Arama

Türk Edebiyatı

Hayatı da şiirleri gibi sürreal olan şairin sıkıntılı yaşamı

Hayatı da şiirleri gibi sürreal olan şairin sıkıntılı yaşamı

Cemal Süreya, İkinci Yeni'nin ele avuca sığmaz şairiydi. Hayatı da şiirleri gibi “sürreal”di. Yol arıyorum diyordu bir röportajında; “Yol arıyorum, ama zaman zaman yolumu yitirmeli de değil miyim?” Doğru diyordu, aradığımız yolu bulabilmek için önce kaybolmamız gerekmiyor muydu? Şair Cemal Süreya sıkıntılarla dolu yaşamına 59 yaşında veda etti. Bugün bu yalnızlığın şairinin ölüm yıldönümü.  Cemal Süreya'yı vefatının 29'uncu yılında saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz.

Nesillere çağrı olan dava adamı: Mehmet Akif İnan

Nesillere çağrı olan dava adamı: Mehmet Akif İnan

Mütefekkir, şair, yazar ve "Yedi Güzel Adam'dan" biriydi, Mehmet Akif İnan. Onun adı bir çağrıydı nesillere... Hatta kadim medeniyete, ahlaki duruşa bir çağrıydı. Şiirini ve hayatını, davası ile harmanlamış ve bir ömür o yolda yürümekten hiç vazgeçmemişti. Kendi kuşağının usta şairi Mehmet Akif İnan'ı, ölümünün 19'uncu yılında rahmetle anıyor, yaşam öyküsünü sizlerle buluşturuyoruz. Onun da deyimiyle: "Kim demiş her şeyin bitişi ölüm, destanlar yayılır mezarımızdan."

Ulubatlı Hasandan selam getiren şair: Arif Nihat Asya

Ulubatlı Hasan'dan selam getiren şair: Arif Nihat Asya

Bu milletin “bayrak şairi”ydi o. “Dua”sıyla hiçbir zaman dillerden düşmedi. Onun hayatında "Yolum cebimdedir benim; çıkarır, önüme serer, yürürüm..." deyişiyle yeterlik ve kararlılık, “Senin ayaklar altına serpilmiş paralarını eğilmesini bilenler toplayabilir” sözüyle haysiyetine düşkünlük, “Senin gibi üç sıfır daha bulsam arabama tekerlek yapardım” deyişindeki sert bir üslupla ortaya konulmuş gururu vardı.  Şiir yazmaya erken yaşta başlamıştı, iyi ki de yapmıştı bunu. Ulubatlı Hasan'a atıf yapan Arif Nihat Asya’yı vefatının 44'üncü yılında saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz.

Kime göre, ne, nedir?

Kime göre, ne, nedir?

Çoğu zaman "zehirli birikim" olarak karşımıza çıkan sorunların temelinde "prograstination" adlı hastalığın olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya, Nurettin Topçu'nun âlemi, "varlık, düşünce ve hareketten ibaret" olarak tanımladığını? "Kime göre, ne, nedir" sorularının cevabını sizler için derledik.

Kime göre, ne, nedir?

Kime göre, ne, nedir?

Bir daha aşık olmayacağımızı anladığımızda gelen kalp kırıcı hisse "onsra" denildiğini biliyor muydunuz? Peki ya, Cahit Zarifoğlu'nun sevgisizliğin dayatıldığı coğrafyalarda aşk şiiri yazmayı "başlı başına başkaldırmak" olarak tanımladığını? "Kime göre, ne, nedir" sorularının cevabını sizler için derledik.

Mehmet Akif’in gözünden Tevfik Fikret: Zangoç-Molla Sırat kavgası

Mehmet Akif’in gözünden Tevfik Fikret: Zangoç-Molla Sırat kavgası

Bir tarafta medeniyeti İslam’ın Amentüsü’nde arayan Mehmet Akif Ersoy, diğer taraftaysa uygarlığı Haluk’un Amentüsü ile Batı’da bulmaya çalışan Tevfik Fikret… Edebiyat tarihimizin bu iki isminin “iman-küfür” ekseninde gerçekleşen tartışmaları, bir müddet sonra “inanç ile inkârın”, “teslimiyet ile reddin” simgesi haline geldi. Bu çatışma, Tevfik Fikret’in tamamen inkâr içerikli bir şiirinin ardından Âkif’in Tevfik Fikret’i “zangoç” olarak nitelendirmesiyle başlamıştı. Onların asırlık çatışmaları günümüzde hâlen benzer şekilde sürüyor.

Edebiyatımıza damga vuran isimlerin yüksek tahsili var mıydı?

Edebiyatımıza damga vuran isimlerin yüksek tahsili var mıydı?

Edebiyat dünyamıza damga vuran birçok isim, kendi dönemleri ile sınırlı kalmayıp gelecek nesilleri de etkiledi ve kültürümüzde unutulmaz bir iz bıraktı. Peki, her kelimesi "deha yüklü" satırlarına hayran kaldığımız bu yazarlardan bazılarının, yüksek tahsili olmadığını biliyor muydunuz? Edebiyatımızın mihenk taşlarına dair, az bilinen gerçekleri sizler için derledik.

Mehmet Akif’in Sırat-ı Müstakim’de kaleme aldığı ilk şiiri

Mehmet Akif’in Sırat-ı Müstakim’de kaleme aldığı ilk şiiri

İlk günden itibaren “İttihad-ı İslam” düşüncesinin savunucusu ve ilerleyen zamanda Milli Mücadelenin en büyük destekçisiydi, Sırat-ı Müstakim. Derginin ilk nüshası büyük ses getirmiş; matbaalar gece gündüz çalıştığı halde talebe yetişememişlerdi. Birçok kıymetli âlimin yanında, gönüllere heyecan veren bir üstat, mısralarıyla derginin sayfalarını süslüyordu. Bir süre sonra ismi, Sırat-ı Müstakim ile birlikte anılmaya başlandı. Mehmet Akif Ersoy’un Sırat-ı Müstakim’in ilk sayısında yer alan “Safahât-ı Hayâttan Fâtih Câmi’i” adlı şiirini sizlerle buluşturuyoruz.

Necip Fazıl’ın bilinmeyen 15 yönü

Necip Fazıl’ın bilinmeyen 15 yönü

Türk edebiyatının Bâkî'den sonra ikinci "Sultanu'ş Şuara" unvanına sahip üstadı Necip Fazıl Kısakürek, fikirleri ve eserleriyle düşünce dünyamıza derin izler bıraktı. İslâmi değerler, onun kutlu davasıydı ve bu uğurda edebiyatımızın altın isimlerinin de ilham kaynağı oldu. Üstad, şairliğe ilk adım atışının sebebini ise, annesinin ölüm döşeğindeki isteği ile dile getiriyordu...

Medeniyeti İslâm’ın Amentüsü’nde arayan vatan şairi: Mehmet Âkif Ersoy

Medeniyeti İslâm’ın Amentüsü’nde arayan vatan şairi: Mehmet Âkif Ersoy

İslâm ve vatan aşığı, İstiklâl Marşı’nın güftekârı, “vatan şairi” Mehmet Âkif Ersoy’un bütün hayatı mücadelelerle geçti. Millî Mütareke döneminde kurtuluş hareketlerine destek veren Mehmet Âkif, millî şiirimizin dizelerine de imzasını attı. Fakat o çok sevdiği “öz vatanından dünyada cüdâ” oldu ve “vatan haini” ilân edildi. Mısır’a iltica ettirilen Âkif, ancak yıllar sonra kansere yakalandığında Türkiye’ye dönebildi ve kısa süre sonra da yaşama gözlerini yumdu.

Kime göre, ne, nedir?

Kime göre, ne, nedir?

İran'da âmâlara "kör" denilmesi ayıp karşılandığından, kalbi ile görüyor anlamına gelen "ruşendil" kavramının kullanıldığını biliyor muydunuz? Peki ya, Sabahattin Ali'nin dünyadaki en korkunç şeyi "ümidi kaybetmek" olarak tanımladığını? "Kime göre, ne, nedir" sorularının cevabını sizler için derledik.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN