Mustafa Özcan
23 Ağustos 2026
Mustafa Özcan
Türkiye, İsrail ile savaşır mı?
Tüm Yazıları

Türkiye, İsrail ile savaşır mı?

Mısırlı ünlü gazeteci Muhammed Haseneyn Heykel adeta gazeteci kılığında bir kahindi. Yerli yersiz kehanete varan tahliller ve analizler yapardı. Bunlardan birisinde 'Türkiye asla İsrail ile savaşmaz' demiştir. Bu keskin analiz yerli yerinde bir analiz değil. Türk nefretinden kaynaklanan isabetsiz bir değerlendirmedir. Hatta Türkiye'nin bazen İsrail'in yanında savaştığını da söylemiştir (https://www.facebook.com/reel/ 1100098345802002). Halbuki son dönemlerde İsrail, Suriye üzerinden sürekli olarak Türkiye ile sürtüşüyor ve taciz ediyor. Bu da arada gecikmeli bir hesaplaşmanın veya kapışmanın olacağını gösteriyor. Her zaman dip dalgayı görmek mümkün olmayabilir. Elbette Heykel de dip dalgaların pek farkında değildi. Bölgede durumun nereye doğru evrileceğini pek kestiremiyordu. Nasır'ın bölgedeki hasım mihveri Türkiye ile Nuri Said Paşa'nın Irak'ıydı. Bu nedenle de Heykel'in Türkiye karşısında tarafsız kalması pek mümkün değildi. Lakin bunu ulu orta ve keskin bir biçimde ifade etmeyebilirdi.

İsrail son dönemlerde Suriye'nin kuzeyinde ve Türk sınırına yakın Ebu Zuhur Askeri Üssü'ne vurmuştur. Böylece sakalımızı tıraş etmiştir. Sokullu Mehmet Paşa'nın dediği gibi Suriye gibi bir ülkeyi müttefik kazanarak İsrail'in kolunu kesmiş, belini kırmıştır. Şimdi ne kadar dövünse yeridir. Burası muhtemel Türk kuvvetlerinin yığınak ve sığınak yapacağı bölgelerden birisi olarak görülüyordu. İsrail fütursuz bir biçimde Türkiye'yi karşısına almayı göze almıştır. Saldırgan üslubu nedeniyle şimşekleri üzerine çekiyor. Söz gelimi Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi İsrail'in haydut bir ülke (the rogue state) gibi davrandığını ve bu nedenle de muhasebeden kaçmasına izin verilmemesi gerektiğini söylemiştir. Süleyman Demirel de vaktiyle Yunanistan gibi çevre ülkelere rogue state yani haydut ülke tanımlamasında bulunmuştu. Sürü dışında hareket eden ve başına buyruk davranan ülkeler kuşağı bu sıfatı fazlasıyla hak etmektedir.

Gerçekten de Türkiye İsrail ile bir savaşa girmekten, tutuşmaktan kaçınır mı? Gelişmeler tek yanlı hesapları aşıyor. Olaylar veya tehevvür hali Türkiye ile İsrail'i karşı karşıya getirmektedir. Bunun karşısında Türkiye teenni ile hareket etmeyi yeğlemektedir. Türkiye eğilim olarak istikametini belirlemekle birlikte henüz ideolojik olarak son tercihini yapmamıştır. Bununla birlikte geleceğin yapı taşları bir bir döşeniyor. Bunu söyleyenlerden birisi de yine sözleri kehaneti andıran Mustafa Mahmut'un sözleridir. Hasan el Basri gibi kimi hikmet sahipleri peygamberler gibi konuşurlar. Mustafa Mahmut 'Türkiye bir gün aslına rücu eder ve bölgede yerinde sayan denklemi değiştirebilir' diyordu. Bunun bir benzerini 17 Ağustos depreminden sonra Türkiye'ye gelen Clinton da sarf etmiştir.

Macid Keyali isimli Filistinli analizci Hamas'ın Aksa Tufanı öncesinde kendisine ve yeteneklerine fazla güvendiğini ve bunun sillesini yediğini söylüyor. Savaştan sonra eski Hamas olmadığını söylüyor. Bu öz güven atmosferinin dağıldığını ve hareketin eteklerinin suya değdiğini gösteriyor. Fazla güven tehevvüre götürür. O da hesapsızlığa çıkar. Hamas 7 Ekim 2023 eylemiyle birlikte tehevvüre yani pervasızlığa kapılmıştır. Halbuki ne kendinden emin olmak doğru bir duruştur ne de kendine güvensizlik! Arap ediplerinden Hattabi bu hususta şöyle der: Kila tarafey kasti'l umur zemimun. İşlerin iki ucu da yerilmeye layıktır. Bizde bu gibi durumlarda başka bir benzetmeye başvurulur. İki ucu pis bir değnek! Şimdi bölgede yükselen tehevvürüyle birlikte Netanyahu Hamas'ın izinden gidiyor. Şanzımanı dağıtması yakındır. Nitekim gerilimi tırmandıran İsrail'e, Rus Korgeneral Apti Alaudinov'dan sert tepki geldi. İsrail'in ABD ve NATO'yu savaşa çekmeye çalıştığını belirten Alaudinov, "İsrail gücünü olduğundan fazla abartıyor. Bu saldırganlık sonunda bir devlet olarak varlığına son verecek" ifadelerini kullandı.

Baştaki soruyu tekrarlayacak olursak: Sahi Türkiye ile İsrail savaşır mı kapışır mı? Heykel gibi olmamış çocuğa don biçmeyelim ve kesin bir kehanette bulunmayalım ama bunun yerine herkesi bir Arap deyimi ile baş başa bırakalım: Mu'zamu'n narı min müstasgari'ş şerer...

Yangınların çoğu bir kıvılcımla başlar...

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları