Arama

Osmanlı zamanında yaşanan depremler

Türkiye'nin bulunduğu coğrafya, 1500'lü yıllardan itibaren farklı zamanlarda 7 ve üstü büyüklüğünde 23 depremle sarsıldı. Osmanlı zamanında yaşanan üç büyük depremde binlerce ev yıkılmış, onlarca kişi de vefat etmişti. Küçük kıyamet olarak adlandırılan bu depremlerin artçıları aylarca sürmüş, halk uzun süre çadırlarda yaşamıştı.

  • 1
  • 10
KÜÇÜK KIYAMET (22 AĞUSTOS 1509)
KÜÇÜK KIYAMET (22 AĞUSTOS 1509)

II. Bayezid zamanında 1509'da meydana gelen depremde binlerce insan ölmüş, İstanbul harap olmuştu. Bu deprem İstanbul için o kadar yıkıcı olmuştu ki, tarihçiler tarafından "Kıyamet-i Sugra", yani "Küçük Kıyamet" olarak adlandırılmıştı.

İstanbul tarihindeki en yıkıcı afetlerden biri olması nedeniyle "Küçük Kıyamet" olarak nitelendirilen bu depremde hayatını kaybedenlerin sayısıyla ilgi 5 bin ila 15 bin arasında rakamlar verilir. Can kaybının bu denli fazla olmasının önemli bir nedeni olarak depremin gece meydana gelmiş olması gösterilmişti. Artçı sarsıntıların bir buçuk ay devam ettiği 1509 depreminde yüzün üzerinde camii ve mescit, bin yüz kadar ev ve sayısız dükkân tamamen yıkılmıştı. Deprem sırasında denizin yükseldiği ve şehrin alçak kesimlerini su bastığı da söylenir.

  • 2
  • 10
NÜFUSUN YÜZDE ONU DEPREMDEN ETKİLENDİ
NÜFUSUN YÜZDE ONU DEPREMDEN ETKİLENDİ

Doğu Akdeniz'de meydana gelen en büyük depremdi. Bolu'dan Edirne'ye kadar olan sahada kendini hissettirmişti. Bursa, İznik, Gebze, İzmit Körfezi, Bolu, Gelibolu, Edirne, Dimetoka gibi yerleri de etkilemişti.

Bu yıllarda 200 bin civarında olan İstanbul'un nüfusunun yaklaşık yüzde onu deprem sonucu ya ölmüş veya yaralanmıştı.

  • 3
  • 10
ŞEHİR HARAP OLDU
ŞEHİR HARAP OLDU

Depremin İstanbul'daki bilinen tahribatından bazıları şu şekildedir: 109 cami tamamen yıkılmış, Yedikule'den Bahçekapı'ya kadar olan surların önemli bir kısmı yıkılmış, Fatih ve Bayezid camilerinin kubbeleri zarar görmüş, suyolları mahvolduğundan şehrin bazı kesimlerini su basmıştı. Ayrıca Karaman semtinin harap olduğu, Topkapı Sarayı, Galata Kulesi, Küçükçekmece ve Büyükçekmece köprüleri, Anadolu Hisarı ve Rumeli Hisarı'nın kısmen zarar görmüştü.

Bu deprem ve artçıları İstanbulluların psikolojisi üzerine derin izler bırakmış, kaybedilen eş dost ile mal ve mülke duyulan üzüntünün dışında, insanlar uzun süre ölüm korkusuyla evlerine girememişti. Hatta dönemin padişahı İkinci Bayezid'in yatak odası bile çökmüş ancak padişah birkaç saat önce odadan ayrıldığı için canını kurtarmıştı. Sultan sarayın bahçesine kurdurduğu bir çadırda on gün kaldığı, ardından da Edirne'ye gittiği bilinir.

  • 4
  • 10
KISA ZAMANDA ŞEHİR İMAR EDİLDİ
KISA ZAMANDA ŞEHİR İMAR EDİLDİ

Depremden sonra, yaraların sarılması, harap olan binaların yeniden inşası için Osmanlı idaresince çalışmalar hemen başlatılmıştı. Buna göre; İstanbul'da yıkılan evleri yaptırmak için 20 evden bir kişi ve ev başına 22'şer akçeyle ceaor denen ücretli işçiler tedarik edilmişti.

Bu şekilde Anadolu'dan 37 bin, Rumeli'den ise 29 bin cerahor getirilmiş, ayrıca üç bin kadar da mimar ve dülger de İstanbul'a çalışmaya gelmişti. Devlet, İstanbul ahalisinin bozulan ruhsal durumunu düzeltmek için de çaba sarf etmiş, fukaraya değerli tabak ve tepsilerde yiyecek ve içecek dağıtılarak, bir tür zenginlik gösterisi yapma gereği duyulmuştur.

İstanbul'daki imar faaliyetleri 29 Mart 1510'da başladı ve çok kısa bir süre zarfında 1 Haziran 1510'da bitirildi. İyi hazırlık yapıldığı için 2 ay gibi kısa bir zamanda şehrin surları, köprüler Rumeli ve Anadolu hisarlarının tahrip olan yerleri, Kız Kulesi, evler, camiler, medreseler, hanlar, çeşmeler ya baştan inşa edilmiş veya tamir edilmişti.

  • 5
  • 10
1766 DEPREMİ (22 Mayıs 1766)
1766 DEPREMİ (22 Mayıs 1766)

1766 yılının Kurban Bayramı'nın ikinci günü sabahı meydana gelen bu büyük depremin artçıları sekiz ay devam etmiş, İstanbullular bu süre zarfında huzurla evlerinde uyumayı unutmuştu. Nitekim ahali aylarca çadırlarda barınmış, doğal olarak da insanların ruhsal durumu bozulmuştu.

Büyük sarsıntı ve artçıları devam ederken Topkapı Sarayı da hasar gördüğünden Sultan III. Mustafa'nın Edirne'de ikamet ettiği bilinir.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN