Arama

İyilik kimde ve nerde başlar?

İyilik kimde ve nerde başlar?
Sesli dinlemek için tıklayınız.

Bilindiği gibi, insan; içinde bulunduğu çevrenin ve ortamın ürünüdür. Ana rahminden mezara kadar, sosyal-kültürel-fiziki çevre aklını-ruhunu-bedenini etkiler; "iyi" ya da "kötü" bir benlik-kimlik-kişilik kisvesine bürünür.

Yetişme çağındaki çocuklar ve gençler; beğendikleri ve benzemeye çalıştıkları kimseleri, "model" olarak görürler. Tarihi, gerçek ya da sanal kahramanların peşlerine düşer; onların izlerinden yürürler.

Söz konusu çevreyi ve ortamı oluşturanlar, geliştirenler, değiştirenler, dönüştürenler; ailede anneler ve babalar, okulda öğretmenler ve idareciler, toplumda aydınlar ve yöneticilerdir. Bahçeye hangi ağaç dikilmişse, onun meyvesi toplanır; tarlaya hangi tohum ekilmişse, onun ekini biçilir.

O halde; iyilik de kötülük de bende yahut bizde başlar. Kendi elimizle, dilimizle, halimizle besleyip büyüttüğümüz yerlerde yazlar, kışlar.

Bu gerçeği, iki örnek olayla ve durumla izah edelim. Kişisel, kurumsal, toplumsal sorumluluklarımızı kuşanıp; "iyileri ve iyilikleri çoğaltma, kötüleri ve kötülükleri azaltma" yoluna gidelim.

KRALİÇEYE MEKTUP

Geçtiğimiz Mart ayı içinde, medya mecralarına yansıyan üç haber dikkatimizi çekti. Parçaları birleştirip, birlikte yorumladığımızda; idrakimizin ikaz ışığı yandı ve "Bu gidiş nereye?" dedirtti.

Alanla ilgili araştırmaların sonuçlarına göre; aziz milletimizin kahraman evlatları, İngiltere'nin "Kraliyet Ailesi" ile ilgili haberleri, yorumları yakından takip ediyormuş. Bu konuda, arama motorlarını en çok kullanan ilimiz; 331 bin nüfuslu Siirt vilayetimiz olmuş.

Aydın'da, özel okulda okuyan 5. sınıf öğrencisi bir kızımız, İngiltere Kraliçesi İkinci Elizabeth'e "mektup" yazarak; sevgisini, saygısını, hayranlığını dile getirmiş. Kraliçe'nin baş nedimesi cevap verip, duydukları memnuniyeti belirtmiş.

Kesine yakın bir ihtimalle; söz konusu çocuğumuzun annesi, babası, öğretmeni, idarecisi bu durumla övünmüştür. Okulların ve öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunda olduğu gibi, olay; "kültürler arası diyalog ve yabancı dil öğrenme-öğretme başarısı" olarak görülmüştür.

Öte yandan; bir köşe yazarı beyan eder, ajanslar da alıp onu haber yaparlar. TV dizilerinde oynayan bir hanımefendinin, aynı Kraliçe ile ilişkisinin gizemli hikâyesini anlatırlar.

Rivayete göre; kendisi oyunculuk okurken, eğitimine İngiltere'de devam etme kararı almış. Ancak, bu hedefin önünde bazı engeller varmış.

Bütün sınavları geçtiği halde, uluslararası kredi sistemine takılıp kalmış. Hayal kırıklığına uğramış, ümidi ve hevesi kırılmış.

Derken, Kraliçe Elizabeth keramet gösterip bir gece rüyasına girmiş. "Kızım sen bana niçin haber vermedin? Mektup yaz, hemen halledeyim" demiş.

Yazmış ve dediği gibi olmuş. Özel ilgi ve inisiyatif sayesine, İskoçya Kraliyet Akademisi'nde okumuş.

Bu hal ve gidişin adı; "yabancı dil öğrenme ve öğretme" işini bağlamından çıkarıp "yabancı kültür emperyalizmine dönüştürme", bilimde ve teknolojide ilerlemeyi yanlış yorumlayıp Avrupa'nın, Amerika'nın uydusu haline gelme sorunu. Oğullarımızın ve kızlarımızın büyük çoğunluğu; artık bizim değil, vahşi Batı kültür ve medeniyetinin torunu.

O kültür ve medeniyet ki; gittiği her yere sömürme, kemirme, açlık, yoksulluk, zulüm, işkence, ateş, kan, gözyaşı, gönül yarası götürüyor. Dünya ve ahiret cennetimizi cehenneme çeviren şeytan kulesinin tepesinde; kadife eldivenli Kraliçe ve benzerleri oturuyor.

DENEME YARIŞMASI

Şüphesiz; ülkemizin ve toplumumuzun, dünyamızın ve insanlık âleminin "iyilik işçileri-elçileri" de var. İmkânlar ile ihtiyaçlar arasında köprü görevi yapıp; iyileri ve iyilikleri çoğaltmaya çalışıyorlar.

Devlet-millet iş birliği içinde, mazlumun ve mağdurun elinden tutuyoruz. Bir yandan bu günün dertlerine deva olmaya çalışırken; öte yandan, yarının tarlasına iyilik tohumları atıyoruz.

Bu bağlamda, iyiliğin kurumsal yapılarından biri olan Mavera Vakfı; son yıllarda, ödüllü "deneme yarışması" geleneği oluşturdu. Yıldan yıla hem metodunu, usulünü; hem de muhtevasını geliştirdi.

Her seferinde, öncelikli ve önemli bir konu tercih ediliyor. Dereceye giren eserler ile katılan denemelerden seçilen bölümler; üç dilde (Türkçe, Arapça, İngilizce) yayınlanan kitaplar haline getiriliyor.

Ödüller arasında; tarih, kültür, medeniyet seyahati de var. Hak edenler; gönül coğrafyamızın nadide merkezlerinden birine götürülüp gezdiriliyorlar.

2021 yılı için, "iyilik bende başlar" konusu seçilmiş. Gezi mekânı olarak ise, Endülüs tercih edilmiş.

Bu yılki deneme yarışması, "Akif Emre anısına" yapılacak. Böylece, hayatı boyunca iyilik yolunda yürümüş şahsiyetlerden biri hatırlatılmış olacak.

Allah(cc), En'am Suresi Ayet 160'da; "İçinizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler, işte onlardır" diyor. Bakara Suresi Ayet 44'de ise; "Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz?" diye ikaz ediyor.

Şefkat ve merhamet peygamberi Hz. Muhammed(sav)'in beyanına göre; "İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olan kimsedir". Bizden her kim, bir yerde bir kötülük görürse; "eliyle düzeltmesi, buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltmesi, buna da gücü yetmiyorsa kalben karşı çıkması" gerekir ve bu, imanın asgari seviyesidir.

Daha iyi bir dünyada yaşamak ve daha güzel bir ahiret yurdu kazanmak için; iyileri ve iyilikleri çoğaltmaya çalışmalıyız. Kendimizden başlayıp; yakından uzağa doğru, gücümüzün ve imkânımızın yettiği en uç noktaya kadar ulaşmalıyız.

İyiler; kötülerden daha cesur ve çalışkan, daha örnek ve öncü olmalı. "Hemen değilse ne zaman, ben değilsem kim, burada değilse nerede" anlayışıyla; herkes sorumluluk almalı.

Zekeriya Erdim

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN