Arama

sona mı erdi 4

Tarih sona mı erdi 4

Bir önceki yazıdan devam

Öte yandan Batılıların, savaşı Dünyanın tüm bölgelerine yaymayıp parça parça sürdürmesinin bir kazancı daha vardır. Batılılar, eğer savaşı aynı anda tüm 'da çıkartmış olsalar bu savaşları devam ettirebilmek için çok enerji harcayacaklardır ve aynı oranda başarılı olma şanslarını da azaltmış olacaklardır.

Böyle yapmayarak yani savaşları, zamana yayarak sınırlı bölgelerde çıkartmak, dar alanlarda savaşlar yaptırmak suretiyle buralardaki savaşları kolaylıkla çevirebilmekteler ve enerji kaybetmemektedirler. Öte yandan yine savaşları zamana yaymak suretiyle, müdahale edeceği tüm bölgelerde aynı anda hızlı bir şekilde değil de yavaş yavaş fakat yapmak istediği tüm değişiklikleri gerçekleştirmektedir.

Bu haliyle bir III. Dünya Savaşını resmen değil de fiilen devam ettirmektedir. Savaşı çıkarttığı, yangın yerine çevirdiği, insanları kitleler halinde katlettiği bölgeler yanarken, kısa bir süre sonra bu vahşetle tanışacak yanı başındaki diğer bölgeler, tüm bu olan bitenleri üzerlerine hiçbir şekilde almamaktadırlar. Küresel güçler savaşı yayacağı diğer bölgeleri kurbanlık koyun gibi sıraya koyarken, savaşın yayılacağı bölge halkları adım adım üzerlerine gelen tehlikeyle ilgili zerre kadar şüpheye bile sahip değildirler.

Öyle olmadı mı yoksa? Bu saldırılar adeta kurbanlık koyunların sıralarını kuzu kuzu beklemesi gibi gerçekleşmedi mi? Bu yalanıyla yapılan saldırlar 2011'de ilk kez 'ta çıkmadı mı? Hatta daha da geriye giderek küresel fitnenin 1991'de ocaklarını yaktıkları Iraklılar Batılı saldırganlığa karşı tedbir mi almışlardı? Saldırıların bir süre sonra sıçrayacağı halkı bu saldırılardan ders aldı mı? Ya da bu Arap Baharı yalanının en fazla yaktığı Suriyeliler, bir süre sonra tüm 'yi yakacak savaştan ders çıkarıp, tedbir mi almışlardı yani?

Saldırıların yayılacağı hiçbir ülke, adeta Batılıların kendilerine saldıracağına ihtimal bile vermeyerek, kurbanlık koyunlar gibi sıralarını beklediler fakat insan mezbahalarında sıra beklediklerinin farkında bile değillerdi. Komşularını yakan ateşin, bir gün onları da yakacağını söyleyenler olduğunda da bu haber verenleri "komplo teorisyenliği" ile suçladılar. "Komplo teorisyenliği" suçlaması, doğulu toplumlarda en etkili suçlamadır. Biri, sizi "komplo teorisyenliği" ile suçlasa, bir süre sonra haklılık kazanacağınız eleştirileriniz, hatırlatmalarınız, uyarılarınızın tamamı "deli saçması" fikirlere döner.

1990'dan bugüne Doğu'sundan Batı'sına, Kuzey'inden Güney'ine son 37 yılda 25 ülkenin bölünerek daha küçük devletlere ayrıştırıldığı ve bir o kadar da ülkenin saldırı, işgal, katliam, sürgünlerle karşı karşıya kaldığı ve halen bu saldırılar sürecinin devam ettiği bu olaylar silsilesinin adını siz ne koyardınız acaba?

I.ve II. Dünya Savaşları da ancak bu kadar alanda etkili olmuş, bu miktarda topraklarda değişikliklere sebebiyet vermişti. Ancak onlara I.ve II. Dünya Savaşları diye isim verirken bir bunlar kadar tüm Dünyayı etkisi altına alan bu savaş-saldırı sürecinin iyi ya da kötü hiçbir ismi konulmamıştır. Aslında ismi konulmamıştır derken haksızlık etmiş oluyoruz. I.ve II. Dünya Savaşları kadar Dünyayı kan gölüne çeviren bu savaş-saldırı sürecinin ismi vardı aslında. Bunun adı da; "geri toplumlara demokrasi götürmek" idi.

Küresel güçler Dünyayı yangın yerine çevirdikleri tüm bu saldırılarına "geri toplumlara demokrasi götürmek" adını verdiler ve işin tuhaf tarafı da bu yalana herkesi inandırdılar. Bu nedenle de başından beri biz de bu soruyu sormaya ya da açmaya çalışıyoruz. Dünyada, eski dönemlerde var olduğu söylenen savaş, saldırı, işgal, sürgün, katliam, soykırımlar dönemi bitmiş midir? Evet, sorumuz bu. Dünyada, geçmişte yaşanan vahşetler sizce son bulmuş mudur?

Sanırım çok az kişi, hayır "Dünyada, Batılı Vahşet bitmemiştir" kanaatini taşımaktadır. Dünyada Batılı vahşetin bitmediğine yönelik inancın bu denli güçlü olmasının sebepleri var elbette. Bu sebepleri de maddeler halinde sıralayabiliriz.

Prof. Dr.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN