Arama

Hicaz Demir Yolu'nun son durağı: Medine Tren İstasyonu

Efendimizin (sav) yüzü gözü nuruna verilen hürmetin somut eşyalara dökülen türlü yolları vardır. Kimi hikayeler kaleme alır kimi şiirler söyler kimi de Sultan Abdülhamid Han gibi Peygamberimizin (sav) mübarek türbesinin süpürülmesi için kendi elleriyle süpürge yapar. Osmanlı'nın Peygamber (SAV) aşkı işte böyledir. İnşa ettikleri mescidlerde, tarihi yapılarda görürüz bu neticeyi. Bugün o yapılardan biri olan Medine Tren İstasyonu'ndan bahsedeceğiz size.

Hicaz Demir Yolu'nun son durağında insanları karşılayan iki şey vardı:
Medine İstasyonu ve Hamidiye Cami...

Medine Tren İstasyonu, Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı, Sultan II. Abdülhamid Han tarafından 1900 -1908 yıllarında Şam ve Medine arasında inşa edildi. Osmanlı döneminde yapılan Hicaz demir yolunun son durağıydı. Rayların bir ucu İstanbul Sirkeci Garı'na uzanıyordu. Böylelikle İstanbul ve Medine birbirlerine kavuşmuş oluyordu.

II. Abdülhamid kimdir?
II. Abdülhamid, Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahıdır.


Hamidiye Cami
Amberiye mescidi olarak da bilinen Hamidiye Cami,Osmanlı Türk yapılardandır.
Cami, Osmanlı döneminde Medine'de II. Abdülhamid tarafından inşa edilmiştir.

Kudüs Filistin'in Kalbidir

*İstasyonun yapıldığı dönemde projenin Mekke'ye kadar yapılması planlanmıştı. Fakat bu gerçekleşemedi. Ancak Medine'ye uzanan kısım tamamlanabildi. II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi sebebiyle proje kesintiye uğradı ve raylar sökülerek İstanbul ile olan bağlar kesildi. Bu nedenle İstanbul ve Medine seferleri yalnızca birkaç yıl yapılmış oldu.

Hicaz Demir Yolu'nda her şey en ince ayrıntısına kadar projelendirilmişti. Öyle ki maddi ve manevi her şeyi uzunca düşünen II. Abdülhamid Han, Peygamberimizin (SAV) ruhu rahatsız olmasın diye raylara keçeler döşetmişti. Osmanlı'nın, Efendimiz'e (SAV) olan hürmetinin ne denli üst seviyede olduğunu görürüz, bu ayrıntıda.

Kudüs'ün Kadim Tarihi

HAMİDİYE CAMİİ (AMBERİYE MESCİDİ)

➡ Abdülhamid, Tren İstasyonu'ndan çıkan Müslümanların rahat bir şekilde Resullullah'ın (SAV) huzuruna varabilmesi için bir de mescid inşa etti. Kendisinin bu yapıyı inşa etmesinden dolayı adına Hamidiye Camii denildi.

Amberiye Cami olarak da bilinen Hamidiye, hac ve umre yapmak için gelen Müslümanların dinlenmelerini sağlamak amacıyla Osmanlı mimarisiyle inşa edildi. Cami hakkında verilen bilgilerin içinde en dikkat çekeni ise Kur'an-ı Kerim'in ayet sayısı olan 6 bin 666 taşla inşa edilmesi, merdivenlerinin ise sure sayısına binaen 114 adet olduğudur.

Kudüs adını unutan şehir

◾ Kutsal toprakları ziyaret etmek, O'nun (SAV) huzuruna varıp hasret gidererek gözyaşı dökmek her mümin kulun hayalidir. Osmanlı Devleti de kutsal toraklara olan hürmeti ile bu yapıları inşa etmiş ve Müslümanlara kolaylık sağlamıştır.

Şu an müze olarak kullanılan ve içinde Osmanlı Devleti ve Suud Hanedanına ait bazı eşyaların sergilendiği tren istasyonu, Medine'de bulunan hacıların ziyaret ettiği yerlerin başında geliyor.

Kalem'in Ucu: Kudüs

Medine Tren İstasyonu'nda Osmanlı Devleti'nden kalan lokomotif ve vagonlarda yalnızca Müslüman çalışanların olmasına özen gösterildiği rivayet edilir. Yaygın başka bir rivayete göre de yalnızca 9 yıl hizmet verdiği ve istasyonda halen Osmanlı armaları bulunduğu bilgileri verilir.

Osmanlı sanatıyla inşa edilen Medine İstasyonu, Türk-Osmanlı mimarisinin Medine'de kalan son örneklerindendir.

Nuri Pakdil için Kudüs'ün Önemi

Peygamberler Işığında Kudüs'ün Önemi

◾ Osmanlı'nın tipik mimari örneklerinden olan Medine Tren İstasyonu ve Amberiye Mescid'i yıkım ve işgallere rağmen günümüze kadar korunarak gelmiş, 2020 yılında Türkiye'nin önderliğinde müzeye dönüştürülmüştür. Şu an müzede Peygamberimiz (sav) döneminden kalan eşyalar yer alır. Sergilenen eserler içinde Sad Bin Ebi Vakkas (RA)'ın yayınında bulunduğu bilinir.

Sad Bin Ebi Vakkas kimdir?
Kendisi küçük yaşta İslamı kabul etmiş, annesi Müslüman olmasından dolayı onunla küsmüştür.
Peygamber Efendimiz'den (SAV) önce Medine'ye hicret eden Sad Bİn Ebi Vakkas,
Aşere-i Mübeşşere'dendir. Sahabiler içinde en iyi ok atan sahabi ünvanıyla meşhurdur.

Aşere-i Mübeşşere:
Arapça "cennetle müjdelenen 10 kişi" demektir.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN