Arama

Türk Edebiyatı

Mehmet Akif’in şiirlerinde toplumsal meseleler

Mehmet Akif’in şiirlerinde toplumsal meseleler

Mehmet Akif Ersoy sadece bir şair değildir. Ümmetin tüm dertlerini şiirleri ile dile getiren bir gönül eri, mütefekkirdir. Meseleleri şiirsel olarak dile getirmesi Akif'i, milletimizin gözünde başka bir seviyeye yükseltmiştir. Şairin meşhur cenazesi bunun en güzel temsilidir.

Tatar Türklerinin sürgün hikayesi: Korkunç Yıllar

Tatar Türklerinin sürgün hikayesi: Korkunç Yıllar

Tarih boyunca zulme en çok uğrayan milletlerden olan Türkler, buna rağmen dünyaya merhamet dağıttılar. Yirminci yüzyılın kanayan yaralarından olan Kırım Sürgünü ise milletimizin hala hatırında. Vatanlarından uzaklaştırılan Kırım Türklerinin her birinin bir acısı var ama hiçbirinin acısını anlatacak kelime yok. Bu insanların düşündüğü tek bir şey var, o da vatanları. Yüreklere dokunan, Kırım Sürgünü hikayelerinden birini, Kırım Türkü olan Cengiz Dağcı "Korkunç Yıllar" romanında anlatıyor. İşte bu romandan sizler için derlediğimiz 50 alıntı…

Yavuz Bülent Bakiler’in Şiirlerinde İstanbul’u Aramak

Yavuz Bülent Bakiler’in Şiirlerinde İstanbul’u Aramak

Türk şiirinin ulu çınarı: Yavuz Bülent Bakiler… Şair; Türkçeyi kullanışı, aşkı anlatışı, milli bir ses oluşu ile akıllara kazındı. Anadolu'nun çeşitli illerinde ve İstanbul'da yaşayan şair için İstanbul çok özeldir. Bu yüzden İstanbul'u şiirlerine konu eder. Ayrıca toplu şiirler kitabında İstanbul'un fethi için yazdığı şiirleri ayrı bir başlıkta toplamıştır. Biz de bu güzel şiirlerden mahrum kalmayın istedik ve Yavuz Bülent Bakiler 'in İstanbul konulu dizelerini sizler için derledik.

Edebiyatımıza umudun yansıyışı: Mavi

Edebiyatımıza umudun yansıyışı: Mavi

Gökyüzüne en çok yakışan, içimizi ferahlatıp açan bir renktir, mavi. Umudun rengi... Peygamber Efendimiz (SAV) üzülünce gökyüzüne, sevinince toprağa bakarmış. Çünkü toprakta tevazu, gökte ferahlık var derler. Biz de içiniz açılsın diye edebiyatımızdaki mavili şiirleri derledik.

Hafızasında kırk bin mısra bulunduran bir şair: Sedat Umran

Hafızasında kırk bin mısra bulunduran bir şair: Sedat Umran

Dünya hayatı nihayetinde bir oyun ve eğlenceden ibarettir. O halde bu hayatı anlamlandırmak, faydalı işler yapabilmek bizim elimizdedir ve temel gayemizdir. Bazı insanlar hayatlarını belli bir alana hasreder, o alanla alakalı okuyabilecekleri, öğrenebilecekleri her şeye kendilerini verir, toplayabildikleri kadar malzeme toplamaya gayret ederler. Bu kendini adama durumu gönüllülük esasına dayanmaktadır. Çünkü sanat zorlamayı asla kabul etmez. Zorlama üzerinden ortaya çıkan sanat eseri zamanla değerini yitirir. Sanatsal sezgi insanın her daim içerisindedir ama bunu ortaya çıkaran da sanatsal çabadır. 2013 senesinde aramızdan ayrılan "eşya şairi" Sedat Umran da böyle bir zat idi. Hayatını yalnız geçirmiş, nerdeyse tüm vaktini şiire ayırmış büyük bir münevverimizdi…

Oğuz Atay’ın son öyküsü Demir Yolu Hikayecileri - Bir Rüya

Oğuz Atay’ın son öyküsü "Demir Yolu Hikayecileri - Bir Rüya"

Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken kitabında yer alan ve yazarın yazdığı son öykü olan Demiryolu Hikâyecileri - Bir Rüya metni ülkenin çok uzak bir köşesinde nadiren trenin uğradığı istasyonda seyyar hikâye satıcılığı yaparak geçinmeye çalışan üç kişinin öyküsünü anlatır. Zamanla tek başına kalan, hikâye satacak kimsesi kalmayan, mektup gönderecek hiçbir adresi bulunmayan ana kahramanın geldiği son noktayı işleyen öykü, ilk bakışta kafkaesk etkiler hissettiren garip bir öyküymüş gibi görünür. Fakat esasında dönemin edebiyat ortamına yapılmış alegorik bir eleştiridir.

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN