Arama

Peygamber Efendimizin son anları ve defnedilişi

Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin 23 yıllık risalet hayatı, insanlara Allah'ın dinini tebliğ ve beyan ile geçti. Medine'ye hicret ettikten sonra yaptığı ilk ve tek haccından sonra şiddetli bir hastalığa tutuldu. Öyle ki örtünün üzerinden ateşi hissediliyordu. Peygamberimizin hastalığında Hayber'deki zehirlenme hadisesinin büyük etkisi vardı. 8 Haziran 632 Pazartesi günü "maa'r-refîki'l-a'lâ" (en yüce dosta) sözleriyle En Sevgili dostuna kavuştu. Peki, Peygamber Efendimiz son anlarında neler yaşadı? Peygamberimizin cenazesi ve gömülmesi nasıl oldu?

  • 1
  • 15
Peygamberimizin ümmetine 'veda' ettiği hutbe
Peygamberimizin ümmetine 'veda' ettiği hutbe

Hz. Peygamber'in (sav) hicretten sonra yaptığı ilk ve tek haccı genelde Veda haccı olarak adlandırılır. O, bu haccı esnasında Arafat başta olmak üzere değişik zemin ve zamanlarda hitabelerde bulundu. Bu konuşmalar daha sonra Veda hutbesi başlığı altında toplandı. Allah Rasûlü (sav), kendisinin resuller ve peygamberler zincirinin son halkası olduğunu biliyordu. O, bunun ashabıyla ve ümmetiyle dünyada bir araya geldiği, insanlığa mesajını ulaştırabileceği son haccı olduğunu da sanki biliyor ve insanlarla vedalaşıyordu.

Hicretin 10. yılı Ramazan ayında ise Cebrail'in kendisine Kur'an-ı Kerîm'i iki defa tilavet ettirdiği ve Resûlullah'ın bunu ecelinin yaklaştığına işaret olarak gördüğü nakledilir. Diğer taraftan her yıl Ramazan ayında on gün itikâfa girerken onuncu yılın Ramazan ayında yirmi gün itikafta kaldı. Bu yıl içinde Resûlullah hacca gitmek için hazırlığa başladı ve bütün Müslümanların katılmasını istedi.

Peygamberimiz, 23 Şubat 632 tarihinde yanında hanımları ve kızı Fatıma olduğu halde Müslümanlarla beraber Medine'den hareket etti, Zülhuleyfe'de ihrama girdi. Yolda kendisine katılanlarla birlikte 4 Zilhicce'de Mekke'ye ulaştı, umre yaptıktan sonra Ebtah mevkiinde kendisi için kurulan çadırda kaldı. 8 Zilhicce günü Mekke'den ayrılıp Mina'ya gitti. Ertesi gün güneş doğduktan sonra Müzdelife yoluyla Arafat'a yöneldi. Öğle üzeri Arafat vadisinde sayıları 120.000'i aşan ashabına Vedâ hutbesi olarak anılan hitabını yaptı.

Hz. Peygamber, aynı anne ve babadan türeyen bütün insanların eşit olduğunu söyleyerek başladığı hutbesinde genellikle insan hakları üzerinde durdu. Veda hutbesinin ardından dinin kemale erip tamamlandığını ve Hakk'ın rızâsına uygun düşen dinin İslam olduğunu bildiren âyet nâzil oldu. Resûlullah haccını tamamlayıp Medine'ye döndü.

İslam'ın evrensel insan hakları beyannamesi: Veda Hutbesi

Vedâ haccı esnasında Mina'da Nasr suresi nazil oldu. "Allah'ın yardımı gelip fetih gerçekleştiğinde; ve insanların akın akın Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde; Rabbine hamdederek şanının yüceliğini dile getir ve O'ndan af dile; şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir."

Bu sûre indikten sonra Hz. Peygamber'in, "Allahım! Sana hamd eder ve seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Beni bağışla, çünkü sen tövbeleri kabul edensin!" anlamındaki duayı sık sık tekrarladığı rivayet edillir. Sahabeden bazıları bu ayetlerden Hz. Peygamber'in görevinin tamamlandığı ve artık vefatının yakın olduğu sonucunu çıkarmışlardı. Bundan dolayı sûreye "vedalaşma" anlamında "Tevdî" ismi de verilmiştir. Nitekim bu âyetler indikten sonra Hz. Peygamber'in ancak seksen gün gibi kısa bir süre yaşadı.

Fikriyat'ın Kur'an-ı Kerim uygulamasında yer alan seçkin hafızlardan,
Nasr suresini dinlemek ve okumak için tıklayın.

Hz. Peygamber, Veda haccından Medine'ye döndükten sonra sağlığı bozuldu. Peygamberimiz, minberden indikten sonra evine çekildi. Fakat gün geçtikçe hastalığı daha da şiddetlendi. İyice ağırlaştıklarında da Hz. Peygamber, eşlerinden izin alarak Hz. Âişe'nin odasında kalmaya karar verdi.

Hz. Peygamber'in hayatı

  • 4
  • 15
Peygamberimiz Hayber'de nasıl zehirlendi?
Peygamberimiz Hayber'de nasıl zehirlendi?

Peygamberimizin hastalığında Hayber'deki zehirlenme hadisesinin büyük etkisi vardı.Nitekim Peygamberimiz şöyle buyurmuştu:

"Ey Âişe! Hayber'de tatmış olduğum zehirli etin elemini devamlı hissedip durdum. Şu anda kalbimin damarının koptuğunu duymaktayım." (Buhârî, Meğâzî, 83)

Peygamber Efendimizin iyi niyetine rağmen, Yahudiler kin besleyip kötülük yapmaya devam ediyordu. Hayber fethedildikten sonra ashabıyla birlikte istirahata çekildi. Bu sırada Yahudiler hain bir plan hazırlayıp Peygamberimizi zehirlemeye karar verdiler. Yahudi Sellam bin Mişkem'in karısı Zeynep bir keçi kızartıp her tarafını zehire buladı. Peygamber Efendimizin, hayvanın kol ve kürek etini daha çok sevdiğini öğrendiği için özellikle keçinin o bölgelerine daha çok zehir serpti.

Sonrasında Yahudi kadın, "Ey Ebû'l-Kasım! Bunu sana hediye ediyorum." diyerek Peygamberimizin ve ashabının önüne koydu. Etten bi lokma aldıklarında Peygamberimiz "Ellerinizi çekiniz! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor." buyurdu. Sahabeler derhal eline çekse de Bişr bin Bera bir lokma yutmuştu. Zehir o kadar kuvvetliydi ki sahabe anında morarıp şehit oldu.

Yahudi kadın Peygamberimizin huzuruna getirilince suçunu itiraf etti. "Bunu neden yaptın?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Eğer gerçekten bir peygambersen, sana haber verilecek; dolayısıyla zarar görmeyecektin. Eğer peygamber değil de bir hükümdarsan, kendimizi ve insanları senden kurtarmak için yaptım!"

Bazı rivayetlere göre Efendimizin kadını af ettiği bazı rivayetler ise şehit olan sahabenin varislerine verdiğini belirtir.

Hz. Peygamber'in fesahat mucizesi

  • 5
  • 15
Peygamber Efendimizin son günleri
Peygamber Efendimizin son günleri

Rahatsızlandığı günler içinde Uhud şehitlerini ziyaret edip cenaze namazı kıldı. Yine bir gece evinden çıkarak Cennetü'l-bakî' mezarlığına gitti ve orada yatanlara Allah'tan mağfiret diledi. Kabristandan döndükten sonra minbere çıkarak ashabına şu hutbeyi irad etti:

"Ben sizin Kevser havuzuna ilk erişeniniz olacak ve sizi orada karşılayacağım! Sizinle buluşma yerimiz havuzdur. Ben şu an onu görüyorum! Ben sizin hakkınızda şehâdet edeceğim! Şu an bana yerin hazîneleri ve onların anahtarları verildi. Vallâhi, sizin için benden sonra, müşrikliğe dönersiniz diye korkmam! Fakat ben, sizin için dünyâ ihtirâsına kapılır ve onun üzerinde birbirinizi kıskanırsınız, birbirinizi öldürürsünüz ve sizden öncekilerin yok olup gittikleri gibi siz de yok olur gidersiniz diye korkarım!" (Buhârî, Cenâiz, 73; Müslim, Fedâil, 31)

Aynı günlerde Yemen'de Mezhic kabilesine mensup Esved el-Ansî, peygamberlik iddiasıyla ortaya çıktı. Hz. Peygamber bölgenin valileri ile ileri gelenlerine onun ortadan kaldırılması için mektup gönderdi. Sonunda Esved, Âzâd'ın yardımıyla bertaraf edildi. Öte yandan Medine'ye bir heyet gönderen Benî Hanîfe'ye mensup Müseylimetülkezzâb, heyetin Yemâme'ye dönüşünde irtidad ederek peygamberlik iddia etmeye başladı. Rasûlullah bir mektup göndererek onu yeniden İslam'a davet etti. Müseylime, yazdığı cevabi mektupta Rasûlullah'a ortaklık teklif etti ve yeryüzünün yarısının kendisine yarısının da Kureyş'e ait olduğu iddiasında bulundu. Peygamberimiz, cevabında yeryüzünün Allah'a ait olduğunu, ona kullarından dilediğini varis kılacağını bildirdi. Müseylime, Hz. Ebû Bekir'in halifeliği döneminde bertaraf edildi.

Peygamber Efendimizin maruz kaldığı musibetlere karşı tavrı

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN