Arama

  • Anasayfa
  • Dünya
  • İsrail'in şehit ettiği Filistinli müezzinden geriye 'mücadelesinin' hatıraları kaldı

İsrail'in şehit ettiği Filistinli müezzinden geriye 'mücadelesinin' hatıraları kaldı

Yayınlanma Tarihi: 20.03.2021 15:19 Güncelleme Tarihi: 20.03.2021 15:15
İsrail'in şehit ettiği Filistinli müezzinden geriye 'mücadelesinin' hatıraları kaldı

Dün cuma namazı sonrası katıldığı gösteride şehit edilme anı belgelenen Beyt Decci'nin müezzini Atıf Hanayişe'nin katledilmesi Filistin'de büyük tepkilere yol açtı.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Beyt Decin beldesindeki Musa Bin Nusayr Camisi'nde dün minareye çıkıp cuma ezanı okuyan Atıf Hanayişe, namazın ardından İsrail askerlerince şehit edildi.

Beyt Decin'in 48 yaşındaki 20 yıllık gönüllü müezzini Hanayişe, dün camisinde son kez müezzinlik yaptı ve kılınan cuma namazı sonrası, her hafta olduğu gibi bir kez daha İsrail işgaline karşı beldesinde düzenlenen sivil gösterilere katılmak üzere meydana çıktı.

Yahudi yerleşimciler lehine 1967'den bu yana karış karış istila edilen topraklarını savunmak üzere, gerçek mermi, plastik mermi, ses bombası, göz yaşartıcı gaz ve her türlü mühimmata karşı sadece sapanıyla ve savunmasız bedeniyle mücadele sahasına çıkan Hanayişe, İsrail askerlerince kafasından gerçek mermiyle hedef alınarak şehit oldu.

"Beyt Decin'in Müezzini" lakabıyla tanınan Hanayişe'nin Yahudi yerleşim birimlerine karşı düzenlenen haftalık protestodaki son anları da Anadolu Ajansı (AA) serbest foto muhabiri Nidal Iştiyye tarafından anbean belgelenmişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen Israel Hayom gazetesi İsrail ordu kaynaklarına dayandırdığı haberinde Hanayişe'yi Hamaslı olmakla suçlarken, İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN ise haberinde Hanayişe'nin şehit edilmesine ilişkin ordu tarafından soruşturma başlatıldığını iddia etmişti.

Şehadet haberinin duyurusu sosyal medyada geniş bir yer bulan Hanayişe'nin en yakın arkadaşı Muhammed Ebu Sabit, şehit müezzini AA'ya anlattı.

Herkesin saygısını kazanmıştı

Filistinli Ebu Sabit, yakın arkadaşı Hanayişe'nin asıl mesleğinin marangozluk olduğunu belirterek, şehit müezzinin önce Beyt Decin Ulu Camii'nde daha sonra yine aynı beldedeki Musa Bin Nusayr Camii'nde gönüllü olarak müezzinlik yaptığını ifade etti.

Ebu Sabit, "Atıf, mütedeyyin bir insandı ve gönüllülük esasına dayalı işleri severdi. 20 yıl boyunca yaptığı müezzinlikten ise hiçbir şekilde maaş almadı." dedi.

Hanayişe'yi çocukluğundan beri tanıdığını ve sabah namazlarında her daim ön saflarda yer aldığını aktaran Ebu Sabit, "Bu diyardan gitti ama onu tanıyan herkesin saygısını kazanarak gitti." ifadelerini kullandı.

Süregelen bir mücadele

Ebu Sabit, arkadaşının 90'lı yıllarda İsrail işgaline karşı faaliyetleri nedeniyle tutuklandığını ve bir yıl hapis yattığına dikkati çekerek, şehit müezzinin 2000'li yıllarda baş gösteren 2'nci İntifada'da İsrail askerlerince ayağından vurularak gazi olduğunu kaydetti.

Hanayişe'nin "cesaret ve inat hasletlerine" sahip olduğuna vurgu yapan Ebu Sabit, arkadaşının onurlu bir hayatın mücadelesi yolunda şehit olduğunu ifade etti.

Ebu Sabit, Atıf Hanayişe'nin, şehadetiyle arkasında gözü yaşlı bir anne-baba ve bir eş ile biri kanser hastası olmak üzere 3 çocuk bıraktığını da sözlerine ekledi.

Hanayişe'nin naaşı, şehadetinden birkaç saat sonra müezzinlik yaptığı Beyt Decin'deki Musa Bin Nusayr Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından binlerce Filistinlinin katıldığı törenle toprağa verilmişti.

Filistin'den kınama

Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Hanayişe'nin İsrail güçleri tarafından şehit edilmesi en güçlü ifadelerle kınanmıştı.

Hanayişe'nin şehit edilmesinin işgalin kirli yüzü olduğu ve yargısız infaz yapıldığı belirtilen açıklamada, Netanyahu başbakanlığındaki İsrail hükümetinin "bu suçun" sorumlusu olduğu vurgulanmıştı.

Filistinli örgütlerden sivil direniş çağrısı

Fetih, Hamas, İslami Cihad Hareketi ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) tarafından ayrı ayrı yapılan yazılı açıklamalarda, Hanayişe'yi şehit eden İsrail güçleri kınanmıştı.

Filistinli gruplar açıklamalarında, "Filistin halkına bu suça dur demek için Batı Şeria'daki sivil direnişi yükseltme" çağrısında bulunmuştu.

Müezzin Hanayişe, dün cuma namazı sonrası İsrail güçlerinin Beyt Decin belde kırsalında yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerine karşı düzenlenen gösteriye müdahalesinde gerçek mermiyle vurularak şehit olmuştu.

Filistin Enformasyon Merkezi'nin verilerine göre, 2021 yılının başından bu yana 8 Filistinli İsrail güçlerince şehit edildi.

Beyt Decin Beldesi

İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kentine bağlı Beyt Decin beldesinin yüzde 32'si İsrail makamlarınca "Oslo Anlaşması gereğince" B bölgesi, yüzde 68'i ise C bölgesi olarak belirlenmiş durumda.

İsrail makamları, 1973'te ilk defa Beyt Decin'in C bölgesi olarak belirlediği topraklarından 199 dönüme el koymuş ve burada Hamra ve Mekhora adlı iki Yahudi yerleşim birimi kurmuştu.

Belde sakini Filistinliler, uzun yıllardır, İsrail'in belde toprakları üzerinde Yahudi yerleşim birimi inşa ve genişletme faaliyetlerine karşı sivil protesto gösterileri düzenliyor.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Yüzde 18'i kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e "güvenliği" İsrail'e devredilmiş, yüzde 61'ini oluşturan "C bölgesi"nin ise "idari yönetimi ve güvenliği" İsrail'e bırakılmıştı.

İsrail yönetimi kendi kontrolünde olduğu gerekçesiyle çoğunlukla "C bölgesi"nde Filistinlilerin yeni yapı veya genişletme çalışması yapmasına izin vermiyor.

Yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri ve Ayrım Duvarı

İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'da 250'den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde ikamet eden 500 binden fazla Yahudi yerleşimci, Batı Şeria'da işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.

Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.

Filistin'de 2000 yılında patlak veren Aksa İntifadası'nın (2. İntifada) ardından İsrail yönetimi, 2002'de "güvenlik" gerekçesiyle Batı Şeria ile İsrail arasına "Ayrım Duvarı" inşasına başlamıştı. Ayrım Duvarı nedeniyle Batı Şeria'daki 3 milyona yakın Filistinli, işgal altındaki Doğu Kudüs ve İsrail'e geçemiyor.

Ayrım Duvarı ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri inşasına karşı her hafta cuma günü düzenlenen protestolara, İsrail askerleri gerçek ve plastik merminin yanı sıra göz yaşartıcı gaz ve bazen tazyikli atık suyla müdahale ediyor.

2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN