Arama

Biyografi

Usta edebiyatçıların yazar olma öyküleri

Usta edebiyatçıların yazar olma öyküleri

Hepimizin hayatında belli kırılma noktaları olur. Kimimiz yolumuzu değiştirmeyi tercih edip suyun akışına kendimizi bırakırız, kimimiz de akıntıya karşı umudun gücüyle pes etmeden yüzeriz. Emek olmayan hiçbir şeyin elde edilmediğini, şansın zor zamanlarda emeğin hediyesi olarak karşımıza çıktığını kabul etmemiz gerekir. Kalemin ustası edebiyatçılar için de bu durum böyledir. İnandıkları ve istediklerinin yanında hayatın zor şartlarından da kalemleriyle sıyrılmış, dünya çapında önem kazanmışlardır. Usta edebiyatçıların yazmaya nasıl başladıklarını sizler için derledik.

Ünlü edebiyatçılarımızın okuldaki başarı karneleri

Ünlü edebiyatçılarımızın okuldaki başarı karneleri

İlhamın tecellisiyle kelimeler ayaklanır, estetik ahenkle birbiri ardına gelerek edebiyatı oluşturur. Kimisi için ekmek kapısı olan edebiyat, kimisi için de mesleğinin yanında uğraştığı bir hobiden fazlası değildir. "Adam olacak çocuk küçüklüğünden belli olur" ifadesinin arkasından yürüyerek, ünlü edebiyatçılarımızın okul yıllarına döndük.

Zonaro’yu Abdülhamid’in ‘saray ressamı’ yapan tablosu

Zonaro’yu Abdülhamid’in ‘saray ressamı’ yapan tablosu

Osmanlı topraklarında köklü değişimlerin yaşandığı, kültür ve sanatın oldukça önem kazandığı bir dönemde İstanbul'a gelmişti ressam Fausto Zonaro. Resmettiği bir tablo dönemin sultanı Abdülhamid'e sunulmuş; kısa sürede "saray ressamı" unvanı almış ve bu görevi tam 14 yıl boyunca sürdürmüştü. Sultan Abdülhamid'in portresini yapan tek ressam olan Zonaro'nun bir duvar ustası olarak başlayan yaşam öyküsünü ve ünlü tablolarını sizlerle buluşturuyoruz.

Hakkında kitaplar yazılmış dünyaca ünlü yabancı isimler

Hakkında kitaplar yazılmış dünyaca ünlü yabancı isimler

Dünyada tarih, sanat, felsefe ve edebiyat sahnesindeki birçok isim hayatlarıyla, yaptıkları işlerle ön plana çıktılar. Haklarında merak edilen birçok yön biyografi veya kurguların içerisinde yer aldı. Ancak öyle isimler vardı ki mahalli olmaktan sıyrılıp evrenselliğe büründü. Tüm insanlığın merak ettiği bu isimler hakkında da pek çok kitap kütüphanelerimizde yer aldı. Dünyada adına kitap yazılmış büyük isimleri sizler için derledik.

Attila İlhan'ın unutulmaz şiirlerinin hikâyeleri

Attila İlhan'ın unutulmaz şiirlerinin hikâyeleri

"Babam şairdi, Divan tarzında şiirler yazardı. Ben de elbet, hem onun şiir tutumunu yadsıyorum hem de kendimi ona kabul ettirmeye çalışıyorum." demişti Attila İlhan. Kelimelerle öyle güzel oynardı ki moda, yalnızlık, aşk ve sevgili belki de hiç böyle güzel anlatılmadı. Hayattan beslendiği unsurlar hayal gücünde şekillendikçe birçok yürekte ritim oldu, dillerden döküldü. Oysa şiirlerinden biri bir reklam afişine, biri kız kardeşine, biriyse günlerce sadece telefondan sesini duyduğu bir kadına yazılmıştı. Yani şiirler başka, arkasındaki hikâye bambaşkaydı. Şiir kitaplarının sonunda Attila İlhan'ın 'Meraklısına Notlar' kısmında paylaştığı hikâyelerini sizler için derledik.

Hangi edebiyatçı, neden hapis cezası aldı?

Hangi edebiyatçı, neden hapis cezası aldı?

Bundan 59 yıl önce Necip Fazıl Kısakürek, Vahdeddin hakkında 8 yıl önce kaleme aldığı bir kitap nedeniyle hapis cezası aldı. Bilirkişi raporuna göre suçu olmamasına rağmen "Atatürk'e hakaret etmeye meyilli olmak" gerekçesiyle hapis cezasına mahkum edilen Necip Fazıl, 79 yaşında vefat etmeseydi, bu cezası nedeniyle hapis yatacaktı. Necip Fazıl'dan, Sabahattin Ali'nin kitabını hediye ettiği için 13 yıl hapis yatan Kemal Tahir'e, Eşref Edip'ten Maksim Gorki okuduğu için hüküm giyen Orhan Kemal'e, hapis cezası alan edebiyatçıları sizler için derledik.

Sanat camiasının 'kurbağa şairi', karikatürlere nasıl yansıtıldı?

Sanat camiasının 'kurbağa şairi', karikatürlere nasıl yansıtıldı?

Günlük hayatın çizimlerle eğlenceli yansıması olan karikatürler, edebiyatın önemli kişilerini de konu alır. Karikatüristlerin gözünden Halit Fahri baykuş, Reşat Nuri de çalıkuşu olarak çizilmişti. Bu isimlerin yanında Tanpınar, Yahya Kemal gibi önemli isimler de karikatürlerde yerini buldu. Ancak Ahmet Haşim kadar kimse mizahın malzemesi olmamıştı. Ahmet Haşim, şiirlerinde kuş, göl, gece, mehtap gibi imajları sık sık kullandığı için sanat camiasında "kurbağa şairi" olarak tanınıyordu. Bu durum onunla ilgili çizilen karikatürlerle de karşımıza çıkıyor.

Onun Müslüman oluşu dönüm noktasıydı: Sa’d bin Muaz

Onun Müslüman oluşu dönüm noktasıydı: Sa’d bin Muaz

Medine'nin ileri gelen kabilelerinden birinin üyesiydi Sa'd bin Muaz. Resul-i Ekrem tarafından gönderilen Mus'ab b. Umeyr'in teklifiyle İslam'ı kabul etmiş; onun Müslüman oluşu, Medine'nin İslamlaşmasında bir dönüm noktası olmuştu. Hicret ile Medine'ye gelen Resul-i Ekrem'e ve diğer muhacirlere sahip çıkmıştı. Peygamber Efendimiz, onun vefatı ile arşın titrediğini, cenazesine 70 bin meleğin katıldığını ve onun cennet ehlinden olduğunu söylemişti.

Barbaros Hayreddin Paşa ile Mimar Sinan'ı birleştiren türbe

Barbaros Hayreddin Paşa ile Mimar Sinan'ı birleştiren türbe

Barbaros, yüzyıllarca tüm dünyada bir efsane olarak anıldı. Ne var ki gün geldi, kendi torunlarından olan nesiller onu yalnızca bir isimden ibaret zannettiler; kim olduğunu, Preveze Zaferi dışında neler yaptığını, hatta türbesinin nerede olduğunu unuttular. Donanma gemileri onu top ile selamlamayı bıraktı, Fatihalardan uzak düşürüldü. Durum böyleyken Mimar Sinan usta ile yaptığı konuşmayı yahut Seyyid Muradî'ye yazdırdığı vasiyetnameyi kim hatırlardı ki? Sizler için dünyanın tarihinde saygıyla bahsedilen Barbaros Hayreddin Paşa'yı hatırlatan özel bilgileri derledik.

Kalemin maharetini konuşturan edebiyatçıların otoportreleri

Kalemin maharetini konuşturan edebiyatçıların otoportreleri

Edebiyatta kalemin mahareti konuşur. Yazmaya başladığınızda bir başkasının gözlerinden yüreğine dokunacağınızın belki de farkında değilsinizdir. O an, ihtiyacınız olan tek şey kelimeleri yan yana dizip benliğinizi ve belleğinizi anlatmaktır. Derlediğimiz haberimizde elleri mürekkeple yıkanmış edebiyatçıların bu sefer kağıda değil tuvale döktükleri tasvirleri var. Dünyaca ünlü yazarların otoportrelerini sizler için derledik.

Tolstoy ve Ahmed Arif'in arasındaki akrabalık ilişkisi

Tolstoy ve Ahmed Arif'in arasındaki akrabalık ilişkisi

Edebiyatımıza kazandırdığı sadece bir kitabıyla var olan Ahmed Arif... Ama öyle bir kitap ki gönülden gönüle, nesilden nesile dolaşıyor. Hasreti, doğayı, insanı, toprağı; dünü, bugünü, yarını anlatıyor. "Dünya rezalet de olabilir, ama sanatçı, şair umudun kendisidir." diyen şairimizi bir de ailesinden, onun can parçasından dinlemek gerekir. Buna göre, Ahmed Arif, dünyaca ünlü hangi yazarın dünürüydü? Neden sadece bir kitap çıkarmıştı? Oğlu, sanatçı olmayı neden istemişti? Ahmed Arif, şiirlerini nasıl yazardı? Şiirlerini yazdığı büyük aşkı kimdi? İşte, bilinmeyenleriyle Ahmed Arif ve "Hasretinden Prangalar Eskittim" kitabının üçüncü şahıs anlatısı…

Girift enstrümanının son usta icracısı: Giriftzen Asım Bey

Girift enstrümanının son usta icracısı: Giriftzen Asım Bey

Geleneksel Türk müziğinin unutulmuş çalgılarından biri olan giriftin son temsilcisiydi, Giriftzen Asım Bey. 1876 Osmanlı-Rus Harbi’ne yüzbaşı ve yaver olarak katıldı. Savaştan sonra İstanbul’da binbaşı rütbesiyle Üsküdar itfaiyesinde görev yaptı. Eserleriyle de zamanının önemli bestekârları arasında yer alan Giriftzen Asım Bey'i vefat yıldönümünde girift icracılığı ve hayatıyla birlikte rahmetle anıyoruz.

Edebiyatın onarıcı gücüyle dostluklarını koruyan Refik Halit ve Yakup Kadri

Edebiyatın onarıcı gücüyle dostluklarını koruyan Refik Halit ve Yakup Kadri

Yakup Kadri ile Refik Halit arasında gençlik yıllarında başlayan dostluk inişlerle çıkışlarla devam etmişti. Her iki yazarımız da zaman zaman birbirleri aleyhinde sert ve incitici ifadeler kullanmış olsalar da eski dostluklarını hep tazeleyebilmişlerdi. Refik Halit'in Yakup Kadri hakkındaki öfkesi, onun devre ve şartlara göre tavır almasından, her hâl ve şartta eski dostunun arkasında durmamasından kaynaklanıyordu. Ancak dostların birbirlerine öfkesi kalıcı değildi. Refik Halit, sürgünden döndükten sonra Yakup Kadri ile münasebetlerini tazeledi ve sürdürdü. Edebiyat ve kalemin onarıcı gücünü kullanan, edebiyatımızın en güçlü dostluğunu ve kırılma noktalarını sizler için derledik.

İlk Müslüman kadın hükümdar Raziye Sultan'ın iktidar savaşı

İlk Müslüman kadın hükümdar Raziye Sultan'ın iktidar savaşı

Sekiz asır önce kadının değil siyasette, sosyal hayatta bile yerinin olmadığı bir dünyada, dört yıl boyunca Hindistan gibi bir ülkeyi idare etmişti, Raziye Sultan. Delhi Sultanlığının ilk ve tek kadın hükümdarıydı. Dini, dili, örf ve adetleriyle birbirinden derin farklılıklara sahip bir coğrafyada sultanlık yaptı. Ata binmeyi, ok, kılıç kullanmayı haremde oturup nakış işlemeye tercih etmişti. Cuma hutbelerinde belki de ilk defa bir kadının adı okundu, sikkeler, en süslü hil'atlerle donandı, Abbasi Halifesi dahi onun sultanlığını kabul edip onaylamak zorunda kaldı.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN