Arama

ve 'yi Ortadoğu'da son görüşünüz olabilir

PYD ve ABD'yi Ortadoğu'da son görüşünüz olabilir

Nereden başlayalım anlatmaya. İsterseniz 'in, 'ın isteği üzerine ani ziyaretinden başlayalım ve arada da soru işaretli noktaları cevaplayarak açıklamaya çalışalım. Yani, "Türkiye'nin yerinde siz olsaydınız ne yapardınız ya da Putin'in ne yapmasını isterdiniz" şeklinde de bakabilirsiniz.

Tabiatiyle Putin'in bir şeyler yapmasını istiyorsanız, Putin de sizden bir şey yapmanızı isteyecektir. Evet aynen öyle. Peki Putin, Türkiye'den ne yapmasını isteyebilir?

Birçok şey konuşulabilir ama isteyeceği en önemli şey: İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını sıkı tutup oradan Erkek Batılı bir sinek bile geçirmememizdir. Çünkü Boğazlardan geçecek ya da Küreselci Batılı gemiler, 'de Rus sınır ve limanlarını Güneyden kuşatmış, Rusları geniş Karadenizde kendi topraklarına hapsetmiş olacaktır. Hatta daha da ileri giderek, gerçekleşme ihtimali hiç de zayıf olmayan bir savaş durumunda tıpkı 1854 Kırım Harbi'nde olduğu gibi denizden yapılacak Batı saldırıları ile Karadeniz'de açık hedef haline gelecektir.

Eğer Türkiye boğazları sıkı tutarsa, ABD, Batılı Küreselcilerin gemileri, değil Rusları Karadeniz'de Güneyden kendi topraklarına hapsetmek, Karadenize çıkamayacaktır bile. Hatta son Yunanistan ziyareti ile birlikte eğer konuşulmuşsa bu gemiler Türk ve Yunan denizi diyebileceğimiz Ege'ye bile giremeyecektir.

Peki ABD ve Batı Donanmalarının boğazlardan geçişine kim mani olabilir? Erdoğan, 'da devrilmiş olsaydı (Allah Korusun), yerine gelecek hangi lider, bu gemilerin geçişlerine karşı çıkabilecektir? Rus uçağının düşürülmesi sonrası bizi hızla, Güneyimizde 'yi ölümüne destekleyen Batıya yanaştıran Türkiye'de kim buna karşı çıkabilecektir?

Tabi ki hiç kimse. Batı, tarihte defalarca olduğu gibi bizi yeniden Ruslarla birbirimize kırdırıp iki tarafı da bertaraf edecekti. Erdoğan'ın devrilememesi Elhamdülillah, bu oyunu bozdu. Böylece de Türkiye ve Putin bir ateşin içine düşmedi. İşte Putin de Erdoğan sonrası Batıya direnebilecek bir lider olmadığı için ondan ısrarla istemelerine rağmen 15 Temmuz'da Erdoğan'ı satmadı. Şimdi de meyvelerini topluyor.

Putin, böylece meyvelerini topluyor, peki biz ney topluyoruz o zaman? Hemen söyleyelim. Düşünün bir kez, kimsenin asla çıkmaz diyemediği, yeni muhtemel küresel bir savaş durumunda, Rusya, İran ve Türkiye, Batı ittifakı ile çatışırken ABD'nin Kara Kuvvetleri PYD, o zaman ne yapacak? Ne yapacak olsun, o da bugün aynısını yaptığı gibi ABD neyi emrediyorsa onu yapacak.

Yani Rusya, İran ve Türkiye ittifakına saldıracak. Muhtemel bu tehlike karşısında bu ittifak da gelecekte kendisine saldıracak böyle bir silahlı gücü ister mi? Gayet tabi istemez. İşte bu yüzden, bu silahlı gücün icabına şimdiden bakmak için RUSYA ASKERİNİ SURİYE'DEN ÇEKİYOR ve PYD, buyur Türkiye denilerek, Türkiye'nin önüne bırakılıyor.

Peki eğer bu durum öyle değilse, Rusya'nın Suriye'den askerlerini ani çekme haberinin üzerinden adeta dakikalar bile geçmeden ABD'li komutanlar neden Türkiye'ye gelmek üzere müracaat ettiler. Nedeni açık, 3 gün sonra 14 Aralık'ta Türkiye'ye gelmesi kabul edilen komutanlar, Türkiye'ye PYD'yi silme ricasında bulunacaklar.

Biz de bu terör örgütünden bu şekilde kurtulmuş olacağız İnşallah. Zaten adeta eş zamanlı olarak da İran'la birlikte 'nın yuvası Kandil'e ortak operasyon süreci de yürüyor. Böylece biz canımızı yakan terörden kurtulmak için çok mühim bir fırsatı yakalamış oluyoruz.

Öte yandan, Türkiye, Rusya ve İran ittifakının karşısına dikilmeye çalışılan Suud, Mısır ve diğer körfez ülkeleri ittifakının da bozulmaya çalışıldığını görüyoruz.

Nasıl mı? Bu ittifakın olsa olsa en güçlü askeri kanadı Mısır'dır. Sünni Mısır'ı ikna etmek için Şii İran makul bir müzakereci değildir. sonrası Türkiye de Mısır'la muhatap olmuyor. Bu durumda iş Putin'e kalıyor.

İşte Putin de Türkiye'ye gelmeden Mısır'a gidip bu ülkeyi de bu ittifakın yanına çekmeye çalıştı. Başarılı olup olmadığını 13 Aralık 2017'de İstanbul'daki Zirvesinde göreceğiz.

Zaten Putin'in Mısır'a gitmesini Erdoğan bunun için istedi. Erdoğan, İİT Zirvesinden çatlak ses çıkmasını istemiyor. 'in yanında durma eğilimi gösteren Suud ve körfez ülkelerinin bu duruşlarını önlemek istiyor.

Dünya kamuoyuna İsrail'i "Terör Devleti" diye tanımlamakla körfez halklarını bir ölçüde yanına çekerek bu liderleri bir miktar sınırlamış oldu. Yani körfez ülkelerinin, tüm dünyaya Terörist Devlet diye tanımladığı İsrail'in yanında duruşlarını zorlamış oldu. Putin'in Mısır'la görüşmesini sağlayarak da bu cepheyi iyice dağıtmayı amaçlıyor. Eğer İİT'de çatlak ses çıkmazsa bunu da sağlamış olacak. Bu yüzden Mısır'ın körfez ittifakından ayrılması gerekiyordu, Putin de onu sağlamaya çalıştı.

Yoksa Mısır'la santrali anlaşması imzalaması tamamen HİKAYE'dir

Türkiye, Rusya ve İran ittifakı da aynı Türkiye gibi ABD'nin Mezopotamyada kurmaya çalıştığı ittifakı zayıflatmak hatta dağıtmak isteyebilir. Mısır'ın yanlarından düşürüldüğü cephenin de varolma şansı hiç yoktur.

Bu konjonktürde 'in, İran'ın, dolayısıyla Rusya'nın ve nihayetinde Türkiye'nin hiç istemeyeceği PYD, böylece Türkiye'nin önüne atılacak ve İnşallah bitirilecektir. Mısır, körfez ülkeleri ve kara gücü olarak kullandığı PYD bitirildikten sonra da ABD Ortadoğu'da tutunamayacaktır.

Bu yüzden PYD ve ABD'ye son kez bakın.

Muhtemelen bu bakış ikisini de SON GÖRÜŞÜNÜZ OLACAKTIR.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN