Arama

Türk Tarihi

Kazım Karabekir’in tarihe şerh düşen 14 hatıratı

Kazım Karabekir’in tarihe şerh düşen 14 hatıratı

Kumandanlığı ve devlet adamlığının yanında, çok sayıda eser kaleme almış bir isim, Kazım Karabekir. Edirne'de vatan savunmasında esir, Doğu Cephesi'nde muzaffer bir kumandan, Gümrü'de ve Kars'ta diplomat, Gürbüz Çocuklar Ordusu'nun "yetimler babası", Milli Mücadele Meclisi'nde milletvekili, Cumhuriyet'in ilk yıllarında muhalif siyasetçi, İstiklal Mahkemesi'nde ise idamla yargılanan bir sanık… Tüm bu sıfatların sahibi olan Kazım Karabekir, 65 yıllık ömrüne 68 eser sığdırarak Türk tarihinin en çok eser veren generali oldu. Onun tarihi hatırat olarak kaleme aldığı bir dönemin en yakın tanığı olan eserlerini sizlerle buluşturuyoruz.

14 Mart’ın tarihe şerh düşen kahramanlık öyküsü

14 Mart’ın tarihe şerh düşen kahramanlık öyküsü

Her yıl 14 Mart, Türkiye'de Tıp Bayramı olarak kutlanıyor. Peki, 14 Mart'ın geçmişe dayanan destansı hikayesini biliyor musunuz? Tarihimizin tıp alanındaki en kapsamlı girişiminin temelleri Sultan II. Mahmut tarafından atılmış; Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, Sultan II. Abdülhamid döneminde, dünyanın en ileri tıp fakültelerinden biri haline gelmişti. Tıbbiye öğrencileri, Birinci Dünya Savaşı'nda büyük mücadelelere imza atmışlar; Çanakkale Zaferi ve İzmir'in işgalden kurtuluşunda öncü rol oynamışlardı. Öyle ki, 1921'de Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, öğrencileri şehit olduğu için mezun dahi verememişti.

İslam uygarlığında sahaflara dair bilinmeyen 17 gerçek

İslam uygarlığında sahaflara dair bilinmeyen 17 gerçek

İçinde kahve ikram edilen, dinletiler düzenlenen kitap mağazalarının bundan bin yıl önce de var olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya kağıt satıcıları, yazarlar, tercümanlar, kopyacılar, kitap satanlar, kütüphaneciler ve tezhipçilere "verrak" denildiğini? İslam uygarlığının kültür taşıyıcıları olan sahaflara dair bilinmeyen 17 gerçeği sizler için derledik.

10 soruda Osmanlı’da matbaa ve İbrahim Müteferrika

10 soruda Osmanlı’da matbaa ve İbrahim Müteferrika

Yaşadığımız coğrafyaya matbaanın gelmesini sağlayan İbrahim Müteferrika kaleme aldığı bir risalede, tarih boyunca bazı istilalar yüzünden yazma eserlerin yok olduğuna dikkat çekiyordu. Doğru düzgün yazı yazacak hattatlar kalmadığından, yazmaların birçoğunun yanlışlarla dolu olduğuna vurgu yapmış, üç asır önce tarihimizin ilk matbaasını kurmuştu. İlk olarak Vankulu Lügatı adlı eserin baskısını yapan Müteferrika, bu eserin dışında o dönem matbaada hangi eserleri basmıştı? Müteferrika'nın bastığı bu kitapları kimler aldı? Matbaa Osmanlı topraklarına neden geç geldi?​ Osmanlı'da matbaaya ve İbrahim Müteferrika'ya dair bilinmeyenleri sizler için derledik.

Mekke Su Yolu’nda iki kadın sultan

Mekke Su Yolu’nda iki kadın sultan

İslam tarihinde kadın sultanlar, yaşamları boyunca cami, külliye, misafirhane, çeşme gibi pek çok eser yaptırmışlar ve bunların bir kısmını da vakıflaştırarak ölümsüz hale getirmişlerdi. Büyük kuraklıklar yaşamış olan Mekke şehrinin su ihtiyacını çözmek isteyen ilk kadın sultan, Abbasi Halifesi Harun Reşid'in eşi Zübeyde Hanım; diğeri ise Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihmimah Sultan'dı. Mihrimah Sultan'ın Mekke'de tamiratını yaptırdığı "Ayn-ı Zübeyde Su Yolu" en büyük hizmetlerinden biriydi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Mekke Su Yolu için büyük emek veren iki kadın sultana dair bilinmeyenleri sizlerle buluşturuyoruz.

Zonaro’yu Abdülhamid’in ‘saray ressamı’ yapan tablosu

Zonaro’yu Abdülhamid’in ‘saray ressamı’ yapan tablosu

Osmanlı topraklarında köklü değişimlerin yaşandığı, kültür ve sanatın oldukça önem kazandığı bir dönemde İstanbul'a gelmişti ressam Fausto Zonaro. Resmettiği bir tablo dönemin sultanı Abdülhamid'e sunulmuş; kısa sürede "saray ressamı" unvanı almış ve bu görevi tam 14 yıl boyunca sürdürmüştü. Sultan Abdülhamid'in portresini yapan tek ressam olan Zonaro'nun bir duvar ustası olarak başlayan yaşam öyküsünü ve ünlü tablolarını sizlerle buluşturuyoruz.

Yakın tarihimizin utanç yılları: İstiklal Mahkemeleri

Yakın tarihimizin utanç yılları: İstiklal Mahkemeleri

Resmi tarih ve popüler kültür İstiklal Mahkemeleriyle pek ilgilenmedi, hatta yıllar boyu adını anmaktan bile kaçındı... İstiklal Mahkemeleri'nin nasıl kurulduğu, kimleri darağacına nasıl gönderdiği bugüne dek çok az kaleme alındı. "Asker kaçaklarını yakalayıp sorgulama" amacıyla kurulan bu mahkemeler zamanla amacından saptı; hükümetle ters düşen, bunu dile getiren veya bu doğrultuda iftiraya uğrayan kim varsa, hepsi bu mahkemelerde yargılandı. Onların içinde kurtuluş mücadelesinin büyük komutanı Kazım Karabekir Paşa da vardı, "şapka takmadığı" gerekçesiyle idam edilen İskilipli Atıf Hoca da. İstiklal Mahkemeleri, 92 yıl önce bugün kapatıldı.

Tek partili rejimin basın yasağı: Takrir-i Sükun

Tek partili rejimin basın yasağı: Takrir-i Sükun

Bundan 94 yıl önce bugün, tek partili rejim döneminde "muhalefetin ve İstanbul'daki muhalif basının cumhuriyete karşı bir tertip içerisinde olduğu" düşüncesiyle bir kanun çıkarıldı: Takrir-i Sükun. Kanunun yürürlüğe girmesiyle, muhalif basının yanı sıra, Milli Mücadelenin en büyük destekçileri olan gazeteler de kapatıldı. İstiklal Mahkemesi'nde birçok gazetecinin yargılandığı bu süreçte, bazı isimler sürgün veya hapis cezaları aldı.

Sürgündeki hanedanın ebedi istirahatgahı

Sürgündeki hanedanın ebedi istirahatgahı

Osmanlı'nın 408 yıl boyunca sürdürdüğü hilafet makamı, 1924 yılında çıkarılan bir kanunla sonlandırıldı. Bundan 94 yıl önce bugün, Osmanlı hanedanı üyelerine ülkeyi terk etmeleri için 48 saat mühlet tanınmış; Halife Abdülmecid, ailesi ile birlikte daha o gece sınır dışına çıkarılmıştı. Birçok hanedan üyesi, Fransa'ya gitmeyi tercih etti ve ne yazık ki, naaşları dahi bir daha Türkiye topraklarına dönemedi. Bugün, Fransa hükümeti tarafından Faslılara hediye edilen Bobigny Müslüman Mezarlığı'nda, birçok hanedan üyesinin mezarı bulunuyor. Hanedanın "gidişe mahsus" pasaportlarla öz vatanlarından sürgün edilmeleriyle başlayan hikayelerini sizlerle buluşturuyoruz.

Hangi edebiyatçı, neden hapis cezası aldı?

Hangi edebiyatçı, neden hapis cezası aldı?

Bundan 59 yıl önce Necip Fazıl Kısakürek, Vahdeddin hakkında 8 yıl önce kaleme aldığı bir kitap nedeniyle hapis cezası aldı. Bilirkişi raporuna göre suçu olmamasına rağmen "Atatürk'e hakaret etmeye meyilli olmak" gerekçesiyle hapis cezasına mahkum edilen Necip Fazıl, 79 yaşında vefat etmeseydi, bu cezası nedeniyle hapis yatacaktı. Necip Fazıl'dan, Sabahattin Ali'nin kitabını hediye ettiği için 13 yıl hapis yatan Kemal Tahir'e, Eşref Edip'ten Maksim Gorki okuduğu için hüküm giyen Orhan Kemal'e, hapis cezası alan edebiyatçıları sizler için derledik.

Müslüman alimlerin ezber bozan astronomi keşifleri

Müslüman alimlerin ezber bozan astronomi keşifleri

Bugün bilim dünyasında pek çok kişi, astronominin Yunanlılarla birlikte öldüğüne, Dünyanın Güneşin etrafında döndüğünü söylemesiyle tanınan ve modern astronominin kurucusu kabul edilen Kopernik ile yeniden dirildiğine inanır. Peki, Kopernik'in gezegen teorisi modellerinin kendisinden bir asır önce yaşayan İbnü'ş Şatır'ın modelleriyle birebir aynı olduğunu biliyor muydunuz? Ya da dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğü teorisini, ilk olarak bir İslam aliminin kaleme aldığını? Müslüman alimlerin ezber bozan astronomi keşiflerini sizler için derledik.

Zweig'in kaleminden 'İstanbul’un fethinde gemiler karadan nasıl yürütüldü?'

Zweig'in kaleminden 'İstanbul’un fethinde gemiler karadan nasıl yürütüldü?'

Dünya tarihi, akışı değiştiren birçok hadiseye tanık olmuştur. Onlardan biri de hiç şüphesiz çağ açıp kapatan, Doğu Roma’nın sonunu getiren ve Hz. Muhammed’in hadisini yerine getirme şerefine nail olan Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethidir. Takvimler 29 Mayıs 1453’ü gösterdiğinde İstanbul, dünyada eşi benzeri görülmeyen bir kuşatmaya tanık olmuş; Fatih’in muzaffer olmasını sağlayacak sıra dışı bir olay yaşanmıştır: Gemiler karadan yürütülmüştür! Türkiye’de en çok okunan yazar Stefan Zweig, “İnsanlığın yıldızının parladığı anlar” adlı kitabında, Fatih’in İstanbul’u nasıl fethettiğine yer veriyor.

Kazım Karabekir’in bakımını üstlendiği Gürbüz Çocuklar Ordusu

Kazım Karabekir’in bakımını üstlendiği Gürbüz Çocuklar Ordusu

Doğu Cephesi'nde küçücük yaşlarda öksüz ve yetim kalan binlerce çocuk ve onlara sahip çıkan bir komutan… Kâzım Karabekir, doğuda Ermeni Mezalimi sonucu mağdur olan binlerce yetimin bakımını ve eğitimini üstlenmiş; kolordudaki ustalar onlara sanat, subaylar ise okuma yazma öğretmişlerdi. Daha o yaşlarda askeri üniformayı giyip bir ömür boyu çıkarmayan Gürbüz Çocuklar Ordusu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin belkemiği olmuş; Kazım Karabekir, o tarihten sonra "yetim babası" olarak anılmaya başlamıştı.

Dersaadet'te atlı tramvay

Dersaadet'te atlı tramvay

1832'de Amerika'da New York-Harlem arasında başlayan ilk hattın ardından tramvay, İstanbul'a da kısa sürede ulaştı. Her yeniliği kısa sürede İstanbul'a ulaştıran Osmanlı hükümdarları, bu modern ulaşım aracını da halka sunmak istiyordu. Bundan tam 149 yıl önce, İstanbul'da ''Atlı Tramvay'', Konstantin Karopana tarafından çalıştırılmaya başlandı.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN