Aklı tatile göndermek
Kimileri İran'ın dize gelmesi için ortada sadece iki seçenek olduğunu varsayıyor. Bunlardan birisi Humeyni'nin Körfez üzerinde bir İran yolcu uçağının Reagan idaresi tarafından düşürülmesinden sonra pes etmesidir. Acı ve zehir kupayı içtiğini ilan ederek savaşa son vermesidir. Bu suretle savaşla geçirilen 8 yıl heba olmuştur. Kimileri de İran'a ancak Japonya modeli uygulandığında dize geleceğini öngörmektedir. Yani Japonya'dan sonra İran'a karşı da nükleer seçeneğin kullanılmasıdır. Zira İran yenilgiyi kabul etmiyor, reddediyor! Bu savaşın belki de uzun yıllara yayılacağı anlamına gelmektedir. İranlılar sofistike davransalar da pek rasyonel hareket ettikleri söylenemez. İran televizyonuna konuşan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan bir duruma çok sinirleniyor. İran'da bazı aklı evvellerin Amerikan ambargosunun İran'a hiç zarar vermediğini ve hayat pahalılığını artırmadığını veya enflasyon üzerinde hiç etkisi olmadığını söylediklerini hatırlatıyor. Hatta savaşın ABD'de enflasyonu kamçıladığını ve yüzde 2 oranında artırdığını ama İran' a hiç tesir etmediğini savunuyorlar. Pezeşkiyan bunun aklı rafa kaldırmak veya tatile göndermek olduğunu söylüyor. İşte savaşa devam edelim diyenler bu aklı evveller. İran mantıksızlık girdabında debeleniyor. Aynı anlayış Amerikan hedeflerine karşı füzeleri ateşliyor. Bunun bir iç bir de dış boyutu var. Devrim Muhafızlarının cepheyi hareketlendirerek füzeler üzerinden bir iç hesaplaşma yürüttüğü ve Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ı köşeye sıkıştırmaya çalıştığı söyleniyor.
Vaktiyle çılgın Afgan mücahit hizipleri de böyle yapmışlardı. Başbakan olan Hikmetyar, Kabil'i ele geçiren ve orada karargah kuran Ahmet Şah Mesut güçlerini bombalıyordu. Onlar bu yolla şehir dışına çıkarmak istiyordu. Yani kendi ülkelerini çekişme alanı haline getirmişlerdi. O dönemde kurtarılmış şehirlerden Host'a gittiğimizde buranın Rus uçaklarının mezarlığına dönüştüğünü görmüştük. Mücahitler bunlardan yararlanmayı düşünmek yerine imha ediyorlardı.
Böyle dost düşman başına.
Akılsızlıktan Ruslar da İranlılar kadar nasibini alıyor. Bu çerçevede Kimileri Hürmüz Savaşı'nın giderek Ukrayna-Rusya kapışmasına benzediğini ve uzama riski taşıdığını dile getiriyor. Savaşı kolayca başlatırsınız ama aynı kolaylıkla durduramazsınız. Tarihi olarak Rusya ile İran birbirlerine benzeyen ülkeler kuşağını temsil eder.
Bir Rus gazeteci, Lavrov'a alaycı bir dille, "Rusya nasıl oldu da Kuzey Kore ve İran'la baş başa kalabildi ve yalnız kaldı. Dostluk halkasını ötesine taşıyamadı?" diye soruyor!
Ne söylese beğenirsiniz?
Lavrov, tüm alaycılığı susturan bir açıklamayla karşılık verdi: "Bunun neresi yanlış?" Bu açıklamasında Lavrov, bir istihbarat subayının soğukkanlılığıyla durumu değerlendiriyor. "Müttefik sayısı artık başarının ölçüsü değil; aksine çok kutupluluğu, çoğulculuğu reddeden dünya düzenine karşı koyabilme yeteneğidir. Kuzey Kore ve İran sadece müttefik değil; onlarca yıldır yaptırımların tekelini kırma, bağımsız askeri ve teknolojik yetenekler geliştirme ve dayatılan tecride rağmen ayakta kalabilme becerisi gösteren ve kapasitelerini kanıtlamış ülkelerdir. Rusya'nın artık sadece protokol belgeleri imzalayan müttefiklere değil, ilan edilmemiş savaşları nasıl kazanacağını bilen ortaklara ihtiyacı var..."
Bu da aklı tatile göndermenin felsefesidir.
Mustafa Özcan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.