Arama

Unutma! Tarih boyunca savaşlar hiç bitmedi! Bugün dâhil…

Unutma! Tarih boyunca savaşlar hiç bitmedi! Bugün dâhil…

Demokrasi, hukukun üstünlüğü, evrensel hukuk, insan hak ve hürriyetlerinin önemi gibi vurguların sıkça yapıldığı günlerde yaşadığımıza aldanıp savaş ve işgallerin bittiğini sakın düşünmeyin. hiçbir zaman bitmediği gibi bugün de bitmemiştir.

Değer merkezli söylemler artmış ama hırslar, ihtiraslar, küresel soygunlar aynı hızla devam etmektedir. Bunu anlamak için çok derin düşünmelere ve aynı derinlikte araştırmalara hiç gerek yoktur. Dikkatli düşünme ve araştırmalar her zaman faydalıdır ancak bu noktada sadece küçük dikkatler bile bize yetecektir. Mesela insan, hırsını tamamıyla yenmiş midir sorusunun cevabı bile bize birçok sonucun kapısını açacaktır. En temelde yeme-içme merkezli insan hırsı kesin olarak teskin edilmediğine göre eski çağlarda yine en temel olarak bu amaçla yapılan işgal ve saldırılar var idiyse aynı hırsları tatmin için bu işgal ve saldırıların bittiğine inanmak bizi çok tutarsız bir sonuca götürecektir.

En yalın ifadeyle eski çağlardaki insanlar, yeme-içme merkezli ihtiyaçlarının temini için nasıl diğer insanların katillerine dönüşmüşlerse, yeme-içme merkezli kaygıların çekildiği şu zamanlarda da bu vahşi saldırıların olacağı muhakkaktır. Hatta bu saldırılar halen ve üstelik gözlerimizin önünde devam etmekte değil midir?

Evet devam etmektedir ancak bunun vahametinin farkına, sanırım olması gerektiği gibi varabilmiş değiliz. Bunun farkına varabilmek için fazla zeki olmak, özel çaba sarf etmek gibi sıra dışı adımlar atmak mı gerekir. Hayır? Yukarıda da ifade edildiği gibi savaş ve saldırıların bitmediğini hatta hiç hız bile kesmediğini anlamak için sadece BÜTÜNE BAKMAK yetecektir.

En büyük yanılgımız da buradadır. Gözlerimizin önünde olan birçok saldırı, faaliyetleri, işgal, sömürü, insan katliamları, tecavüzler, sürgünlerin tamamına şahit oluyoruz ve çoğu zaman bu vahşet bizim irkilmemizi sağlayamıyor. Neden?

Çünkü bu vahşeti yapanlar saldırılarını bize attıkları yalanlarla gizliyorlar ve biz de inanıyoruz da onun için. Saldırılarını, işgal ettikleri bölgeden kendilerine karşı yapılmış saldırı sebebiyle, kendilerini savunmak amacıyla mecbur kaldıkları için yaptıklarını, bu vahşeti devam ettirmeyeceklerini, sivil katliamı olmadığını, olduğunu iddia edenlerin yalan söylediğini, birkaç sivil ölümü için çok üzgün olduklarını, bunun için özür dilediklerini, sivil katliamı yapan askerler hakkında soruşturma açtıklarını, askerlerini bölgeden çok kısa sürede geri çekeceklerini söylüyorlar ve bizlerin de buna inanmamızı sağlıyorlar.

Hâlbuki DEĞİŞEN HİÇ BİR ŞEY YOK, öyle değil mi? Her ne kadar askerlerimizi çekeceğiz, sivil ölümleri için üzgünüz vs. türü yumuşatıcı açıklama yapsalar da İŞGAL, , , BOMBARDIMAN var mı, yok mu? Ne yazık ki var.

Bizim bu konuda dehşete düşmemizi önleyen şey nedir öyleyse? Bizi yumuşatmayı nasıl başarıyorlar? İşgalcilerin, yukarıda örneklerini verdiğimiz güya DEĞER MERKEZLİ yaklaşımlar içinde olduklarına dair beyanları ve işgalleri yumuşatma amaçlı ( tabi ki başarılı oldukları) attıkları yalanlar tabi ki.

, eskiden olduğu gibi işgal, tecavüz, katliam türü vahşetlerine aynı hızla devam etmektedirler. Katlettikleri bölgeden haberler sızdığında da askerlerimizi hemen geri çekeceğiz, sivil ölümlerin olmamasına kesinlikle dikkat ediyoruz, sivil ölümlerine sebep olan askerler hakkında soruşturma açıyoruz, kalıcı değiliz, demokratik rejimi tesis edip bölgeyi yine bölge halkının idaresine bırakacağız vs. türü ve daha nice yalanlar attıkları için biz de aynen dedikleri gibi olacak diye adeta huzur içinde bölge üzerinden dikkatimizi çekiyoruz.

İşgalciler, bölgeden sızan katliam haberlerini de gördükleri için daha tedbirli davranıyorlar ve yeni katliam haberlerinin çıkmasına mani oluyorlar. Kazara yeni katliam haberi olduğu zaman da bunların sebebinin yöre halkının uyumsuzluğu, rahat durmaması gibi nedenlerle olduğu İşgalcilerce söyleniyor ve bizler de inanıyoruz. Ve sonra da buradan dikkatimizi çekiyoruz.

Daha sonra ise işgal, katliam, tecavüz, sürgün, bombardıman türü saldırıların başka yerlerde bu kez başka aktörlerce yapılmış olanını yine duyuyoruz. Yeni duyduğumuz bu saldırıları da diğer saldırılarla birleştirmiyoruz. Bu saldırıların sadece bu bölgeye has ve sadece vahşeti yapan ülkeye has olduğunu zannediyoruz. Vahşetin aynı ülke ve aynı bölgede olmaması sebebiyle hem daha önceki bölgelerde bittiğini hem de yeni saldırıya uğrayan bölgenin ve saldırganın münferit bir hadise olduğunu zannediyor ve teskin oluyoruz.

Ve en büyük yanılgıya da işte burada düşmüş oluyoruz. Yanılgıya düşmemek için ya da hadiseyi TAM OLARAK DOĞRU anlayabilmemiz için bir saldırının diğer saldırıdan KESİNLİKLE ve KESİNLİKLE ASLA AYRI DEĞERLENDİRİLMEMESİ GEREKMEKTEDİR.

En büyük yanılgımız buradadır ve hep aynı hataya düşüyoruz.

Lütfen RESMİN TAMAMINA BAKIN! Böyle demekle aslında "tüm saldırılar bir vahşet içermiyor da resmin tamamına bakarak oradan ağır bir vahşet çıkarın" diye de bunu yapmıyoruz.

Hatta tam tersi işgaller yumuşatılarak vahşetler gözümüzden kaçırılmaktadır. Hadise ve hadiseler yani dünya üzerindeki tüm işgaller, yapanları farklı olsa da ASLA MÜNFERİT DEĞİLDİR. İŞGALLERİN TAMAMI BİR PLAN DÂHİLİNDE YÜRÜMEKTEDİR. İŞGALCİLER DE bunları USTACA BİZ AHMAKLARIN GÖZLERİNDEN KAÇIRMAKTADIR.

Dünyayı kendi ilgi alanlarına göre parsellemişlerdir. Bu nedenle kendi çıkar bölgelerine aynı anda çullanmamakta, böylece vahşetin boyutunu azaltmaktadırlar.

Savaş ve işgaller eskidendi sakızını bize çiğnete çiğnete Fransa'nın eski yaptığı işgaller bir yana daha yeni yeni Çad, Nijer, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mali'yi işgalini, bombardımanını işgal değil de turistik ziyaret olarak mı değerlendireceğiz?

Güya dünya barışının bekçisi olduğunu iddia eden 'nin kendi Başkanı 'un kendi ağzıyla ifade ettiği " başlamıştır!" diyerek , , , 'yi işgalini nasıl algılamalıyız o halde?

Rusya'nın Afganistan, Kırım, Gürcistan-Osetya'yı işgaline nasıl bakacağız?

'in 'ı işgali işgal değil midir sizce?

İngiltere'nin 24 ülkedeki işgalini devam ettirirken 54 ülkede English Commenwealth'i sürdürmesi bu ülke halklarının tamamının özgür iradeleriyle mi yürümektedir.

Bize uygulanan algılar baştan sona YALANDIR. Dünyanın enerji zengini bölgelerinde kendi aralarında yaptıkları plan dâhilinde Batı işgalleri devam etmektedir. Bu işgal planları içinde elbette Türkiye de vardır. Ama Elhamdülillah halen diş geçirememişlerdir.

Diş geçirememelerine en önemli sebep de artık eskisi gibi korkutup kaçıramamalarıdır. Halen senin kapında ilk vereceğin boşluğu beklemektedirler. Yapacağın ilk dalgınlık ülkenin Güneydoğusunun kopmasına sebep olacaktır.

Elhamdülillah korkmayan bir lider vardır. Bu böyle devam ederse, asla başaramayacaklardır. Biz onların gün geçtikçe eridiğini göreceğiz İnşallah. Fakat korkmayan liderini kaybedersen ülkenin de kaybettiğini ne yazık ki göreceksin. Seni devirme fırsatı buldukları ilk anda dünyanın başka yerlerinde de olduğu gibi hiç acımayacaklardır.

SENİN GARANTİN, KORKMAYAN LİDERİNDİR.

LİDERİNE SAHİP ÇIKARSAN ONU DEVİREMEZLER, DEVİREMEZLERSE ÜLKENE ZARAR VEREMEZLER.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN