Arama

Menderes’in idam sehpasında dahi söylemediği ‘devlet sırrı’

59 yıl önce bugün, TSK içindeki bazı general ve subaylar, Türkiye'nin en kanlı darbelerinden birini gerçekleştirdi. Tarihin en haksız yargılamaları ile "bir hukuk trajedisine" dönüşen Yassıada Yargılamaları, dönemin başbakanı Adnan Menderes'i darağacına götürdü. O yargılamalardan birinde, Adnan Menderes'e "İskenderun'dan yüklenen silahları kime gönderdiniz?" diye sorulmuştu. Peki, Menderes'in idam sehpasında dahi söylemediği "devlet sırrı" neydi?

  • 1
  • 15
TARİHİN EN KANLI DARBELERİNDEN BİRİ
TARİHİN EN KANLI DARBELERİNDEN BİRİ

Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koyarak tarihin en kanlı darbelerinden birini gerçekleştirdi.

Adnan Menderes, o gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle birlikte Yassıada'da hapsedildi.

Yassıada'da yaklaşık bir yıl boyunca süren yargılamalar, 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu idam edildi.

  • 2
  • 15
SOVYET TEHDİDİ DIŞ POLİTİKAYI DEĞİŞTİRMİŞTİ
SOVYET TEHDİDİ DIŞ POLİTİKAYI DEĞİŞTİRMİŞTİ

50'li yıllarda, Türkiye'deki en önemli değişimlerden biri dış politika alanındaydı. Sovyet tehdidi ile baş edebilmek için NATO'ya girmek isteyen Türkiye, Kore'ye asker göndererek oradaki savaşta aktif rol üstlendi.

Adnan Menderes, dünyanın iki kutba ayrıldığını ve Türkiye'nin de bu düzende ancak Batı tarafında yer alarak sağlam kalabileceğini düşünüyordu. Ancak bu karar Türkiye'yi, sömürge ülkelerde başlayan bağımsızlık mücadelelerine karşı, sömürgeci devletlerin yanında yer almak zorunda bırakıyordu.

  • 3
  • 15
MENDERES'İN İKİLEMİ
MENDERES'İN İKİLEMİ

O dönem, Kuzey Afrika'da bağımsızlık hareketleri hız kazanmıştı. Bu toprakların halkları, yakın zamanda Osmanlı himayesinde yaşayan Müslüman halklardı; ancak NATO'ya üye olunması, bu topraklara gerçekleşecek açık bir desteği de engelliyor, Türkiye'nin Batı'nın yanında yer almasını gerektiriyordu.

Bağımsızlık mücadelesi veren ülkelerden biri de Cezayir'di. Türkiye, Cezayir'in sömürgeci devlet Fransızlara karşı başlattığı mücadeleye karşı değildi; ancak NATO sebebiyle Fransa'ya karşı bir hamle de yapamıyordu.

  • 4
  • 15
‘CEZAYİR’DEKİ HADİSELER YÜREKLERİMİZİ SIZLATIYOR’
‘CEZAYİR’DEKİ HADİSELER YÜREKLERİMİZİ SIZLATIYOR’

Başbakan Adnan Menderes, "Tunus'un ve Fas'ın istiklallerini elde etmiş olmalarından dolayı büyük memnunluk duymaktayız. Zira müdebbir idarecilere sahip olmak bahtiyarlığındadırlar. Cezayir'de devam eden hadiseler hiç şüphesiz yüreklerimizi sızlatmaktadır.

Araplara bağlılığımız ve İstiklal mücadelelerine fıtraten mevcut sempatimiz dolayısıyla Cezayir meselesinin bir an evvel ifratlara kapılmadan adil bir neticeye isal edilmesini temenni ve ümit etmekteyiz. Bu mevzuda Türkiye'ye bir rol terettüp ederse bunu yapmaya da hazırız" sözleriyle Cezayir konusundaki tavrını çekingen bir dille ifade etmişti.

Menderes, bu süreçte NATO üyesi Fransa'yı karşısına almak istemiyordu.

  • 5
  • 15
MENDERES’İN GİZLİ TUTTUĞU ‘DEVLET SIRRI’
MENDERES’İN GİZLİ TUTTUĞU ‘DEVLET SIRRI’

Kuzey Afrika'da gerçekleşen bu bağımsızlık mücadelelerine, merhum Başbakan Adnan Menderes, o dönemin koşulları nedeniyle açık bir destek verememişti.

Menderes'in gizli tuttuğu ve "devlet sırrı" olarak Yassıada Yargılamalarında bile söylemediği desteğini, Libya eski Başbakanı Mustafa bin Halim dile getirmişti.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN