Kudüs üzerine Siyonist-Mason ittifakı
Daha önce de kısmen değinmiştim. El Menar dergisi sahibi Reşid Rıza, 1910 tarihinde İstanbul'a gelir ve gözlemlerini el Menar için kaleme alır. Bu gözlemlerinde İttihatçılar arasında bir Siyonist dalga hissettiğini ve bu gidişle çok geçmeden bu dalganın yüzeye vuracağını haber verir. İsrail devletinin ete kemiğe bürüneceğini yazar. İsrail'in kuruluşu onun beklediği hızla olmasa bile 1948 yılında kuvveden fiile çıkar. Laiklik ve Siyonizm konusu el Menar dergisinin değişmez konuları arasında yer alır. Bu ikisi güncel tehlike arz eder. Dergi 40 yıl boyunca yayın hayatını sürdürür ve bu zaman zarfında öncelikli konularından birisi Siyonizm'in yükselişidir. Dönmeler ve Masonlar vasıtasıyla Siyonizm Osmanlı içine sızmıştır. 1928 yılında Siyonizmin ideolojiden devlet düzeyine çıkması halinde Araplar arasına geçit vermez bir tampon unsur olarak dikileceğini, yerleşeceğini Mısır'ı, Suriye ile Irak bölgesinden ayıracağını yazmıştır. Tampon Siyonist varlığın Müslümanlar ve Araplar arasına gireceğini ve buluşmalarına mani olacağını öngörmüştür.
El Ezher dergisinin eski yayın yönetmenlerinden Muhammed İmara'nın işaret ettiği gibi o günlerde Arap ve İslam alemi üzerine muazzam bir gaflet halesi çöreklenmiştir. Siyonizm tehlikesini sezemez ve göremezler. Hatta birçok Arap aleminde Siyonistler serbestçe çalışmakta ve adam devşirmektedir. Siyonizm lehine propaganda yapmaktadırlar. Siyonizme adam devşirmektedirler. Kimi laik-liberal kesimler de dolaylı olarak bu akıma müzahir olur. Muazzam bir gaflet perdesi ve halesi hüküm sürmektedir. Reşid Rıza 1929 yılında "Burak" intifadası sırasında uzun bir tahlil yazısı kaleme almıştır. Bu tahlil yazısında şöyle yazar: "Yahudiler Tevrat yasalarına dayanak hükmettikleri toprakların halklarının kökünü kuruturlar. Geride canlı nesne bırakmazlar. Gizli sabit gerçeklere nazaran Masonluk cemiyeti Avrupa'da Türkiye ile Rusya'da dini kimlikli iktidarları yerle bir etmiştir. Bu Yahudilerin entrikalarının bir ürünüdür. İnsanların çoğunluğu bilmese bile bu ülkelerde azami otorite Yahudilerin elindedir."
Yahudilerden daha fazla entrika ve desise üreten başka bir millet yoktur. Bu Masonluk cemiyetinin nihai siyasi maksadı Davut ve Süleyman Aleyhisselamın hükmettiği topraklarda bir Yahudi devleti kurmaktır. Bundan dolayı Masonlar kendilerini "Duvarcı Ustaları" olarak tanıtmışlardır. Bundan murat Süleyman Tapınağı'nı inşa eden ve kuran ustalardır. Hazreti Süleyman Aleyhisselam döneminde bunlar hakiki ustalar iken günümüzde sembolik ve mecaz düzeyinde kabul edilirler. "Hür Duvar Ustaları" adı altında organize olurlar. Dünyanın mali düzenini kuran onlardır. Hıristiyanlar arasında Masonluğa direnen yapılar ve gruplar da vardır. Bunlardan birisi Cizvitler olarak kabul edilir. Hem Masonluk hem de Cizvitler gizli ve gizemli topluluklardır. Yahudilerin otoritesine boyun eğmeyen yegane kesim onlardır. Yahudilerin Rusya'da, Rus ateistler arasında hatırı sayılır düzeyde nüfuzları olmuş ve Kiliseyi yıkarak yerine Bolşevizmi ikame etmişlerdir. Türk ateistler arasında da hatırı sayılır bir nüfuza erişmişler ve hilafetin yıkılmasında etkin rol oynamışlardır. Ardından İslami yasaları da geçersiz kılmışlardır. Onlar malın bekçileridir. Orta Çağ'da Müslümanların Yahudileri kurtarmasına rağmen Siyonistler onların tarihi düşmanlarıyla ortak olmuşlardır. Müslümanlara ve Filistinlilere karşı batılı sömürgecilerle bir olmuşlardır. İyiliğe ihanetle karşılık vermişlerdir.
Reşid Rıza ilgili analizinde ilginç bir sonuca ulaşıyor. Kudüs'ün veya Filistin'in goyim Masonlarla yani Arap masonlar ile Yahudi Siyonistlerin ittifakı sonucu Müslümanların elinden kayıp gittiğini ve kaybedildiğini ifade etmektedir.
Mustafa Özcan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.