Arama

Biyolojinin bilim teorisi

Biyolojinin bilim teorisi

Canlılar bilimi felsefesinin esâsı biyolojinin bilim teorisidir. Bilim teorisi, dallı budaklı bir bilimler ağacına benzetebileceğimiz canlılar biliminin sınırları ile yöntemini, kullandığı belli başlı kavramları ve bunların arkasındaki mantık bağlarını teorik düzlemde tesbit ve tayin eder. Bir bilimin birinci felsefe katını bilim teorisi oluşturur. Bundan yoksun bir bilim, sınırları belirsiz devleti yahut duvarları ile çatısı bulunmayan evi andırır. Daha dolaysız bir anlatımla: Bilim teorisi üstkuruluşu bulunmayan bir düşünme-araştırma tavrı bilim diye nitelenemez. Bir düşünme-araştırma tavrının, özerk bilim olabilmesi, belirli bir kimlik kazanmasına bağlıdır. Belirli bir bilim, başka düşünme-araştırma alanları, yânî diğer bilimler ile kendi arasında açık seçik sınırlar çizebildiği[i] ölçüde belli bir kimliğe kavuşabilir. Sınır çizme işiyse, eldeki düşünme-araştırma alanının, hem temel dayanaklarının, demek ki aksiyomlarının neler olabileceği hem de hangi çeşit var olanları nasıl ele alacağı —yöntem— sorularında düğümlenmektedir. Bahsi geçen sorular, bilimin doğrudan doğruya deney verilerinin işlendiği teori kesiminde cevaplandırılamaz. Bunların ele alınıp çözüme kavuşturulmağa çalışıldığı saha, belirli bir bilimin bilim teorisidir.

Bu bölüme günümüzün önde gelen Fransız bilim teoricilerinden François Meyer' in " Epistemologie de la Biologie"[ii] başlıklı monografisini esâs aldık. Adı anılan monografinin bölümlenme tarzından hareketle metinbilim çözümlemelerine (Fr analyses textologiques) giriştik. Meyer'in metnini izlediğimiz sürece hangi sayfalara atıf yaptığımızı altbölüm başlıklarının yanında kere içine alarak belirtmiş bulunuyoruz. Konuların, sorunlar ile altbölüm başlıklarının seçiminde mezkûr metinde verilen ipuçlarından yararlanılmakla birlikte, uygulanan yöntem, yapılan birleştirimler/sentezler ile çıkarılan sonuçlar ve bunlarda düşülmüş olabilecek hatalar bize aittir.

CANLININ FENOMENOLOJİSİ

  1. İki yönlü bilim teorisi
  1. Canlı, bir varolandır.
  2. Varolan olarak canlı, birçok vechenin biraraya gelmesinden oluşmuş bir bütünlüktür.
  3. (i) Dakik irdelemelerin sonucu değişik biçimler gösteren canlılar, belirli kalıplara sokularak sınıflandırılırlar.
  1. Sınıflama sistemlerinin kalkış noktası, her ne denli dış görünümlerin benzemezlikleri ile benzerlikleriydiyse de, artık bu, gitgide incelen yöntemlerle yürütülen dokubilimsel, biyokimyevî, fizyolojik ile genetik karşılaştırmalara kaymaktadır.
  2. Görüldüğü gibi, ister dış çevreye isterse iç ortama ilişkin olsun, canlı kabul edilen biçimlerin karşılaştırılmasında, aynı mantık tabanından hareket edilmektedir: içlem — kaplam sıradüzenine dayalı mantık.
  3. Şu var ki, canlıya işlerliğini kazandıran sistemin incelenmesine girişilirken, ille canlıların hepsi her ân göz önüne alınmaz. Birey, mensûb olduğu türün bellibaşlı özellikleri çerçevesinde ele alınır.
  4. Nıhâyet, canlı olayı, morfologun tasvirci yöntemiyle olduğu kadar, fizyologun çözümlemeci tutumuyla da irdelenebilir: Bunlardan ilki Aristocu sınıflandırmacılık, ikinciyse Dekartcı nedensellikten kaynaklanırlar.
  5. Ancak, belirtilen bu iki veche günümüz canlılar biliminin bilim teorisi açısından birbirlerinden bağımsızca ele alınmamaktadır. Şu hâlde özgül biçim, sınıflama ile nedensellik mantıklarından da genetik ile embriyolojik dinamiklerden de evrim yasalarından da ayrı düşünülemez. Demekki özgül biçim, dökümü sunulan bu bellibaşlı etkenler ile onlara bağlı ayrıntıların ürünüdür.
  1. İmdi, canlılar biliminin bilim teorisi, biyoloji bilimlerinde yahut kollarında incelenen tek tek canlılık görünümlerinden kalkar. Sonra da bunların arasında tesbit olunan ortak unsurları, belirli sınırlar çerçevesinde koyulmuş ölçülere bağlı kalmak şartıyla, genelleştirip sağlıklı bir gerekirci görüş sağlamağa çalışır. Böylelikle geçmişte yaygın olan boş lakırdıcılığın da son kırıntılarını ortadan kaldırmak çabasındadır.
  2. Canlılar bilimine gelince: Çözümleyici, positiv bir bilim olarak canlılar bilimi, tek tek canlılık olaylarını temel alarak onların işleyişlerini göz önüne sermeğe, bu arada da onları teker teker irdeleyerek bireyselliklerini dıkkattan uzak tutmamağa çalışır.
  3. Denel ile teorik kesimleriyle canlılar bilimi bir yanda; onun bilim teorisi, biyoetik ile canlılarla ilgili araştırmalar tarihi öbür yanda, birbirlerini tamamlarlar. Bu da bizlere canlılar bilimi felsefesinin[iii] imkânını sağlar. Canlılar bilimi felsefesiyse, yeni bir felsefe-bilimin[iv] nüvesini teşkil edebilir.
  4. (i) Her canlı karmaşık bir örgütlenmişliktir. Bu ıstılahla da Ludwig von Bertanlaffy, etkileşen unsurlar karmaşasını kastetmektedir.[v] Söz konusu unsurlarsa, metabolisma, uyarılma, üreme ile gelişme gibi yaşamaya ilişkin görünürlüklere vucut verirler. Bu görünürlükler de, yalnızca zaman ile mekânla çerçevelenmiş doğal cisimlerde ortaya çıkarlar. Böyle cisimlere canlı denilir.
  1. Bir canlı, dört çeşit görünüm sunar:
  1. Örgütlenmişlik
  2. Yönelme
  3. Bütünlük

ç) Süreçlilik[vi]

  1. "Bahis konusu özellikleri tasvirci yoldan ele aldıkça" diyor Morton O. Beckner, "yönteme ilişkin özel bir sorun belirmez. Ama bir kere biyolojik örgütlenmişlik ile yönelmenin yahut daha doğrusu örgütlenmişlik ile yönelme sergileyen tek tek biyolojik görünürlüklerin açıklanışına yahut bireyoluş sırasında beliren geçmiş vakalara dayanma tarzına ilişkin sorular ileri sürülmeğe başlandığında ortaya yöntemle ilgili sorunlar çıkar. Bu, söz konusu özelliklerin, önünde sonunda canlı-olmayanlar dünyasında rastlanmayacak yahut bir ölçüde canlı-olmayanlarda görülen özelliklere indirgenemeyecekleri anlamına gelmez. Canlılar bilimine has yöntemle ilgili sorunlarla bütüncül özellikli canlı olaylarında karşılaşılır. Bahsi geçen olaylara ulaşmanın yolu yordamı, fizik-kimya vakıalarının soyutlanmasından yahut dıkkata alınmamasından geçer."[vii]
  2. Morton Beckner'in bildirdiklerinde de gördüğümüz gibi, canlılar bilimine konu olanlar, fizik-kimya bilimlerinin nesnelerinden özce ayrılamayacakları, bilim teoricileri arasında yaygınlaşan kanıdır. Böylece doğayı, giderek de evreni bütüncü bir anlayışla araştıracak bir doğabilime, yeni bir fiziğe eğilim belirmektedir.

(Ş. Teoman Duralı'nın, Dergah Yayınları'nca yayınlanan 'Hayatın Anatomisi – Canlılar Bilimi Felsefesi – Evrim ve Ötesi' isimli kitabından alıntılanmıştır.)

Ş. Teoman Duralı


[i] Definire, bitiş çizgisini belirlemek, göstermek; sonuçta, 'tarif etmek' (L definitio 'tarif' ——finire, 'bitirme', 'bitiş').

[ii] François Meyer: "Epistemologie de la Biologie", 781. — 821. syflr.; "Logique et Connaissance Scientifique"de.

[iii] Bkz: Bu çalışmamızda II. Kitap, II. Bölüm: "Canlılar Bilimi/Biyoloji Felsefesi".

[iv] Bkz: Ş. Teoman Duralı: "Felsefe-Bilim/Çıkışı, Gelişmesi, Anlamca Sınırları", 76. — 99. s.;

" Ondokuzmayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi"nde.

[v] Ludwig von Bertalanffy: "Problems of Life", 2. s.

[vi] Bu, bir bakıma tarihîliğin kuvvesi olarak addolunmalı.

[vii] Morton O. Beckner: "The Biological Way of Thought", 9. s.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN