Mustafa Özcan
2.05.2026
Mustafa Özcan
Yavuz modelinden Emin Hafız modeline
Tüm Yazıları

Yavuz modelinden Emin Hafız modeline

'Mezhep taassubu' adı altında bir ezberdir gidiyor. Burası büyük bir maden işle işle bitmiyor. Gerçekte ise ne oluyor ne yaşanıyor? Mezhep taassubu mu var yoksa Sünni kesimlerde mezhep gevşekliği ve aymazlık ve aldırmazlık mı (adem-i mübalat) var? Şii İsmaili taifesine karşı mücadele eden Gazali bir mezhep mutaassıbı mıydı? Şah İsmail karşısında Yavuz ve Kanuni'nin esnemeyen siyaseti mezhep taassubu muydu? Suriye ve Irak'ta olanlara karşı kayıtsız kalanlar mezhep taassubu mu gösterdiler yoksa gevşeklik mi izhar ettiler? Taassup ehli olmamak için Suriyeli cumhurbaşkanlarından Emin Hafız modelini mi izlemek gerekiyor? Bu suçlamalardan ve ithamlardan kurtulmak için teslim bayrağı mı çekmeli ve inisiyatifi azınlıklara mı terk etmeliyiz? Emin Hafız etrafındaki azınlıklara kanmış ve inisiyatifi onlara bırakmış ve ülkenin dümenine geçmelerine izin vermiştir! Ülkenin azınlıkların eline geçmesinin zeminini hazırlamıştı. Bu suretle azınlıklar ülkenin böğrüne çöreklenmişlerdi. Mezhep misyonerliği karşısında dillerini yutanlar ve sessiz kalanlar gayret ehlini mezhep taassubu ile suçluyor! Elbette Ehl-i sünnet adına ölçüyü kaçıran ve taşıranlar da var. Bunların bir kısmı Ehli sünnet kalpazanı ve bezirganıdır. Ehl-i sünnet adabına uymayan davranış sergileyen istismar odakları da var. Bunlar da meselenin tuzu biberi oluyor. Bunun için doğruyu ve istikameti ortaya koymak her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Dindarlık zayıfladıkça mezhebi doku da zayıflamakta ve sızmalara açık hale gelmektedir.

Şimdi bu mezhep taassubunu işleyen zevata göre Yavuz Sultan Selim ve onun İran politikasını sürdüren oğlu Kanuni Sultan Süleyman da mezhep taassubu içinde olmalı. Tam tersine büyük bir basiret içinde olmuşlardır. Bugün yaşasalardı Trump'ın vartasına düşmezlerdi. Ona İran ile nasıl mücadele ve müzakere yürütüleceğini öğretirlerdi. Onlar Emin Hafız gibilerinin öteki modelidir. Yavuz ile Kanuni İran karşısında sıfır tolerans göstermiş gelen elçilerini behemehal içeri atmışlardır. Zira İran karakterini en iyi bilen isimler onlardı. İran karşısında kararlı duruş sergilemişlerdir.

Sahabelerden Mikdat Bin Esved Hazreti, Ömer'e yazdığı bir mektupta Persleri şöyle tasvir etmektedir: "Yolları ve tarzları, İhanet, hile ve kurnazlık, düzenbazlık yoludur. İhanet kisvesi giyerler ve emanete riayet etmezler. Ne sözlerin bir kıymeti vardır ne de vefalarına güvenilir. Bedeni özellikleri itibarıyla onlar sıska katır ve zayıf koyunlara benzer."

Burada Hazreti Ömer ve ondan önce Mikdat bin Esved İranlılar için uluc tabirini kullanıyor. Hatırlanacağı gibi bu tabiri Irak-ABD savaşında Irak Propaganda Bakanı Muhammed Sahaf kullanmış ve Amerikan güçlerini uluc olarak nitelendirmiştir. Uluc mecazen gavur anlamına geldiği gibi aynı zamanda gerçekte katır anlamında kullanılmaktadır.

Mikdat Bin Esved onlarla ilgili tanımını şöyle tamamlamaktadır: "Onlara karşı sert davranırsanız, onlar size karşı yumuşarlar; onlara karşı yumuşak davranırsanız, onlar size karşı sertleşirler." Ahlaken "Güvenilir değildirler; ahlak ve mürüvvetten yani mertlikten nasipleri yoktur. "

Kısaca denenmiş denenmez! İran'ın bizimle ilgili ezber söylemlerini bozmalıyız! Bunlardan birisi de mezhep taassubu söylemidir.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları