Arama

Dikkat edin! Bu sözler bir Cumhurbaşkanına ait!

Dikkat edin! Bu sözler bir Cumhurbaşkanına ait!

Star Gazetesinin düzenlediği Necip Fazıl Kısakürek ödül töreninde Sayın , neler söylüyor:

"Son sözümüzü söylemedik"

"15 yıldır büyük Türkiye'yi, güçlü Türkiye'yi, kendisiyle birlikte tüm dostlarının, soydaşlarının, dindaşlarının, mazlumların ve mağdurların umut kapısı, güven kaynağı bir ülkeyi inşa etmenin gayreti içindeyiz. Biz üstadın ömrü boyunca hep bekleyip durduğu o İNKILAP var ya, işte onu gerçekleştirmek için çalıştık, çalışıyoruz.

DEVLERİN KIVRANIŞINA, CÜCELERİN ÇIRPINIŞINA ALDIRMADAN TARİHİN EN BÜYÜK İMAN DEVİNİ AYAĞA KALDIRMAK İÇİN GECEMİZİ GÜNDÜZÜMÜZE KATIYORUZ.

Eğer bugün içeriden ve dışarıdan sürekli saldırılara maruz kalıyorsak, iftiralara uğruyorsak, davamıza ve onun uğruna adadığımız CANIMIZA KAST EDİLİYORSA, sebebi işte bu mücadeleden vazgeçmiyor oluşumuzdur. Şayet tıpkı geçmişte yapıla geldiği gibi 'otur' denildiğinde otursak, 'sus' denildiğinde sussak, 'ver' denildiğinde versek, 'al' denildiğinde alsak, inanın bu saldırıların hiçbiriyle karşılaşmazdık.

Ama biz şu veya bu gücün ne dediğine değil, sadece ve sadece Allah'ın ne dediğine baktık, sadece ve sadece milletimizin ne dediğine baktık. TÜRK MİLLETİ OLARAK DAHA DÜNYAYA SON SÖZÜMÜZÜ SÖYLEMEDİK."

"KALPLE BUĞZ ETMEKTEN DİLLE İTİRAZ ETME SEVİYESİNE ÇIKTIK"

"Beni bağışlasın Betül kızımıza şunu söyleyeceğim: Dibe çakılmadık, yok böyle bir şey. Sakın ha. Dibe çakılanlar başkaları. Biz şu anda tavan yapıyoruz Allah'ın izniyle. Ah o dönemleri bir yaşamış olsaydınız, bugünü mukayese daha rahat olacaktı. Rabbimize hamdolsun, nereden nereye geldik. Eğer artık bir Betül kızımız, kardeşimiz varsa, bir Rümeysa kızımız varsa, bugün onlar elhamdülillah üniversitelerde, bilimde, her türlü yarışın içinde yer alabiliyor, devletin her kademesinde yer alabiliyorsa dibe çakan değil tırmanan bir nesil var, bir gençlik var. Milyarlarca olarak da son sözümüz henüz ağzımızdan çıkmadı. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi, BU BÜYÜK İNKILABIN DA bir zamanı vardır. Bir yandan kendimizi güçlendirmenin, büyütmenin, o güne hazırlanmanın mücadelesini verirken, aynı zamanda her türlü haksızlığa, zulme, ahlaksızlığa karşı itirazlarımızı en yüksek perdeden dile getirmekten de geri durmuyoruz, durmayacağız. Çünkü elimizle düzeltemiyorsak dilimizle onunla da bir şey yapamıyorsak kalbimizle buğzetmenin gerektiğini biliyoruz. Kalple buğzetmekten, DİLLE İTİRAZ ETME SEVİYESİNE çıktık. İNŞALLAH EN KISA SÜREDE HAKSIZLIKLARI ELLE DÜZELTECEĞİMİZ günleri de göreceğiz. Bunun ilk adımlarını atmaya başladık."

"Müslümanları hedef alan yeni bir saldırı başladı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de tüm Müslümanların geleceğini yakından ilgilendiren senaryoyu bozduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi üzerinden, tüm 'yu, tüm Müslümanları hedef alan yeni bir saldırı başladı. Bu konuda da ilk adımları çarşamba günü büyük ölçekte attık, inşallah devamını da getireceğiz. Şunu iyi biliyoruz. Kudüs giderse 'yi koruyamayız. Medine giderse 'yi koruyamayız. Mekke giderse 'yi de kaybederiz. Unutmayınız Kudüs demek demektir, demektir, demektir. Medine demek, demektir, demek, demektir. Kabe demek, tüm Müslümanlar olarak hepimizin şerefi, namusu, onuru, haysiyeti, varlık gayesi demektir. Biz bunların hiçbirinden vazgeçemeyiz. Allah'ın emrine ve ecdadın emanetine sahip çıkmak için ne gerekiyorsa bunu yapacağız."

Dünyanın düzeninin bozuk olduğunu, bu bozuk düzenin, gün gelip kıyıya vuran masum Suriyeli bedeni, evi başına yıkılan, tüm hakları ellerinden alınan Filistinli olarak karşılarına çıktığını dile getiren Erdoğan, "Bu bozuk düzen gün geliyor, yurtlarından topluca sürgün edilirken nehirlerde, bataklıklarda son nefeslerini veren Arakanlılar olarak karşımıza çıkıyor ama biz susmuyoruz." ifadelerini kullandı.

Tarihinize dönün bakın, şimdiye kadar yukarıdaki cümleleri kullanan bir Cumhurbaşkanı gördünüz, duydunuz ya da okudunuz mu? Elhamdülillah ki bu bir nimettir. Nimet olduğu kadar da BİZE EN AZINDAN ÇABA SARF ETMEMİZİ GEREKTİREN BİR SORUMLULUKTUR DA.

Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bir Müslüman olarak, bir Cumhurbaşkanı yine kendi ifadesiyle CANHIRAŞ bir mücadele içindeyse bizim yapabileceklerimiz hatta yapmak zorunda olduğumuz şeyler. İsrailoğullarının (A.S)'a "Sen ve Allah'ın beraber Firavun'la savaşın diyerek" , yalnız bırakması gibi bir vefasızlığı gösteremeyiz.

İslam Aleminin dertleriyle ÇIRPINAN BU ADAMI YALNIZ BIRAKAMAYIZ.

Evet, belki de herkes "doğru, yalnız bırakmayız" demektedir ama nasıl ona destek olacağımız konusunda onun gösterdiği ÇIRPINMA içinde değiliz. Bilin ki Allahu Teala, bu yalnız mücadelesinde ona ve onun şahsında Müslümanlara ve tüm mazlumlara ÇIRPINIRCASINA göstermediğimiz desteğin hesabını bizlere soracaktır.

Nitekim bu konuda Nisa Suresi 75'inci ayette Allahu Teala şu şekilde buyuruyor:

"Size ne oluyor da, Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?"

Dolayısıyla bu mücadele sadece onun mücadelesi değil. Derdi olan herkesin görevi. Eğer bu şekilde CANHIRAŞ mücadelesini sürdüren bu ÇIRPINAN ADAMI yalnız bırakmaya devam edersek bilin ki aslında kendimizi yalnız bırakmış olacağız.

Ona bir şey olursa ne Türkiye'de, ne de tüm İslam aleminde kimse huzur bulamayacak. Bu kez ellerinden Sayın Erdoğan gibi birini kaçırdıkları ve bir daha böyle bir şeye fırsat vermek istemedikleri ve gelecek ihtimalleri de kökünden kurutmak için TARİHİN ŞİMDİYE KADAR KAYDETMEDİĞİ KATLİAMLARI YAPACAKLARDIR.

Bu durumda ona gösterilecek destek başta herkesin şahsı olmak üzere tüm Türkiye ve İslam Alemine yapılmış olacaktır.

Aklı olan bu fırsatı kaçırmaz. Bu CANHIRAŞ BİR ŞEKİLDE ÇIRPINAN ADAM İÇİN ELİNDEN GELENİN FAZLASINI YAPAR.

Çünkü kazara fırsat onlara geçerse işte o zaman onlar hiç acımayacaklar, onlar ELLERİNDEN GELEN BİR YANA GELMEYENİ DE YAPMAYA ÇALIŞACAKLAR.

Rabbim, Türkiye'yi ve İslam Alemini BU ZALİMLERDEN KORUSUN.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN