Arama

Türk Edebiyatı

Orhan Veli’nin “Efsane” şiirinin öyküsü

Orhan Veli’nin “Efsane” şiirinin öyküsü

Bugün severek okuduğumuz şiirlerin perde arkasında oldukça ilginç hikayeler yatmaktadır. Türk edebiyatının en renkli şahsiyetlerinden olan Orhan Veli'nin sağlığında şiir kitabına almadığı, ölümünden sonra toplu şiirlerinde yer alan "Efsane" şiiri, ilginç öyküye sahip şiirlerden. Bu sebeple Yahya Kemal ile bağlantılı olan Efsane şiirinin çarpıcı öyküsüne dair rivayetleri sizler için derledik.

Unutturulan öykücü: Bahaeddin Özkişi

Unutturulan öykücü: Bahaeddin Özkişi

Türk roman ve hikâyesinin önemli isimlerinden Bahaeddin Özkişi, ne yazık ki uzun yıllar Türk edebiyatında hak ettiği ilgiyi bulamadı. 2000'li yıllarda Milli Eğitim Bakanlığının yüz temel eserin arasına bir romana yer verilmesiyle Özkişi'ye geç de olsa bir iade-i itibar edildi. Peki, Tanpınar'a öykülerini gösterdiğinde, "Devam et evladım. Sen on tane Sait Faik edersin" diyerek yazmaya teşvik ettiği Bahaeddin Özkişi kimdi, edebi anlayışı nasıldı?

Üsküdar’da Bir Attar Dükkanı

Üsküdar’da Bir Attar Dükkanı

İlk Türk atom mühendisi Ahmet Yüksel Özemre, Üsküdar'da bir ilim meclisi haline gelen attar dükkanının tarihin tozlu sayfalarına karışmasına engel olmayı istemiş ve 1991 yılında kapanan bu mekanı 1996 yılında kalemiyle ölümsüzlüğe taşımıştır. Bu dükkan Özemre'ye göre, ihtiva ettiği envai çeşit baharatın kokunun yanında, güzide isimlere ev sahipliği yapması noktasında da dikkat çekiciydi. Hatıra şeklinde kaleme alınan Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı kitabında dönemin en önemli kültür sanat mekanlarından sayılan bu dükkan, nasıl anlatıldı, müdavimleri kimlerdi, Niyazi Sayın'ın hayatında nasıl bir rol oynadı? Tüm bu soruların cevabını bulmak adına siz Fikriyat okurları için Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı'nı inceledik.

Aslı çoğul olduğu halde tekil olarak kullandığımız kelimeler

Aslı çoğul olduğu halde tekil olarak kullandığımız kelimeler

Dünya dilleri arasında en zengin kelime hazinesine sahip olan dillerden biri olarak bilinen Osmanlı Türkçesi; Arapça ve Farsçadan aldığı kelime ve yapılardan oluşan bir yazı dilidir. Türklerin İslamiyet'i kabulü ile başlayan kültür etkileşiminin bir sonucu olarak Türkçeye, Arapça ve Farsçadan çok fazla kelime girmeye başlamıştır. Fakat özellikle Arapçadan alınan bazı kelimeler kullanılırken diller arasında birtakım farklılıklar meydana gelmiştir. Bunlardan biri aslı çoğul olduğu halde halk arasında tekil olarak algılanan kelimelere çoğul eki "-lar/-ler"i eklemektir. Arapçadan geçen, orijinalini çoğunlukla dil bilimcilerin bildiği kelimelere çoğul eki koyarak çoğul eki yapmaya çalışıyoruz ve bu durum da kelimenin aslı düşünüldüğünde bir anlam kaymasına sebep oluyor. Peki, gündelik hayatta sıklıkla kullandığımız bu kelimelerin aslında çoğul olduğunu ve tekil hallerinin ne olduğunu biliyor muydunuz?

Anı türünün ilk örneği: Babürname

Anı türünün ilk örneği: Babürname

Türk tarihinde mühim rol oynamış bir devlet adamı olmanın yanında aynı zamanda ÇağatayTürkçesiyle nazım ve nesir sahasında da muhteşem eserler veren Babür Şah, Türk edebiyat tarihinin unutulmaz ediplerinden birisidir. Bâbür'ün oldukça hareketli geçen bir hayatın içinde kaleme aldığı Bâbürnâme, edebiyat tarihimizin en kayda değer eserleri arasında yer alır. Tarihi bilgilerin yanında hem şehirler hem de önemli kültür ve devlet adamları hakkında yazılmış çok önemli bir kaynak olan Babürname ile ilgili bilgileri siz Fikriyat okurları için derledik.

Mehmet Akif'in Bursa'nın işgali üzerine yazdığı şiir: Bülbül

Mehmet Akif'in Bursa'nın işgali üzerine yazdığı şiir: Bülbül

Bursa, Birinci Dünya Savaşı sonrasında 8 Temmuz 1920′de Yunanlılar tarafından işgal edildi. 11 Eylül 1922′ye kadar esaret altında kaldı. Bursa'nın işgaline çok üzülen ve meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesinden etkilenen İstiklal Marşı ve Safahat şairi Mehmet Akif, Taceddin Dergâhı'nda Bülbül adlı şiirini kaleme aldı.

Necip Fazıl’da ‘maarif’ meselesi

Necip Fazıl’da ‘maarif’ meselesi

Fikir, sanat ve dava adamı sıfatlarıyla zihinlere kazınmış Necip Fazıl, pek çok konuda olduğu gibi eğitim meselesinde de 'yol gösterici' vasıflara sahiptir. Toplum hayatında çok mühim bir yere sahip olan eğitim Necip Fazıl'ın eserlerinde önemli bir yer tutar. Yıllardır tartışmalı bir konu olan maarif meselemizin Necip Fazıl'ın kaleminde nasıl işlendiğini siz Fikriyat okurları için derledik.

Fuzuli’nin Leyla ile Mecnun’undan 25 alıntı

Fuzuli’nin Leyla ile Mecnun’undan 25 alıntı

Divan edebiyatının en sevilen eserlerinden biridir Fuzuli'nin kaleme aldığı Leyla ile Mecnun. Yediden yetmişe hepimizin bildiği bir hikâye olsa da pek çoğumuz tarafından hiç okunmamıştır. Fuzuli'nin 3098 beyitle edebiyata miras bıraktığı bu eşsiz eser, ölümsüz aşkı Leyla ile Mecnun üzerinden anlatır. Dünyevi aşkı tarif eder gibi görünse de tasavvufi öğelerden beslenerek sonunda Allah aşkına ulaşmaya varır. En büyük aşk mesnevilerinden olan Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun'undan 25 alıntıyı derledik.

Fuzuli'nin Şikayetname'si

Fuzuli'nin Şikayetname'si

Divan şiirinin köşe taşlarından biri olan Fuzulî Arapça, Farsça ve Azeri Türkçesi ile verdiği eserlerle 16. yüzyıldan itibaren adını duyurmuş büyük bir şairdir. Şairin, bilinen eserlerinden biri olan Şikayetname, emekli maaşını alamaması üzerine vakıfta gördüğü yozlaşmayı Celalzâde Mustafa Çelebi'ye ilettiği mektubun adıdır. Peki, dönemi için önemli bir çıkış olan Şikayetname'nin içeriği nedir, Fuzuli neyden ne niçin şikayet etmiştir?

Papirüs'ten Başyazılar kitabından alıntılar

Papirüs'ten Başyazılar kitabından alıntılar

Edebiyatımızın önde gelen isimlerinden Cemal Süreya, şiirlerinin yanı sıra ışıltılı düz yazılarıyla da dikkat çekti. Süreya'nın sanat ve edebiyat hakkındaki görüşleri de oldukça önemliydi. Öyle ki yazıları, kıvrak bir zeka ve geniş bir kültürün ürünü olarak, siyasete kadar uzanan geniş bir alanı içerirdi. Türk edebiyatının usta şairlerinden Cemal Süreya'nın 30'uncu vefat yıl dönümünde, 1960 - 1980 yılları arasında aralıklarla elli üç sayı çıkardığı dergisi Papirüs'teki başyazılarından alıntılar derledik.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN