Arama

Mustafa Özcan
Nisan 26, 2024
Zindani’nin geriye bıraktığı ilmi ve kültürel miras

Mısır'da Ezher'in böğründe olduğum yıllarda Arap aleminde çıkan dergilerin tamamına yakınını edinmeye ve takip etmeye çalışırdım. Bunlar arasında Yemen merkezli Sosyal Islah Cemiyeti'nin çıkarmış olduğu Islah dergisi de vardı. Dava, İ'tisam da Mısır'da çıkan ve takip ettiğim dergiler arasındaydı. Yine El Va'y İslami gibi dergileri de mütemadiyen takip ediyordum. Yemen ahvaline Islah dergisi vasıtasıyla muttali oluyordum. 1994 yılında Yemen'e gittim ve Abdulmecid Zindani ile de görüşme arzum vardı. Kısmet olmadı. Evine kadar gittim ama ülkede olmadığını söylediler. Veysel Karani'nin Medine'den Hazreti Peygamberi göremeden dönmesi gibi ben de benzeri bir durumla Yemen'de karşılaştım. Kısmet başka bahara diyerek ben de arzumu bir başka bahara sakladım. O bahar geldi ama ben değerlendiremedim. Esasında potansiyel olarak bir fırsat doğmuştu; 2020 yılında Riyad veya Suudi Arabistan'dan ülkemize gelmişti. Görüşme fırsatı olabilirdi lakin eski heyecanım geçmişti. 2011 Şubat ayında Yemen Arap Baharı olarak anılan halk hareketiyle birlikte yine göze geldi. O sıralarda etrafta Zihdani'nin bir kaseti dolaşıyordu. Arap Baharı'nı hilafete giden yolda bir basamak ve mukaddime olarak görüyordu. İslam tarihini ikisi hilafet olmak üzere beş bölüme ayıran hadisi okuyor ve ikinci hilafet döneminin ayak seslerinin duyulduğunu ve gelip çattığını söylüyordu. Gerçekten de beş bölümden oluşan İslam tarihinin devrelerinin her birinin kısa olmayan mukaddimatı bulunuyordu. Hicri 40 tarihiyle 60 tarihi arasında böyle olmuştu. Geçiş döneminden sonra ısırıcı saltanat dönemi baş göstermişti. Osmanlıların yıkılmasıyla cumhuriyet devresi arasında yeni bir ara devre zuhur etmiştir. İttihatçılar bu devrenin aktörleridir. Ceberrut veya totaliter veya cebriye döneminin ardından da Arap Baharı sökün etmiş ve yeni bir ara devreye imza atmıştır. Bununla birlikte bu mukaddime yine çileye dönüşmüştür. Ceberrut dönemi ile ikinci hilafet dönemi arasında Arap Baharı yaşanmıştır. Devrim ve karşı devrimlerin çekişmesiyle birlikte kitleler yine oraya buraya savruldu.

Zeydi İmamet döneminde doğan (1942) Abdulmecid Zindani İmamet döneminin veya anlayışının hurafeleriyle mücadele etmiş ve ardından cumhuriyet döneminin en genç bakanlarından birisi olarak sivrilmiştir. 20 yaşında bakan olmuştur. Bu yönüyle hayatı Cemaleddin Afgani'den menkul havadise benziyor! Yemen de bazı yönleriyle ikinci Afganistan diyarı sayılabilir. Zindani'nin öne çıkan özellikleri ve bazı vasıfları şunlardır, İlim, iman, din ile devrim. İlmin bütün boyutlarıyla ilgilenmesine rağmen ilmi icaz konusunda öne çıkmıştır. Geçmişte edebi icaz meselesi gündemi meşgul ederken modern zamanlarda ilmi icaz öne çıkmıştır. Bu sahanın uzmanları da yetişmiştir. Bunlar arasında Zindani ile birlikte Mısırlı Zaglul Neccar ve Abdurrezzak Nevfel gibi isimler de vardır. Elbette bu alanla ilgili şüphe tohumları ekenler, serdedenler de bulunuyor. Youtuber olarak ünlenen isimler arasına katılan Abdulkadir Hüseyin de bu konuda meseleyi hafife alan zümreler arasında bulunmaktadır. Zindani'nin 'nasiye' ifadesi konusunda icaz belirtmesini çuvallamalardan birisi olarak takdim etmiştir. Bu hususta negatif bir örnek vermiştir. Pozitif örneklerden birisini ise Şeyh Muhammed el Ureyfi nakletmektedir. Dost Başa Düşman Ayağa Bakar derler! Vaktiyle 40-50 sene evvelinde Cidde'de Kral Abdulaziz Üniversitesi'nde bir konferans verilir. Katılımcılar arasında Amerikalı bir profesör de vardır. Vücutta acı veren, acıyı hisseden deri tabakası olduğunu vurgulamıştır. Bunun üzerine o dönem Suudi Arbistan'da olan ve Rabıta'nın Yemen temsilcisi olan Zindani 'senin dediğini biz 1400 yıldan beri biliyoruz' diye mukabelede bulunmuştur. Adam 'nasıl olur?' diye şaşkınlığını gizleyememiştir. Bunun üzerine Zindani ilgili ayeti okumuştur."İnnellezine keferu biayetine senüslihum naran kullema nadicet culuduhum beddelnahum culuden gayreha liyezuku'l azab. Onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe derilerini başka deriler ile değiştiririz (Nisa Suresi : 56)." Profesör buna inanamaz ve İngilizce bilen çevredeki Filipinli hemşirelerden sorar soruşturur. Onlar da ayetin mealini tasdik ederler. Adamın keşfi ve tezi Kur'an tarafından aşılmıştır. Bir yıl sonra yine konferansa gelen profesör bu ilmi icaz karşısında Müslümanlığını ilan eder. Zindani'nin eliyle binlerce kişi Müslüman olmuştur.

Zindani çok yönlü birisidir. Vaktiyle Abdullah Azzam gibi Afgan cihadıyla da ilgilenmiştir. Hareketçi vasfından dolayı Amerikalılar kendisine ve kurumlarına terör yaftası yapıştırmak istemişlerdir. Uğur Mumcu'nun ifadesiyle sakıncalı piyade olarak kalmış ama davasından asla vazgeçmemiştir. Sürgünden sürgüne gitmiş ve sürgünde rabbine kavuşmuştur. Bu dünyaya veda ederken de hatırının geçtiği kimselere; dostlarına ve ümmete 'Gazze'yi unutmayın ve yalnız bırakmayın' diye vasiyet etmiştir. Uzun yıllar Suudi Arabistan'da yaşamasına ve eğitim görmesine rağmen yine de kötü muameleye uğramaktan kurtulamamıştır. Yemen'e yönelik Körfez askeri harekatı olan Kararlılık Fırtınası hareketine desteklemesine rağmen yine de bu çevrelere yaranamamıştır. Türkiye'ye hicretinin ardında bu vardır.

İman ve akide konusuna çok önem vermiştir. Sanaa'da kurduğu ve Husilerin kapattığı İman Üniversitesi ana projelerinden birisidir. Orta Doğu'da bu üniversitenin bir benzeri bulunmuyor. Bu özel ama küresel üniversite binlerce talebe yetiştirmiş ve dünyaya hediye etmiştir. İsmail Raci Faruki'ye suikast uygulayan çevreler İman Üniversitesi karşısında da benzeri bir tutum sergilemişlerdir. Sadece askeri kaleleri değil ilmi kuleleri de hedef alıyorlar. Sıfatlar konusuna parmak basmıştır. Cehmiye ile Selefiye akımlarının ve arada kalanların ayrışmasında püf noktası sıfatlar meselesidir. Kitabının adı es Sıfat ve Münzelikat el Firak/Sıfatlar ve Fırkaların Ayaklarının Kaydığı Nokta adını taşımaktadır. Zaman zaman ilmi tahlilleri Ahbaş fırkasının yöntemini akla getiren Muhammed Hüseyin de Aynu Şems ve Ezher'deki talebelik yıllarından beri İhvan çizgisinde yürüyen Zindani'ye Vehhabilik sıfatı yakıştırmaktadır! Vehhabiler bidat kavramını genişlettikleri gibi kimi muarızlar da Vehhabilik çerçevesini ağdırıyor ve taşırıyorlar! Mısır'da eczacılık ile birlikte şer'i ilimlere eğilmiştir. Ziya Özel'in zakkum olayı gibi Zindani de AIDS belasına bitkisel ilaç bulduğunu söylemiştir. Vaktiyle Aden'de Nur Enstitüsü'nde öğretmenlik de yapmış ve fikri etkileşim kanallarını açık tutmuştur. Yemen'e konferans vermek üzere küresel çapta ün yapmış ilim adamlarını davet etmiştir. Yemen Alimler Birliği'ni kurmuş ve yine Kardavi'nin başkanlığını yaptığı Dünya Müslüman Alimler Birliği'ne katılmıştır. Geçmişte Rabıta'nın Yemen temsilcisi olarak da temayüz etmiştir. Hey'etü'l İ'caz el İlmi diye bir heyet kurmuş ve bunun da başına geçmiştir.

İlmi icaz alanında boy gösterdiği için mücedditler kervanının yeni temsilcilerinden veya adaylarından biri sayılmıştır. Keşke sağlığında bu konularda tatmin olmayan Celal Şengör gibilerle karşı karşıya gelseydi. Ne de olsa müsademe-i efkardan Barika-yı hakikat doğar. Zindani aramızdan ayrılsa da onun yerini hala dolduracak çapta Zaglul Neccar gibi isimler bulunmaktadır.

Merhum Hasan Kılıç ile birlikte 22 Nisan 2024 tarihinde İstanbul'dan ötelere göçtü.

İstanbul semalarından uful eden Hasan Kılıç ile Abdulmecid Zindani'nin cenazeleri buluştuğu gibi inşallah ruhları da kenetlenir, kanatlanarak cennette buluşur!

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN