Ne yol alır, ne sırt bırakır!
Gücün, skalası, değişik boyut ve basamaklar vardır. Bunlardan birisi çoğunluk teşkil etmektir. Çoğunluk iyi kullanılması halinde bir güçtür. Büyük karaltı olarak tabir edilen 'sevad-ı a'zam' Ehl-i sünnetin adresi ve unvanıdır. Arap aleminin İsrail karşısında tutunamaması gibi Sünni alem de İran karşısında tutunamıyor. Dağınıklıklarından ileri geliyor. Binaenaleyh her çoğunluk toplanma merkezi değildir. Bazen topluluk kırılgan bir karakter arz eder. İradesini kuşanması halinde çoğunluk gücü temsil edebilir. Aksi takdirde organize azınlıkların mağlubu ve kurbanı olur. Bugün Arap alemi 400 milyon civarında bir nüfusu barındırıyor. Ama selin önündeki çer çöp misali gibiler. Zira iradesi köksüz ve eksik. İsrail ise en kaba ifadesiyle 8 milyonu bile bulmuyor. Ama hepsine ayar ve nizamat veriyor. Kısaca Araplar İsrail'in 50 katı bir nüfus gücüne sahipler. Ama bu nüfus umulanı vermiyor! Bunu irade gücüne çevirmedikçe ortadaki tablo değişmeyecektir. Hadisler bize bunu telkin eder "Selin önündeki çer çöp" ifadesi, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Müslümanların sayıca çok ancak nitelikçe zayıf, dağınık ve etkisiz kalacakları bir dönemi tasvir etmektedir. Bu durum, dünyayı aşırı sevme ve ölümden korkma (vehn) nedeniyle düşmanların Müslümanlardan korkmamasına bağlanır. Düşmanları nezdinde mehabetlerini ya da heybetlerini kaybederler. Halbuki Hazreti Peygamber 'bir aylık yoldan korku ile taltif edildim ve muzaffer kılındım' buyurmuştur. Bu denklem Müslümanların dünyaya düşkünlükleriyle bozulmuştur. Dünyayı severek dünyaya hakim olamıyorlar. Bilakis ahiret hesabıyla dünyaya hükmediyorlar. Ters etki budur ya da her şey zıddıyla kaimdir. Yani Müslümanlar gelmeden rüzgarları ve heybetleri önden teşrif etmektedir.
Kalabalık ama Etkisiz: Hadiste Müslümanların nüfusunun çok olacağı ancak etkilerinin olmayacağı vurgulanır. Vehn Hastalığı: Bu zayıflığın ana sebebidir. "Vehn" yani "dünyayı aşırı sevmek ve ölümü hor görmektir." Heybetin Kaybı: Düşmanların kalbinden Müslümanlara karşı duyulan korkunun (heybetin) kalkacağı vurgulanır. Dağınıklık: Tıpkı selin sürüklediği çer çöpler gibi, birlik ve beraberlikten yoksun, savrulan bir hal ile tasvir edilirler. Binaenaleyh organize güçler dağınık güçlere karşı racih ve avantajlıdır.
Nüfus dengesi böyle olduğu gibi amel dengesi de böyledir. Az ama daimi olan ameller kesintili ama çok amellere üstün gelir. 'Amellerin Allah'a en sevimlisi az da olsa devamlı olandır' buyrulmuştur. Devamlılık az da olsa devamsız ve hercai amellere üstün gelir. Buradaki bereket ve sır devamlılıktır. Birikmiş veya kümülatif olarak üst üste binmiş güç mucizelere denk gelir. Az bile olsa disiplinli amel şahsiyeti ve karakteri geliştirir, rafine haline getirir. Geçici heves ise insanı yorar ve yolundan alıkoyar. Başarının gerçek yakıtı devamlılıktır. Hadiste, "bu din sağlamdır, metindir. Ona yumuşaklıkla revan ol. İbadeti nefsine zorlaştırma" denilmiştir. El menbet yani hırsla yola koyulan ne yol alır ne de sırt bırakır. El menbette Arapçada hercai demektir. Her yere yetişen, bir yerde durmayan anlamında. Ya da her yerde olan ama hiçbir yerde olmayan! Bu tip ne yol alır ne de devede sırt bırakır!
Aheste aheste hareket etmek daha yerinde ve doğrudur. Tık nefes yerine uzun nefesli olmakta sayısız faydalar vardır. İbadette ve ilim tahsilinde ve riyazatta uzun nefesli olmak başarıya götürür. Amaçta sebat etmek, anlık bir batan bir çıkan başarılardan daha önemlidir.
Mustafa Özcan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.