250 yılın sırrı
Hem İsrail hem de ABD'de yıkım ekipleri işbaşında. Ülkelerinin ömrünü uzatmak için yola çıkanlar onu kısaltmakla meşgul. Gerçekte kaderlerini oynuyorlar. Eski başbakanlardan Ehud Barak da olmak üzere kimi İsrailli devlet adamları İsrail'in 80 yıl sendromuyla karşı karşıya olduğunu söylüyorlar. Netanyahu da buna inanıyor ama büyüklük taslayarak İsrail'in kader ömrünü 100 yaşına ulaştıracağını söylüyor. Özgüveni yüksek!
ABD'de de böylesine bir yıkım ekibi var. Bu ekibin başını Netanyahu'nun gözdesi Trump çekiyor. Netanyahu ayarında olan savaş bakanı Pete Hegseth cumhuriyetlerin ömrünün 250 ile 275 yıl arasında seyredeceğini ve sona ereceğini öngörüyor! 2020 yılında yani beş yıl önce kaleme aldığı Amerikan Haçlı Seferi kitabında ülkelerinin ömrünün 245 yılı doldurduğunu yazıyor. Şimdi ise Temmuz 2026 tarihi itibarıyla ABD'nin yaşı 250 yılı buluyor. Bu münasebetle de ABD'ye kutlama heyetleri gidiyor ve geliyor. Bunlardan birisi de İngiltere Kralı Üçüncü Charles. Trump da ona özenerek kendisini kral zannediyor ve kralların buluşmasından söz ediyor! Bu yaşla birlikte ABD tabii ömrünü doldurmuş oluyor. Bundan sonrası uzatmalar! Bu takdirde artık bu yıldan itibaren Amerikan yüzyılı çöküşü geçebilir ve sona erebilir. Öyleyse bile bile lades ifadesinde olduğu gibi Pete Hegseth mail-i inhidam yani yıkılmaya hazır bir binanın altında ne arıyor? Bakanlık veya koltuk sevdasına ve şehvetine kapılmış, tutulmuş olmalıdır.
Hem Netanyahu hem de Pete Hegseth tarihin yanlış yerinde veya tarafında duruyor. Bu bize Mevlana'nın bir hikayesine hatırlatıyor.
AZRAİL'DEN (A.S.) HİNDİSTAN'A KAÇAN ADAMIN HİKAYESİ!
Korku ve telâş içindeki saf bir adam Hazret-i Süleyman aleyhisselam'ın huzuruna gelir ve: "–Bu sabah Azrâil karşıma çıktı, bana hışımla baktı. Anladım ki benim canımı alacak. Ey kudretli Peygamber! Her şey senin emrinde. Rüzgâra emret, beni buradan tâ Hindistan'a iletsin. O zaman Azrâil belki beni bulamaz!" der.
Hazret-i Süleyman, adamın bu saf hâline ve ısrarlı yalvarmalarına dayanamaz ve rüzgâra:
"–Haydi bu adamı Hindistan'a bırak!" der. Rüzgâr adamı alır ve kısa sürede Hindistan'ın uzak bir adasına götürür.
Hazret-i Süleyman aleyhisselam, biraz sonra Azrâil aleyhisselam ile karşılaşır ve o adama neden hışımla baktığını sorar. Azrâil aleyhisselam ise:
"–Ben ona hışımla değil, hayretle baktım. Çünkü Allah Teâlâ bana, o adamın canını bu akşam Hindistan'da almamı emretmişti. Ben de o adamın yüz kanadı bile olsa, bu akşam Hindistan'da olamaz, bu nasıl iştir, diye hayretle bakmıştım" der.
Netanyahu ve Pete Hegseth Azrail'den kaçan kurbanları andırıyorlar. Kurtulacaklarını varsayıyorlar ama zehi gaflet. Hangi deliğe kaçarlarsa kaçsınlar Azrail peşlerini bırakmayacak!
Pete Hegseth'in 2020'de yayınlanan 'Amerikan Haçlı Seferi' adlı kitabından bazı çarpıcı tespitler şöyle: "Trump, porselen dükkanına girmiş bir boğa gibi. Haklarımız Tanrı'dan gelir, hükumetten değil. Neden Amerikan karşıtı Birleşmiş Milletler'i finanse ediyoruz?
Neden Müslüman Türkiye NATO üyesi?
Kaynaklarımızı ve itibarımızı, Amerikalıları ve çıkarlarını gözeten misyonlar ve kurumlar yerine, bize gerçekten faydası dokunmayan misyonlar ve kurumlara harcıyoruz? Avrupa'yı savunmak bizim görevimiz değil. Tarih bizim tarafımızda değil. Cumhuriyetler 225 ile 275 yıl arasında yaşar. Amerika Birleşik Devletleri 245 yaşında (Bu satırların kaleme alındığı sırada 250 yaşında). Trump ve gemisi kayalıklara bindirmek üzere. Zira kılavuzları karga. Karga derken belki de bu kuş İsrail için uğursuz çağrışımlarda bulunuyor ve bayrağını gagalıyor ve yerlerinden söküyor yele veriyor! Likülli ecelin kitab!
Mustafa Özcan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.