Arama

Mefhum

Allah’a verdiği nimetlerden dolayı şükretmenin adı: Kurban

Allah’a verdiği nimetlerden dolayı şükretmenin adı: Kurban

Kurban Allah’a verdiği nimetlerden dolayı şükür anlamı da taşır. İbadet amacıyla hayvan kesimi ve bu maksatla kesilen hayvan anlamına gelen kurban, hemen bütün dinlerin ana temalarından birini teşkil ettiği gibi, çeşitli dillerde bu kavramı ifade için kullanılan kelimelerin kök anlamlarında da müşterek taraflar vardır. İnsanlık tarihi boyunca hemen bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmakla birlikte şekil ve amaç yönüyle aralarında farklılıklar bulunur.

Yorumcunun dini metni anlamaya çalışırken izlemesi gereken kaide: Hermeneutik

Yorumcunun dini metni anlamaya çalışırken izlemesi gereken kaide: Hermeneutik

Düşünce/felsefe dünyasında sıkça kullanılan kavramlardan biri olan hermenötik/hermeneutik (yorumbilgisi), köklü bir geleneğe sahip. Hermenötiğin ana konusu, tarihsel, dinî ve edebî metinleri de ihtiva edecek şekilde en genel anlamıyla “metin yorumu sorunu”dur. Hermenötiğin yoğunlaştığı esas mesele ise yorumcunun metinle olan ilişkisidir.

Gökyüzünde iki tarafı karanlık uzunlamasına bir hat şeklinde beliren beyazlık: ​Fecr-i kâzib

Gökyüzünde iki tarafı karanlık uzunlamasına bir hat şeklinde beliren beyazlık: ​Fecr-i kâzib

Kelime anlamı yalancı fecir olan fecr-i kâzib, sabah namazı vaktinden önce, gökyüzünde iki tarafı karanlık uzunlamasına bir hat şeklinde beliren bir beyazlıktan ibarettir. Bu beyazlık çok uzun süre geçmeden kaybolur ve tekrar karanlık olur. Bundan sonra fecr-i sâdık (gerçek/ikinci fecir) yani sabah namazının vakti meydana gelir. Fecr-i sâdık kelimesinin kıymetini bilmek ve önemini kavramak adına fecr-i kâzibin ne olduğunu bilmek gerekir.

Allah katındaki en yüksek mertebelerden biri: Şehitlik

Allah katındaki en yüksek mertebelerden biri: Şehitlik

Millet iradesinin hiçe sayıldığı o menfur gecede Türk milleti, darbeye yeltenenleri püskürterek, tarih sayfalarında yer alacak şanlı destanı yazdı; gözünü kırpmadan vatanı için her şeyini feda etti. Allah katındaki en yüksek mertebe olan şehitlik vasfına erişti. Korkusuzca vatanı savunan tüm şehitlerimizi, hain darbe girişiminin ikinci yılında rahmetle anıyoruz…

Allah’ın kuluna emanet ettiği sır 'fakr'

Allah’ın kuluna emanet ettiği sır 'fakr'

Fakr kelimesi, insanın zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak imkânlardan yoksun olması veya kendisini her zaman Allah’a muhtaç bilmesi anlamında kullanılan bir tasavvuf terimidir. Fakr, Allah’ın kuluna emanet ettiği bir sırdır. Fakr, kendinde bir varlık görmemek, her şeyi Hakk’a irca etmek, insanın şahsının, amelinin, halinin Cenab-ı Hakk’ın bir lütfu olduğunu kabul etmesidir…

Beşer kelimesinin tahlili

Beşer kelimesinin tahlili

Kelime olarak beşer, “insanoğlu” anlamında kullanılmıştır. ‘İlmü’l-beşer ifadesi, insanın tabii hallerinden bahseden ilim demektir. Yine beşer; dış deri, derinin dış kısmı, görünen yüzü anlamına gelir. Böylece derisinin dış yüzeyi tüysüz ve kılsız olan insan, diğer hayvanlardan ayrılmış olur. Bundan dolayı ona “beşer” denir.

Osmanlı’da mekkâreler ile yapılan taşımacılık

Osmanlı’da mekkâreler ile yapılan taşımacılık

Osmanlı’da taşımacılık hayvan gücüne dayalı nakil vasıtaları aracılığıyla yapılırdı; bu iş için devletin elinde çeşitli yük hayvanları bulunur, özellikle sefer dönemlerinde ihtiyaca kâfi gelmeme durumunda kiralama usulüne gidilirdi. Gerek Anadolu’da gerekse Rumeli’de umumiyetle uzun mesafeler için deve, yakın mesafeler için araba kullanılırdı. Bu yükleri taşıyan hayvan, araba ve bunların sahipleri için kullanılan tabir ise mekkâre olarak bilinirdi.

Ruhun yıkıcı tutkulardan arınması

Ruhun yıkıcı tutkulardan arınması

Katharsis kavramı Grek felsefesinden günümüze kadar anlamı korunmuş ender felsefe kavramlarından biridir. Platon’da ideaların bilgisine ulaşmak için, bilgi amaçlı bir yöntem olarak kullanılmasına karşı Aristoteles’de sanatın, dolayısıyla da yaratmanın bir koşulu olarak görülmüştür.

Dıştaki içtekinin zâhiri, içteki dıştakinin bâtını ve hakikatidir

Dıştaki içtekinin zâhiri, içteki dıştakinin bâtını ve hakikatidir

Allah dostları, zikrin kalpte dâimî bir idrak hâlinde yaşanabilmesi ve insanın âdeta zikrin içinde kaybolup asıl mezkûr olan Cenâb-ı Hak’ta fânî olması için, tarih boyunca muhtelif usûl ve metotlar belirlemişlerdir. İşte bu metodlardan biri de insan vücudunun muhtelif bölgelerinde bazı letâifler (rûhânî merkezler) belirlemek sûretiyle zikr-i küllîye erişme yoludur.

Osmanlı bürokrasisinde rapor veya taslak türü belgeye verilen ad

Osmanlı bürokrasisinde rapor veya taslak türü belgeye verilen ad

Lâyiha adı verilen yazın türü Osmanlı’dan önceye uzanan bir geleneği ifade etmektedir. Klasik Fars ve İslam siyaset geleneğinde sultan ve emirlere tavsiye babından çeşitli zamanlarda bazı kitaplar (nasihatname - siyasetname) kaleme alınmıştır.

İbni Arabî ile sistemli bir düşünce şekli “Vahdet-i vücûd”

İbni Arabî ile sistemli bir düşünce şekli “Vahdet-i vücûd”

Bütün mevcudatın mutlak vücûdun-gerçek varlık sahibinin yani zat-ı Ahadiyet'in isim ve sıfatları olduğu ve onda müstehlik bulunduğu nazariyesi, başka bir deyişle varlıkların özde bir ve tek olduğu inancı, her şeyin tek olan Allah'ın değişik tecellileri, zuhurları, taayyünleri olduğuna inanmak.

Felsefenin en temel disiplini

Felsefenin en temel disiplini

Felsefenin bilişsel süreçlerin oluşumundan ziyade, bilgiyi genel olarak ele alan, bilgiyle ilgili problemleri araştıran, bilginin kaynağını doğasını doğruluğunu, sınırlarını inceleyen bilim dalıdır.

Somut yaşantının odak noktası olarak alınması

Somut yaşantının odak noktası olarak alınması

Fenomenoloji kelimesi eski Yunancada ortaya çıkma manasına gelen “phainomenon” kelimesi ile öğretmek anlamına gelen logos kelimelerinin birleştirilmesi ile bir araya gelmiş bir kelimedir. Fenomenoloji kelimesi ilk olarak 20. yüzyılın ilk yarısında Edmund Husserl tarafından kullanılmıştır.

Hakk’ın yansımasını engelleyen tozlar “mâsivâ”

Hakk’ın yansımasını engelleyen tozlar “mâsivâ”

Sözlükte "şey" anlamına gelen mâ ile "başka, gayr" anlamındaki sivâ kelimesin¬den türetilmiş bir tabir olan mâsivâ mâsivallah, mâsive'l-Hak şeklinde de kulla¬nılır. Tasavvufta yaygınlığı sebebiyle çok defa mâsivâ demekle yetinilir.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN