Arama

İslam

Mutlak ihlasın ifadesi: Rabia’tü’l Adeviyye

Mutlak ihlasın ifadesi: Rabia’tü’l Adeviyye

Feridüddin Attar'ın evliyaların hayatları ve sözlerini derlediği ünlü eseri "Tezkiret'ül Evliya"da, kadın evliya olarak ismi geçer, Rabia’tü’l Adeviyye’nin. Bu coğrafyada, ismi oldukça yaygın olarak kullanılan Rabia, bir kadın ideali olarak durur karşımızda. Beklentisiz ibadeti ve ihlası, yüksek erdemi temsil eder. Fikriyat’ın kıymetli yazarı Ekrem Demirli, Vav Radyo’da gerçekleştirdiği “Düşünce ve Hayat” adlı programda, bir kadın evliya olarak Rabia’tü’l Adeviyye’yi anlattı…

Davaları uğruna yolundan döndürülemez mücahitler

Davaları uğruna yolundan döndürülemez mücahitler

Bu coğrafya çok büyük direniş hareketlerine tanıklık etti. Müslüman halkların ve coğrafyaların işgale uğradığı anda tekkeleriyle, müritleriyle ayağa kalkan mücahit mürşitler, bu hakikatin en önemli delilidir. Bineğinin eğeri tahtı olan mücahit Abdülkadir El-Cezâirî, Şeyh Şamil, İzzettin el-Kassam; cihada adanmış bir hayat Ahmed Senûsî, İtalyanları durduran çöl aslanı Ömer Muhtar, Sokoto'da Osman bin Fudî direnişin akla gelen büyük isimleri… Hepsi var oldukları kadim topraklarda İslam'ın bayraktarlığını üstlenmişler ve sömürgecilere karşı durmuşlardı.

1440 yıl önce tarihin başladığı olay: Hicret

1440 yıl önce tarihin başladığı olay: Hicret

Bu gece, hicri takvime göre Muharrem ayının ilk gecesi. Tüm Müslüman âlemi için “hicri yılbaşı” sayılan bu gecede, hilâlin görünmesiyle birlikte 1439 hicri yılını tamamlayıp, 1440 hicri yılına gireceğiz. Bundan tam 1440 yıl önce, Allah'ın elçisi, son peygamber Hz. Muhammed (sav), sadık dostu Hz. Ebu Bekir (ra) ile birlikte Mekke'den yola çıkarak Medine'ye hicret etmiş ve bu göç, Müslümanlar için yeni bir sayfanın başlangıcı olmuştu. Bizler de, yeni yılınızı kutluyor ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diliyoruz.

İslâmiyet’in en faziletli amellerinden olan köle azadına Osmanlının bakışı

İslâmiyet’in en faziletli amellerinden olan köle azadına Osmanlı'nın bakışı

Osmanlı cemiyetinde devlete ait köleler, profesyonel asker ve devlet adamı olarak yetiştirilirdi. Bunlardan çok sayıda yüksek bürokrat çıkmış; hatta padişah kızları ile evlenmiştir. Osmanlı padişahları da, saraya alınmış kadın köleler ile evliliği tercih ederdi. Garb’da azatlanmış da olsa, köle, hürlerin arasında asla yer bulamazken, Osmanlı cemiyeti, köleleri statüleri sebebiyle aşağılamamıştır.

Diğer varlık ve olayların içyüzünü keşfetme ilmi firâset

Diğer varlık ve olayların içyüzünü keşfetme ilmi "firâset"

İnsanlar içinde akıl, zekâ ve firâset olmak üzere her bakımdan en üst derecede olanlar, peygamberlerdir. Onlar kuvvetli bir hâfıza, yüksek bir idrâk, güçlü bir mantık ve iknâ kâbiliyetine sâhiptirler. İnsanların, diğer varlık ve olayların içyüzünü keşfetme, gelecek hakkında doğru tahminlerde bulunma melekesi anlamında kullanılan terime de firâset denir. Bu kelimenin anlamı, bir kimsenin ahlâk ve istidadını yüzünden anlamak, bir şeyi sezmek, iç yüzünü keşfetmek demektir…

Kölelik müessesesini ıslah eden medeniyet

Kölelik müessesesini ıslah eden medeniyet

Peygamber Efendimiz “Kölelerinize yediklerinizden yedirin, giydiklerinizden giydirin. Onlara kölem demeyin; oğlum veya kızım deyin. Yapamayacağı işi yüklemeyin. Bir iş verince de yardım edin. Allah dilese, sizi onların emri altına verirdi” buyurdu.

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN