Arama

Türk Halk Müziği

İstanbul aşkıyla dile gelmiş 10 şarkı

İstanbul aşkıyla dile gelmiş 10 şarkı

Bir esere İstanbul şarkısı dememiz için, sözlerinde 'İstanbul' adının veya bir İstanbul'un bir semtinin mi geçmesi gerekiyor? Tabii ki hayır. Dünyada belki de hakkında en çok şarkı bestelenen şehir olan İstanbul'un kendisi aslında başlı başına bir müzik. Sizler için İstanbul hayatında en çok yer eden, İstanbullunun kuşaklar boyunca tuttuğu musiki eserlerinden 10 şarkıyı derledik.

Şiirlerden bestelenmiş nağmeler

Şiirlerden bestelenmiş nağmeler

Müzik her zaman uyum ve sürekliliği sağlayacak ritmi bozmayacak armoni ve melodiyi bulmanın peşindedir. Bir edebiyatçının da en fazla kullandığı malzeme ritim ve ölçüdür. Müzik ve edebiyat bu anlamda söz ile sesin ahenkli dansından esinlenerek birbirini doğurur. Abdurrahim Karakoç, Necip Fazıl, Yahya Kemal gibi önemli şairlerin dizeleri de, söz ve sesin ahenkli dansına eşlik ederek nağmelere dönüşmüş önemli eserler arasında yerini almıştır. Sizler için şiirlerden bestelenen nağmeleri derledik.

Bilinmeyen yönleriyle Ahmet Kaya

Bilinmeyen yönleriyle Ahmet Kaya

Öz vatanından uzakta, hasretle "Ben vatansızlıktan üşüyorum" demişti, Ahmet Kaya. Katıldığı son ödül töreninde, yılın en iyi sanatçısı seçilmiş, yaptığı konuşma sonrasında "birileri" tarafından linç edilmişti. Ahmet Kaya, albümünde anadilinde bir şarkı söyleyeceğini açıklamıştı; ancak o dönem, demokrasi adına kara lekelerle dolu 90'lı yılların sonuydu. Halbuki "Bu ülkenin bölünmesine bizler izin vermeyiz" diyerek birlik mesajları veren de, Erdoğan hapse girdiğinde ona destek veren de, Ahmet Kaya'nın ta kendisiydi… Ve onun bu hayatta tek bir isteği vardı: Ölürse ardından asla "bu ülkeyi sevmiyor" denilmemesi… Doğum yıl dönümü vesilesiyle Ahmet Kaya'nın bilinmeyen yönlerini derledik.

Gariplere garip penceresinden bakan bozlak ustası

Gariplere garip penceresinden bakan bozlak ustası

Garibi, garipliği iyice içine sindirmiş olan saz ve söz ustası Neşet Ertaş eserlerinde “garip”i sadece mahlas olarak kullanmaz, bazı eserlerine isim de yapar. Bu nedenle onun eserlerini bir feryat, bir ses olarak okuyup, dinlemek gerekir. “Biz doğduğumuzdan beri yoksulduk, varlığını görmedik ki yoksulluktan şikâyet edelim” diyen bozlak ustası Neşet Ertaş, yoksul insanların, garip insanların feryatlarını, acılarını, ezilmişliklerini dile getirmeyi kendisine bir vazife bildi. O, gariplere garip penceresinden bakabilen bir bozlak ustasıydı.

Gönül Dağı’nda bir 'Garip Bülbül': Neşet Ertaş

Gönül Dağı’nda bir 'Garip Bülbül': Neşet Ertaş

Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş, bu dünyadan göçeli tam altı yıl oldu. 74 yıllık ömrü boyunca, yüreğinin derinliklerinde hissetmediği, sızısını gönlünde duymadığı hiçbir duyguyu ne anlattı, ne yazdı, ne de çalıp söyledi. Ondan geriye “Gönül Dağı”nda bir “Garip Bülbül” kaldı. Neşet Baba türküleri öksüz, bozlakları yetim bıraktı…

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN