Arama

İslam Tarihi

Sadettin Ökten'in Gelenek Sanat ve Medeniyet kitabından ufuk açıcı 20 alıntı

Sadettin Ökten'in Gelenek Sanat ve Medeniyet kitabından ufuk açıcı 20 alıntı

Her medeniyet anlayışı, insanını kendi ufku ve dünyası içinde yetiştirir. Toplum, sanatıyla kendini ifade eder; hem içinde bulunulan zamanda var olmanın hem de gelecekte devam etmenin yolu sanattan da geçer. Sadettin Ökten'in Gelenek Sanat ve Medeniyet kitabı pek çok şeyi kendi medeniyet dairesinde anlamlandırmaktan uzaklaşan günümüz insanını, vahiy medeniyeti ile Batı medeniyetini doğru yorumlayıp içinde yaşadığı toplumun ihtiyacı olan sanatı üretmeye davet ediyor. Eski değerlerinden vazgeçemeyen bir yandan da zihin ve gönül dünyasında Batı'ya ait kavramların hayat bulduğu bizlere, bir araya gelmesi imkânsız görünen bu değerlerin sentezinde geniş bir perspektif sunuyor. İşte Sadettin Ökten'in Gelenek Sanat ve Medeniyet kitabından ufuk açıcı 20 alıntı…

İslam uygarlığında mimari eserlerin ağırlığını taşıyan kemerler

İslam uygarlığında mimari eserlerin ağırlığını taşıyan kemerler

İslam uygarlığı, çok sayıda yeni mimari fikir ve stilin yükselmesinde öncü oldu. Müslüman mimar ve mühendisler, önceki medeniyetlerin mimari becerilerini geliştirip yepyeni formlar keşfettiler. Hem büyük açıklıkları birbirine bağlayan, hem de ağır yükler taşıyan kemerler, zamanla mimarinin olmazsa olmazları haline geldiler. Teknik anlamda yapıya sağladığı desteğin yanında eserlere eşsiz bir estetik katması nedeniyle de sık sık tercih edilen mimari unsurlardan oldular. Bugün pek çok yapıda gördüğümüz kemerlerin bin yıl öncesine uzanan geçmişine dair bilinmeyenleri derledik.

'Cennetteki kadınların efendisi' Hz. Fatıma

'Cennetteki kadınların efendisi' Hz. Fatıma

Son peygamber Hazreti Muhammed'in soyunu devam ettiren kızı Ümmü'l-Haseneyn Fatıma bint Muhammed ez-Zehra, hayatı boyunca sade yaşantısı, gösteriş ile israftan kaçınması, haya ve edebiyle mümin kadınların örneği oldu. Efendimizin çok sevdiği için "babasının annesi" anlamına gelen "Ümmü ebiha" ismiyle seslendiğini Hz. Fatıma'nın bir peygamber kızı ve halife eşi olarak hayatı nasıl geçti? İşte, cennetle müjdelenen kadınlardan biri olan Hz. Fatıma'nın hayatına dair tüm detaylar...

Devlet yönetme sanatını kaleme alan siyasetnameler

Devlet yönetme sanatını kaleme alan siyasetnameler

Siyasetnameler, devlet yönetimini, devlet işlerinin nasıl yürütülmesi gerektiğini ve yöneticilerin topluma karşı sorumluluklarını ele alan eserlerdir. Kur'an-ı Kerim ve hadislerde vurgulanan devlet yönetimine dair temel ilkeler, Peygamberimiz ve Hulefa-yi Raşidin devri başta olmak üzere çeşitli dönemlerde gerçekleştirilen uygulamalar, siyasi ve idari mektuplar, sözlü rivayetler bu eserlerin başlıca kaynaklarıdır. Bir hükümdara yönetim konusundaki tavsiyeleri içeren bu eserler, devlet idaresinde siyaset sanatının ve ahlakının önemini vurgulamıştır. Devlet yönetme sanatını kaleme alan siyasetnamelerin tarihini derledik.

Ayasofya'da kılınan ilk cuma namazı

Ayasofya'da kılınan ilk cuma namazı

Asırlar boyu dimdik ayakta kalan, ihtişamını nesilden nesile aktaran Ayasofya, fethin en önemli sembolüydü. Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye çevrilen Ayasofya'da, ilk Cuma namazının 1 Haziran 1453 tarihinde kılındığını biliyor muydunuz? Ya da hutbenin Akşemseddin tarafından Fatih Sultan Mehmed adına okunduğunu? İşte tarihçiler tarafından "Dünyanın 8. Harikası" olarak tanımlanan Ayasofya'daki ilk Cuma namazına dair detaylar…

İlmihallerin tarihi seyir içerisindeki yolculuğu

İlmihallerin tarihi seyir içerisindeki yolculuğu

Anadolu'da İslam inanç esaslarının özümsenmesine zemin hazırlayan ilmihaller, yüzlerce yıldır dini hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Kısaca "davranış bilgisi" demek olan ilmihal, insanın kendisinden beklenenleri yerine getirme hususunda ona kılavuzluk eden derli toplu bilgilerden oluşur. Peki, her çağın rehberi ilmihaller nasıl ortaya çıkmış ve tarih boyunca kendisine nasıl misyonlar yüklenmişti? İlk ilmihaller nelerdi ve bu ilmihallerin müellifleri kimlerdi? İşte ilmihallerin tarihi seyir içerisindeki yolculuğu...

Kitaplara giydirilen zarafet: Osmanlı'da cilt sanatı

Kitaplara giydirilen zarafet: Osmanlı'da cilt sanatı

Arapça "deri" manasına gelen "cilt" , tarih boyunca kitapları koruyan ve iç güzelliğini yansıtan bir örtü olmanın yanında, mücellitlerin elinde en güzel şekilde işlenen bir sanat eseri haline dönüştü. Türklerin İslam'a geçmesiyle birlikte daha da gelişen cilt sanatı, en mükemmel çağını Osmanlı döneminde yaşadı. İşte Osmanlı'da asırlar boyunca farklılık gösteren, kitaba verilen önemin en canlı örneği cilt sanatı hakkında ayrıntılar...

İslam uygarlığında tarım, ticaret ve iktisat hakkında 20 ilginç bilgi

İslam uygarlığında tarım, ticaret ve iktisat hakkında 20 ilginç bilgi

İslam uygarlığı, medeniyetin mihenk taşını oluşturmuş; Müslüman alimler, pek çok alanda ortaya koydukları çalışmalar ile dünyaya ışık tutmuşlardı. Tarım, ticaret, tekstil ve iktisat bu alanlardan sadece bazılarıydı. Orta Çağ ticaretinin büyük bir bölümünü gerçekleştiren Müslüman tüccarlar, "Rızkın onda dokuzu ticarettedir" hadisini düstur edinmişler; aynı zamanda İslam'ın daha geniş coğrafyalara yayılmasına da öncülük etmişlerdi. İslam uygarlığında gerçekleştirilen tarım, ticaret ve iktisat faaliyetlerine dair 20 ilginç bilgiyi derledik.

Peygamberimizin Hicret'ten sonra Medine'de gerçekleştirdiği faaliyetler

Peygamberimizin Hicret'ten sonra Medine'de gerçekleştirdiği faaliyetler

Peygamber Efendimiz ve müminler, Allah'a iman etmeleri ve İslam dinini kabul etmeleri nedeniyle Mekke'deki müşriklerden pek çok zulüm gördüler. Resul-i Ekrem'in İslam'ı tebliğinden itibaren başlayan bu tavır, her geçen gün şekil değiştirdi ve hem Peygamberimize hem de ashabına gösterilen eziyetler gün geçtikçe daha da arttı. Bunun üzerine Peygamberimiz ve ashabı, Medine'ye göç etti; bu olay, İslam tarihinin en önemli dönüm noktası oldu. Hicret, İslam dininin güçlenmesini, daha geniş kitlelere yayılmasını, siyasi ve idari manada yenilikleri beraberinde getirdi. Peygamberimizin Hicret'ten sonra Medine'de gerçekleştirdiği faaliyetleri derledik.

Cemil Meriç'e göre İslam düşüncesinin gelişimi

Cemil Meriç'e göre İslam düşüncesinin gelişimi

1983 yılında yayım hayatına giren kültür ve düşünce dergisi Hamle'de, dokuzuncu sayıdan on dokuzuncu sayıya kadar dönemin tanınmış entelektüellerine "İnanmış Aydının Problemleri" konusu bağlamında birtakım sorular sorulmuştur. "İslam Düşüncesi Neden Geriledi?" ve "İslam Düşüncesi Nasıl Gelişebilir?" başlığı altında oluşturulan dört farklı soru dönemdeki bazı aydınlara yöneltilmiştir. İlk olarak Cemil Meriç ile birlikte başlayan mülakat zincirinde, ünlü mütefekkir Cemil Meriç'in İslam düşüncesinin gelişimine dair görüşleri neler olmuştur?

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN