Arama

Devlet adamlığı buna denir işte!

Devlet adamlığı buna denir işte!

8 Ocak 2018 yani dün Genel Başkanı , muhteşem açıklamalarda bulundu. Kendisi başka bir partinin Genel Başkanı olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Sayın 'ın 2019'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde destekleneceği şeklindeki açıklaması gerçekten çok büyük bir fedakarlıktır. Bu davranış Türk Siyasi Tarihinde unutulmayacak bir hareket olarak kalacaktır. Sayın Bahçeli'nin bu tutumu elbette Türkiye'nin yüksek menfaatleri için atılmış bir adımdır. Aynı açıklamasında ne bakanlık ne de Cumhurbaşkanlığı gibi hiçbir pazarlık içinde olmadığı ve olmayacağını da ifade etmiştir.

Bu açıklamaları yapan Sayın Bahçeli'nin başka bir partinin Genel Başkanı olduğunu da unutmamak gerekir. Siyasi Partiler, diğer partilerle sürekli yarış içinde olurlar. de tüm siyasi partilerin neredeyse girdikleri her seçimi kaybetmelerine rağmen inatla bu yarışı sürdürdüklerinin örnekleriyle doludur.

Bırakın Sayın Bahçeli'nin yaptığı fedakarlığın aynısını yapmayı, her girdiği seçimi kaybetse bile bir sonraki seçimi sanki kazanacakmış gibi seçmenlerin siyasi partilerce yine defalarca kandırıldığı siyasi tarihimizde Bahçeli'nin bu tavrı asla unutulmayacak büyük alicenaplıkta bir örnektir.

Kendi Genel Başkanlığını tartışmaya açmanın yanı sıra 2002'den beri alınan sonuçlara göre kazanma ihtimali zayıf olsa bile kendi adaylığını da toptan ortadan kaldırması şimdiye kadar hiçbir siyasi parti Genel Başkanının gösterdiği bir fedakarlık değildi.

2010 yılından bu yana girdiği tüm seçimleri kaybeden 'nun sanki haklıymış gibi bir de sesini yükselte yükselte konuştuğu bu siyasi ortamda kendi koltuğunu kaybetme riskine rağmen ülkesi için rakibi olan bir lideri desteklemesi ülkenin ali menfaatleri dışında başka hiçbir şeyle açıklanamaz.

Bunu daha iyi anlayabilmek için siyasi yelpazemizdeki liderlere bir bakalım:

Erdoğan, Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve .

Erdoğan ve Bahçeli bileğinin hakkıyla partilerine lider olmuş kişilerdir. Her ne kadar Bahçeli'nin, 'e koltuğu bırakmamak için bir engelleme içinde olduğu iddia edilse de CHP Genel Başkanlığının kasetle değiştiği bir ortamda Meral Akşener hareketinin yalın bir hareket olduğunu hiç kimse kimseye kabul ettiremez.

Sayın Bahçeli'nin de şaibeli bir uluslararası operasyona partisini bırakmamak için yaptığı hamleler takdirle karşılanacak gayretlerdir.

Öte yandan Devlet Bahçeli'nin, Temmuz 1997 yılından bu yana girdiği 7 kongrenin hepsinde açık ara oylarla genel başkan seçilmesi, Akşener olayının proje bir hamle olduğunun işareti olarak değerlendirilmelidir. Çünkü eğer Sayın Bahçeli'nin genel başkanlığı şaibeli bir liderlik olsaydı şimdiye kadar girdiği 7 genel kongreyi de tartışmalı bir şekilde kazanması gerekirdi.

Tam tersine 7 kongreyi kazanmakla beraber Akşener hareketinde bulunan Koray Aydın'ın Akşener'le ilgili bağlantısı olduğuna dair açıklaması bile bu hareketin yalın olmadığı kanaatlerini güçlendirmektedir.

Bu konuda birçok şey söylenebilecekken mevzu bu olmadığı için Sayın Bahçeli'nin liderliği ile ilgili tartışmaların samimi olmadığı beyanıyla bu konuyu kapatalım.

Diğer liderlere baktığımızda Selahattin Demirtaş'ın bileğinin hakkıyla kazanılmış bir kongre ile Genel Başkan olduğunu kim iddia edebilir acaba?

Ya da CHP Genel Başkanlığının kasetle değiştiği bir ortamda Kılıçdaroğlu'nun liderliğinin yine bileğinin hakkıyla kazanılmış bir genel başkanlık olduğunu kim savunabilir? Son olarak, toplumda Ak Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın genel başkanlığını tartışmalı bulan bir kişi bulabilir misiniz?

Netice itibariyle meclisteki 4 partinin yarısının kurgu, dış müdahale merkezli operasyonlarla oluştuğu şüphelerinin güçlü olduğu toplumda Türk Siyasi Tarihinin kendi başına bırakıldığını düşünmek mümkün müdür?

İşte bu noktada Sayın Bahçeli'nin cesaret ve fedakarlığı Türkiye'ye gelecekte yapılacak bir oyunu boşa çıkarmak gibi hedefi amaçlamaktadır. Ve bu haliyle bu hamle, Türk Siyasi Tarihinde hiçbir liderin yapmadığı, gerçekten çok derin fedakarlık içermektedir.

Açıklamasında da belirttiği gibi ne bakanlık ne de Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı gibi bir kadro beklentisi içinde olmadığını ilan etmesi de ayrı bir asalettir.

Bu haliyle Türk vatandaşları gelecekte Türkiye'nin başına örülecek çorabı yırtıp atan Sayın Bahçeli'yi minnetle hatırlayacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN