalar yüzünden yazma eserlerin yok olduğuna dikkat çekiyordu. Doğru düzgün yazı yazacak hattatlar kalmadığından, yazmaların birçoğunun yanlışlarla dolu olduğuna vurgu yapmış, üç asır önce tarihimizin ilk matbaasını kurmuştu. İlk olarak Vankulu Lügatı adlı eserin baskısını yapan Müteferrika, bu eserin dışında o dönem matbaada hangi eserleri basmıştı? Müteferrika'nın bastığı bu kitapları kimler aldı? Matbaa Osmanlı topraklarına neden geç geldi?​ Osmanlı'da matbaaya ve İbrahim Müteferrika'ya dair bilinmeyenleri sizler için derledik.

Zonaro’yu Abdülhamid’in ‘saray ressamı’ yapan tablosu

Zonaro’yu Abdülhamid’in ‘saray ressamı’ yapan tablosu

Osmanlı topraklarında köklü değişimlerin yaşandığı, kültür ve sanatın oldukça önem kazandığı bir dönemde İstanbul'a gelmişti ressam Fausto Zonaro. Resmettiği bir tablo dönemin sultanı Abdülhamid'e sunulmuş; kısa sürede "saray ressamı" unvanı almış ve bu görevi tam 14 yıl boyunca sürdürmüştü. Sultan Abdülhamid'in portresini yapan tek ressam olan Zonaro'nun bir duvar ustası olarak başlayan yaşam öyküsünü ve ünlü tablolarını sizlerle buluşturuyoruz.

Yakın tarihimizin utanç yılları: İstiklal Mahkemeleri

Yakın tarihimizin utanç yılları: İstiklal Mahkemeleri

Resmi tarih ve popüler kültür İstiklal Mahkemeleriyle pek ilgilenmedi, hatta yıllar boyu adını anmaktan bile kaçındı... İstiklal Mahkemeleri'nin nasıl kurulduğu, kimleri darağacına nasıl gönderdiği bugüne dek çok az kaleme alındı. "Asker kaçaklarını yakalayıp sorgulama" amacıyla kurulan bu mahkemeler zamanla amacından saptı; hükümetle ters düşen, bunu dile getiren veya bu doğrultuda iftiraya uğrayan kim varsa, hepsi bu mahkemelerde yargılandı. Onların içinde kurtuluş mücadelesinin büyük komutanı Kazım Karabekir Paşa da vardı, "şapka takmadığı" gerekçesiyle idam edilen İskilipli Atıf Hoca da. İstiklal Mahkemeleri, 92 yıl önce bugün kapatıldı.

Tek partili rejimin basın yasağı: Takrir-i Sükun

Tek partili rejimin basın yasağı: Takrir-i Sükun

Bundan 94 yıl önce bugün, tek partili rejim döneminde "muhalefetin ve İstanbul'daki muhalif basının cumhuriyete karşı bir tertip içerisinde olduğu" düşüncesiyle bir kanun çıkarıldı: Takrir-i Sükun. Kanunun yürürlüğe girmesiyle, muhalif basının yanı sıra, Milli Mücadelenin en büyük destekçileri olan gazeteler de kapatıldı. İstiklal Mahkemesi'nde birçok gazetecinin yargılandığı bu süreçte, bazı isimler sürgün veya hapis cezaları aldı.

Sürgündeki hanedanın ebedi istirahatgahı

Sürgündeki hanedanın ebedi istirahatgahı

Osmanlı'nın 408 yıl boyunca sürdürdüğü hilafet makamı, 1924 yılında çıkarılan bir kanunla sonlandırıldı. Bundan 94 yıl önce bugün, Osmanlı hanedanı üyelerine ülkeyi terk etmeleri için 48 saat mühlet tanınmış; Halife Abdülmecid, ailesi ile birlikte daha o gece sınır dışına çıkarılmıştı. Birçok hanedan üyesi, Fransa'ya gitmeyi tercih etti ve ne yazık ki, naaşları dahi bir daha Türkiye topraklarına dönemedi. Bugün, Fransa hükümeti tarafından Faslılara hediye edilen Bobigny Müslüman Mezarlığı'nda, birçok hanedan üyesinin mezarı bulunuyor. Hanedanın "gidişe mahsus" pasaportlarla öz vatanlarından sürgün edilmeleriyle başlayan hikayelerini sizlerle buluşturuyoruz.

Hangi edebiyatçı, neden hapis cezası aldı?

Hangi edebiyatçı, neden hapis cezası aldı?

Bundan 59 yıl önce Necip Fazıl Kısakürek, Vahdeddin hakkında 8 yıl önce kaleme aldığı bir kitap nedeniyle hapis cezası aldı. Bilirkişi raporuna göre suçu olmamasına rağmen "Atatürk'e hakaret etmeye meyilli olmak" gerekçesiyle hapis cezasına mahkum edilen Necip Fazıl, 79 yaşında vefat etmeseydi, bu cezası nedeniyle hapis yatacaktı. Necip Fazıl'dan, Sabahattin Ali'nin kitabını hediye ettiği için 13 yıl hapis yatan Kemal Tahir'e, Eşref Edip'ten Maksim Gorki okuduğu için hüküm giyen Orhan Kemal'e, hapis cezası alan edebiyatçıları sizler için derledik.

Havacılık tarihini değiştiren keşif

Havacılık tarihini değiştiren keşif

1900'lü yılların başında Wright Kardeşler ile başlayan modern havacılık, kazaları da beraberinde getirmiş; uçakların düşme nedeni muamma olarak kalmıştı. Bu soruna çare olacak "uçuş verilerini kaydetme" fikri ortaya atıldığında ise bu icadın faydasına kimse inanmamıştı. Peki, bu icada turuncu olmasına rağmen neden 'kara kutu' deniyordu? Kara kutu nasıl çalışıyor ve hangi bilgileri içeriyordu? Uçağın tamamen yok olduğu kazalarda kara kutu nasıl oluyor da sağlam kalıyordu?

Kazım Karabekir’in bakımını üstlendiği Gürbüz Çocuklar Ordusu

Kazım Karabekir’in bakımını üstlendiği Gürbüz Çocuklar Ordusu

Doğu Cephesi'nde küçücük yaşlarda öksüz ve yetim kalan binlerce çocuk ve onlara sahip çıkan bir komutan… Kâzım Karabekir, doğuda Ermeni Mezalimi sonucu mağdur olan binlerce yetimin bakımını ve eğitimini üstlenmiş; kolordudaki ustalar onlara sanat, subaylar ise okuma yazma öğretmişlerdi. Daha o yaşlarda askeri üniformayı giyip bir ömür boyu çıkarmayan Gürbüz Çocuklar Ordusu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin belkemiği olmuş; Kazım Karabekir, o tarihten sonra "yetim babası" olarak anılmaya başlamıştı.

Malcolm X’i kim, neden öldürdü?

Malcolm X’i kim, neden öldürdü?

ABD'de ırkçılıkla mücadelenin sembol ismi haline gelen siyahi Müslüman lider Malcolm X, insan haklarının en büyük savunucularındandı. Tarihteki en etkili Afro-Amerikanlardan biri olan Malcolm, hapishane yıllarında hayatını büyük ölçüde etkileyecek olan Elijah Muhammed ile tanışıp Müslüman oldu. Hatiplik konusundaki başarısıyla siyahilerin gönlünde taht kurmayı başardı. En büyük değişimini ise hac için gittiği Mekke'de yaşadı. 54 yıl önce bugün, uğradığı suikast sonucu yaşama veda eden Malcolm X'i, bir diğer adı ile el-Hâc Mâlik eş-Şahbâz'ı kim, neden öldürdü? Türkiye hakkında kaleme aldığı mektupta ne yazıyordu?

Dersaadet'te atlı tramvay

Dersaadet'te atlı tramvay

1832'de Amerika'da New York-Harlem arasında başlayan ilk hattın ardından tramvay, İstanbul'a da kısa sürede ulaştı. Her yeniliği kısa sürede İstanbul'a ulaştıran Osmanlı hükümdarları, bu modern ulaşım aracını da halka sunmak istiyordu. Bundan tam 149 yıl önce, İstanbul'da ''Atlı Tramvay'', Konstantin Karopana tarafından çalıştırılmaya başlandı.

Verdi ‘Aida’ operasını Osmanlı’nın hangi projesi için besteledi?

Verdi ‘Aida’ operasını Osmanlı’nın hangi projesi için besteledi?

Giuseppe Verdi denildiğinde, hiç şüphesiz her birimizin aklına ilk olarak "Aida" eseri gelir. Peki, Verdi'nin "en güzel operası" olarak tarihe geçen bu eserin, 148 yıl önce Osmanlı toprağı olan Mısır için bestelendiğini biliyor muydunuz? Dönemin Osmanlı sultanı Abdülaziz, 12 yıl boyunca beklettiği projeyi 1866 yılında onaylamış; açılış törenine özel bir heykel, bir de opera sipariş edilmişti. Prömiyerindeki beğeniler nedeniyle tam 32 kez sahneye çağrılan Verdi, bu eşsiz eseri hangi Osmanlı projesi için bestelemişti?

Sigaraya karşı savaş Milli Mücadele ile başladı

Sigaraya karşı savaş Milli Mücadele ile başladı

Amerika kıtasının keşfiyle dünyaya yayılan tütünün Osmanlı coğrafyasına gelişi, 16'ıncı yüzyılın sonlarını bulmuştu. Başlangıçta çubuk veya pipolarla içilen tütün, daha sonra ince kâğıtlara sarılacak ve bugünkü sigaralar ortaya çıkacaktı. Milli Mücadele döneminde ise neredeyse savaşın bir parçası haline gelecekti. İngilizler, İstanbul'u işgallerinin ardından, gemiler dolusu sigara ve içki getirerek Müslüman halka parasız olarak dağıtmışlar; gençleri bu kötü alışkanlıklara alıştırarak savaştan uzak durmalarını hedeflemişlerdi.

Sultan Abdülhamid hakkında tarihe şerh düşen o sözler

Sultan Abdülhamid hakkında tarihe şerh düşen o sözler

Cihana hükmeden Osmanlı Devleti'nin 34'üncü padişahı, İslam'ın 113'üncü halifesiydi Sultan II. Abdülhamid. 33 yıllık hükümdarlığı boyunca Osmanlı topraklarına birçok hizmette bulunmuş, o yıllarda dâhili ve harici birçok saldırıya göğüs germişti. Gün gelecek, onu tahttan hal' edenler veya bu karara en ufak desteği olanlar dahi pişmanlıklarını dile getireceklerdi. Kimisi "hayatımın en büyük hatası" diyerek Ulu Hakan'a yaptığı muhalefetten pişman olacak, kimisi ise şu dizeleri kaleme alacaktı: "Divane sen değil, meğer bizmişiz; bir çürük ipliğe hülya dizmişiz."

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN