Arama

Edebiyat

Aynı göğün uzak yıldızları Necip Fazıl ve Nazım Hikmet'in kesişen yolları

"Aynı göğün uzak yıldızları" Necip Fazıl ve Nazım Hikmet'in kesişen yolları

Necip Fazıl ve Nazım Hikmet kıyaslamaları, yıllardır tanık olduğumuz konulardan. Nitekim Necip Fazıl ile Nazım Hikmet'in birbirleriyle yaptıkları polemikler edebiyat tarihinin unutulmazları arasında yer almaktadır. İkili arasındaki tatlı rekabetin Bahriye Mektebi'ndeki okul yıllarına dayandığını biliyor muydunuz? Peki, ya hapis ziyareti esnasında Nazım Hikmet'in gözünden iki damla yaş aktıran Necip Fazıl'ın cümlelerini? İşte edebiyatımızın iki farklı kutbu Necip Fazıl ve Nazım Hikmet'in hayat boyunca kesişen yolları...

Edebiyatçılarımızın eserlerindeki İstanbul mekanları

Edebiyatçılarımızın eserlerindeki İstanbul mekanları

İçinden edebiyat geçen bir şehirdir İstanbul... "Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer" mısralarını bir şaire yazdıran, nice yazarın eserine konu olan büyük bir medeniyetin beşiğiydi. Edebiyatçılarımız tarih boyunca bu eşsiz şehrin güzelliğine kayıtsız kalamadı. İstanbul'un her bir köşesi bilhassa roman ve hikayeler için zengin bir kaynaktı. Peki, birçoğuna aşina olduğumuz roman ve hikayelerdeki İstanbul mekanları nerelerdi? Her gün önünden geçtiğimiz bir mekanda hangi roman kahramanı eski medeniyetimizin izlerini aramaya koyuluyordu? Gelin, İstanbul'u bir de roman ve hikaye kahramanlarıyla beraber düşleyelim...

Fikirleriyle tarihe yön veren isimlerden İslam’a dair alıntılar

Fikirleriyle tarihe yön veren isimlerden İslam’a dair alıntılar

Düşünce tarihinde kimi isimler var ki İslam'a dair fikirleriyle, Müslümanlığa dair telakkileriyle ön plana çıkmışlardır. İslam ve Müslümanlığa dair görüşleriyle kitlelere yön vermişler ve gelecek nesillere ışık tutmuşlardır. Ömer Muhtar'dan Aliya İzzetbegoviç'e, Necip Fazıl'dan Cemil Meriç'e, Nurettin Topçu'dan Nietzsche'ye fikirleriyle tarihe yön veren isimlerden İslam'a dair alıntıları derledik.

Divan şairlerine göre şiirdeki gaye nedir?

Divan şairlerine göre şiirdeki gaye nedir?

Modern edebiyatta olduğu gibi şairler poetika eserleri ortaya koymasa da divan edebiyatında şiire dair düşünceler türlü şekillerle ifadesini buldu. Genellikle şairler dibacelerde (ön söz) veya kendilerini övdüğü bölüm olan fahriyelerde şiiri neden yazdıklarına dair düşüncelerini teşbih yoluyla dile getirdiler. Peki, Fuzuli, Baki, Hayali ve Taşlıca Yahya gibi klasik edebiyatımızın en önemli isimlerinin şiir yazmaktaki gayesi neydi?

Dünya klasiklerinden çarpıcı 20 alıntı

Dünya klasiklerinden çarpıcı 20 alıntı

Dünya klasikleri, zamanın çizgisini aşarak günümüze kadar gelen, her okumada dimağlara ayrı bir lezzet bırakan eserlerdir. Bu yapıtlar döneminin ve türünün tüm özelliklerini yansıtırken onları en ileri noktaya taşır. Asırlara meydan okuyan kitaplar, sadece ait oldukları milletleri değil, tüm medeniyetleri etkiler. Italo Calvino'nun da dediği gibi "Klasikler, genelde insanların haklarında "Bu kitabı okuyorum" değil, "Bu kitabı yeniden okuyorum" dediği eserlerdir." Sizler için dünya klasiklerinden çarpıcı 20 alıntıyı derledik.

Yunus Emre şair tezkirelerinde neden yer almadı?

Yunus Emre şair tezkirelerinde neden yer almadı?

Yüzyıllar ve çağlar ötesinden Türkçeyi "ses bayrağı" yaparak günümüze kadar yaşatan dil ustası Yunus Emre, kültürümüzün temel taşlarındandır. Daha yaşarken şiirleri dillere destan olan ünlü mutasavvıfın, Osmanlı'da şairlerin biyografilerini içeren pek çok tezkirede yer almadığını biliyor muydunuz? Her yıl 1-7 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası anısına, büyük Türk mutasavvıfı, hak aşığı ve Türk dilinin usta yorumcusu Yunus Emre'ye dair ayrıntıları sizler için derledik.

Sait Faik’i iyi bir hikayeci yapan nelerdi?

Sait Faik’i iyi bir hikayeci yapan nelerdi?

Türk hikayeciliğinin önde gelen yazarlarından olan Sait Faik, çağdaş hikayeciliğe yaptığı katkılarla edebiyatımızda bir dönüm noktası sayılır. Sait Faik, hikayecilikte yenilik noktasında "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Peki, edebiyatımızda dönüm noktası olarak tanımlanan Sait Faik'i iyi bir hikayeci yapan neydi? Öykücü hangi yönleriyle edebiyatımızda çığır açtı? İşte maddeler halinde Sait Faik öykücülüğünün ayırt edici özellikleri…

Sezai Karakoç’un Lili şiirinin öyküsü

Sezai Karakoç’un Lili şiirinin öyküsü

"Edebiyat Yazıları" kitabında, "Sanat tutumum, dünya görüşümün bir bölümünden başka bir şey değildir." diyen Sezai Karakoç, edebiyatımızın öncü şahsiyetleri arasında yer alır. Yine aynı eserinde şiirini, "Benim şiirim, aşk, hürriyet, yaşayış ve ölüm gibi varolmanın dinamitlendiği noktalardaki trajik espriyi, irrasyonele ve absürde bulanmış (MUTLAK) ı zaptetmektir." diyerek tanıtır. Peki, Karakoç'un gönüllerde taht kuran şiirlerinden biri olan "Lili" aslında kimdi? Şiirin ortaya çıkışındaki öyküye dair bilgileri derledik.

Kudüs şairi Nuri Pakdil'in Edebiyat Kulesi kitabından 20 alıntı

Kudüs şairi Nuri Pakdil'in Edebiyat Kulesi kitabından 20 alıntı

Yedi Güzel Adam'ın ağabeylerinden biri olan Nuri Pakdil, yazar, şair ve mütefekkirdi. Türk edebiyatına kattığı dil estetiği ve insanı kalbinden tutmayı öneren fikirleriyle damga vurdu. İnsanı kendi içine doğru bir yolculuğa çıkaran Edebiyat Kulesi kitabında kurulan her cümle 'mutlak öğreti'yi savunmada yeni bir adım… Eserden eski şiirimizdeki 'mısra-ı berceste'ler gibi alıntılar yapılması bu gerçeği gösteriyor. Nuri Pakdil'in bir nevi edebiyat günlüğü olarak ortaya koyduğu eseri, geçirdiği düşünsel evreleri ve bir şairin en önemli malzemesi olan cümleleri kurarken gösterdiği olağanüstü titizliği gözler önüne seriyor. İşte Kudüs şairi Nuri Pakdil'in Edebiyat kulesi isimli eserinden cümlelerle dans ettiği 20 alıntı…

Sadettin Ökten anlatıyor: “Sabret, Şükret, Seyret”

Sadettin Ökten anlatıyor: “Sabret, Şükret, Seyret”

Sadettin Ökten ve Kemal Sayar’ın şiirin kanatlarına tutunarak gerçekleştirdikleri uzun soluklu, bir çağrışımlar denizinde yol alan doğaçlama sohbetlerinin hediyesi; Dünyaya Geldim Gitmeye ve Aşk ile Anı Seyretmek, bir üçlü esasında… Turkuvaz Kitap tarafından yayımlanan bu önemli eserlerin her satırında insan; elindeki imkânları, daha soylu bir hayat sürmek için seferber etmek zorunda. Bir yaşam kılavuzu mahiyetinde olan eserlerin muhtevasıyla ilgili Sadettin Ökten şöyle bir tanım yapıyor: “Bir üçlü olan “Sabret, Şükret, Seyret” İslam medeniyet tasavvurunun büyük bir öğesi olan tasavvufi anlayıştan kaynaklanıyor.”  Gelin usta düşünürün derin anlamlar içeren bu cümlesini detaylı inceleyelim.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN