Osmanlı'yı ayakta tutan manevi değerler
Osmanlı'nın altı asırdan fazla bir süre dünyanın en büyük devletlerinden birisi olmasının arkasında pek çok sebep bulunmaktaydı. Bunların bir kısmı maddi sebepler iken bir kısmı da manevi hususlar idi. Vakıflar, camiler, tekkeler ile donatılan Osmanlı topraklarında İslam'ın emir ve yasaklarına karşı gösterilen hassasiyet üst düzeydeydi. Bu hassasiyet ile beraber Osmanlı'yı ayakta tutan manevi değerleri araştırdık.
Adalet
◾ Osmanlı Devleti'nin temelinde adalete karşı olan hassasiyet vardı. Kuruluş devrinden itibaren bağımsız şekilde hareket eden kadılar, devletin sistemleşmesine büyük katkı sağlamışlardı.
◾ 16. yüzyılda Osmanlı'da birkaç duruşmada çözülen tafsilatlı davalar, Avrupa devletlerinde yıllarca görüşülüyor ve çözülemiyordu. Osmanlı Devleti'nde adalet o denli önemliydi ki II. Süleyman bu husustaki hassasiyetinden dolayı Kanuni olarak anılmıştı.
Merhamet
◾ Osmanlılar bir merhamet toplumuydu. Bunun kökeni ise yaratılanı yaratandan ötürü sevmek anlayışı idi. Dünya üzerinde en çok şifahane, aşhane, imaret gibi merhamet timsali yapı bu coğrafyada inşa edilmöişti.
◾ Osmanlı'da merhamet sadece insana hasredilen bir mesele değildi. Öyle ki kuş evleri, garip leylekler vakfı gibi hayvanlar için yapılan yapılar ve işletilen vakıflar bu merhametin en özel tezahürleri idi.
Cihat
◾ Allah Teala'nın yolunda mücadele etmek olan cihat, Osmanlı Devleti'nin en önemli sac ayaklarından birisiydi. Viyana kapılarına dayanan akınların arkasındaki manevi dava idi.
◾ En büyük cihad olan nefsi yenmek ise Osmanlı toplumunda tekke ve dervişler eliyle gerçekleşirdi. Osmanlı coğrafyası baştan aşağı bir tekke kültürü idi.
Vakıf kültürü
◾ İyiliğin toplumsal zeminde yayılması, toplumsal bütünlüğün sağlanması sosyal yardımlar ile desteklenir. Osmanlı toplumunda var olan vakıf kültürü bu anlayışın devamını sağlamıştı.
◾Tüccarlar, devlet adamları ve ulema vakıflar yoluyla mallarını Osmanlı toplumuna feda etmiş, toplumsal sıkıntıların önüne geçme gayretinde olmuşlardı.
Dini hassasiyet
◾ Osmanlı toplumunda dini hassasiyet önemli bir meseleydi. Çocukluktan itibaren insanlar camiye alışır, haramdan el çekmeyi, helali sahiplenmeyi meziyet olarak öğrenirlerdi.