Arama

Türk Edebiyatı

Anadolu sahasındaki hamse sahibi ilk şair: Hamdullah Hamdi Divanı'ndan şiirler

Anadolu sahasındaki hamse sahibi ilk şair: Hamdullah Hamdi Divanı'ndan şiirler

Anadolu sahasında ilk hamse sahibi şair olan Hamdullah Hamdi'nin şöhretini sağlayan kaleme aldığı mesnevilerdi. Mürettep divanı ve bu divanda yer alan şiirleri göz ardı edilen şair, genellikle mesnevileriyle tanındı. Oysa tezkireci Aşık Çelebi ile Hasan Çelebi'nin naklettiğine göre Hamdi'nin özellikle gazelleri devrinde büyük rağbet gördü. Divanında yer alan şiirler hem dönemin şiir dilini ve üslubunu yansıttığı hem de onun edebi kişiliği hakkında verilecek hükümlere katkı sağladığı için oldukça önemlidir. İşte Hamdullah Hamdi'nin bir nüshası Süleymaniye, diğeri Millet Kütüphanesi'nde bulunan Divanı'ndan şiirler...

Nurettin Topçu’nun Hareket Felsefesi kitabından 20 alıntı

Nurettin Topçu’nun Hareket Felsefesi kitabından 20 alıntı

Onu en iyi anlatan üç kelime: İsyan, hareket ve idare... Nurettin Topçu, fikir tarihimizin yapaylıktan ve kopyacılıktan uzak, en özgün düşünce adamlarından biriydi. Pek çok kavrama, İslam ve Anadolu minvalinde yepyeni bir tanım yaptı. Kaleme aldığı eserde, hareket felsefesine Maurice Blondel'in penceresinden baktı. Ona göre isyanın da bir ahlakı vardı. Kendine özgü, ilgi çekici, cesaretli bir yazar, akademisyen ve fikir adamı olan Nurettin Topçu'nun Hareket Felsefesi kitabından 20 alıntıyı derledik.

Ünlü şairlerin kaleminden şehadet ile ilgili şiirler

Ünlü şairlerin kaleminden "şehadet" ile ilgili şiirler

Tarihsel süreçte sayısız insan, inançları, yaratıcının rızası ve dinin korunması için kendisine bahşedilmiş en kıymetli değer olan canını bile feda etmekten çekinmemiştir. Kuvvetli bir imanın alameti olarak kabul edilen bu durum, dinimizde şehitlik kavramı ile karşılık bulur. Birçok ayette önemine vurgu yapılan şehitlik kavramı İslamiyet açısından en yüksek makamlardan biridir. Zor zamanlar yaşayarak çok sayıda şehit verdiğimiz bu günlerde, "şehadet" kavramının yüceliğini idrak edebilmek hepimizin üzerine düşen görevdir. Peki, şehadet şairlerimizin dizelerinde nasıl yer aldı? İşte, ünlü şairlerimizin şehadetle ilgili şiirleri…

Edebiyatımızın öteki yüzü: Taşra

Edebiyatımızın "öteki" yüzü: Taşra

"Bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi, kaybettiniz (benim gibi)." Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar romanında geçen bu cümle, taşraya dair pek çok duygunun kısaca anlatımı gibidir. Taşra algısı, edebiyatımızda dönemlere ve yazarlara göre farklılık göstermiştir. Edebi eserlerde kimi yazarlar ideolojik kaygıyla bozuk olarak gördükleri taşrayı düzeltmeyi kendilerine bir görev edinmişler, kimileri "merkez"in dışında kalan taşralı bireylerin psikolojik durumlarını konu edinmişler, kimi yazarlar ise taşrayı sanatlarının en büyük ilhamı olarak görmüşlerdir. Gelin, geçmişten günümüze her dönemin mevzusu olan taşraya edebiyat üzerinden bakalım…

Anadolu'nun Hayyam'ı Azmizade Haleti

"Anadolu'nun Hayyam'ı" Azmizade Haleti

"Anadolu Hayyam'ı" olarak tanınan Azmizade Mustafa Haleti, edebiyatımızda rubaileriyle ün saldı. Yalnızca bir şair değil, aynı zamanda genç yaşında Süleymaniye Müderrisliği'ne kadar yükselmiş bir eğitimci ve kadıydı. Bulunduğu devlet görevlerinde pek çok talihsizlikler yaşayan Haleti, Divanı'nda yer alan şiirlerine de aksettirdiği üzere zorlu bir yaşam sürdü. Peki, Kınalızâde Ali Efendi'nin tezkiresinde "Onun kadar çok okuyan, araştıran bir âlim daha olmadığını" söylediği Azmizade Haleti kimdir? Ortaya koyduğu hangi eserlerle edebiyatımıza katkılarda bulunmuştur? İşte şiirlerinden örneklerle Azmizade'nin hayatına ve edebi yönüne dair detaylar…

2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN