Arama

İlmihallerin tarihi seyir içerisindeki yolculuğu

Anadolu'da İslam inanç esaslarının özümsenmesine zemin hazırlayan ilmihaller, yüzlerce yıldır dini hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Kısaca "davranış bilgisi" demek olan ilmihal, insanın kendisinden beklenenleri yerine getirme hususunda ona kılavuzluk eden derli toplu bilgilerden oluşur. Peki, her çağın rehberi ilmihaller nasıl ortaya çıkmış ve tarih boyunca kendisine nasıl misyonlar yüklenmişti? İlk ilmihaller nelerdi ve bu ilmihallerin müellifleri kimlerdi? İşte ilmihallerin tarihi seyir içerisindeki yolculuğu...

İLMİHAL NEDİR?

Sözlükte ilm-i hâl "davranış bilgisi" anlamına gelen kelime, terim olarak "inanç, ibadet, günlük yaşayış, ahlâk konuları, yer yer büyük peygamberler, ayrıca "Resûl-i Ekrem'in hayatına dair özlü bilgileri içeren el kitabı" diye tanımlanabilir.

Her ne kadar ilmihal tabiri, Hüseyin Remzi'nin İlâveli İlmihâl-i Tıbbî adlı eseriyle Auguste Comte'un Türkçe'ye Pozitivizmin İlmihâli adıyla çevrilen kitabında olduğu gibi herhangi bir alana ilişkin temel bilgileri içeren bir kavram olarak kullanılmaktaysa da temel dinî bilgileri ihtiva eden kitaplar için daha yaygın bir kullanıma sahiptir. İlmihallerde amellere dair bilgiler, hitap edilen insanların yaşadığı zaman ve coğrafyaya göre değişiklikler göstermekle birlikte bu eserler daha çok herkesin bilmesi gereken hususları içerir.

İlim yolculuğunda mutlaka okunması gereken kitaplar

İLMİHALLER NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Hz Peygamber'in hayatta olduğu asr-ı saadet döneminde dînî ihtiyacın temini bizzat vahyin kendisi olmuştu.İslâm'da ilmihâl eğitimi diyebileceğimiz ilk itikâdî ve amelî konularla ilgili eğitim merkezi, Mekke-i Mükerreme'de Darü'l-Erkam'da, Medine-i Münevvere'de ise Peygamber Efendimiz'in açtığı ilk eğitim müessesesi olarak bilinen Suffe'de başlamıştı. Ashâb-ı Suffe olarak adlandırılan ömürlerini İslâm ve onu öğrenmek için adamış, ilim âşığı sahabîlerin hepsine okuma ve yazmanın yanı sıra Kur'ân-ı Kerîm ilimleri, ilmihâl bilgileri, İslâmî itikâd ile ilgili konular ve kıraat bilgileri öğretilmişti.

Fikriyat'ta yer alan hadis dosyalarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Peygamber Efendimiz zamanında ilmihâl bilgisi denilebilecek temel itikâdî bilgilere muhtaç olanlar ya bizzat Peygamber Efendimiz'e soruyorlar yahut onun vazifelendirdiği sahabîler vasıtasıyla İslam'a dair bilgileri öğreniyorlardı. Peygamberimizin vefatından sonra ise ashabı ve onların yetiştirdiği alim ve müctehidler, Müslümanların dini bilgi anlamındaki ihtiyaçlarına cevap vermişti. Fıkıh mezheplerinin doğuşu ve İslâmî ilimlerdeki uzmanlaşmayla birlikte meseleler daha derinlemesine irdelenmeye başlandı.

Peygamberimizin vefatından sonraki devirlerde siyasî tartışmalar ve bazı eski inançların tesiri ile ortaya çıkan Kaderiyye, Cebriyye, Mutezile gibi bazı mezheplerin tesirine karşı büyük alimler tarafından sünnete, itikada uygun ve İslâm cemaatinin ittifakına dayanan önemli eserler yazıldı. Alimler fıkıh ve akaid alanında kapsamlı eserler ortaya koyarken henüz olgunlaşmamış daha ilmihal kitaplarının da oluşumuna katkıda bulunmuştu.

İlmihal nedir? İlmihal neden önemlidir? Bir kimsenin ilmihal bilgileri edinmesi farz mıdır?

İLMİHAL KELİMESİ İLK NASIL KULLANILDI?

İlmihâl kelimesinin ilk kullanımına, İmam Muhammed'in Kitabu'l-Kesb adlı eserinde rastlanmaktaydı. İmam Muhammed'e göre ilim öğrenmek diğer farzlardan önce gelen bir farzdı. İlim öğrenmenin farz olduğu Hz. Peygamberin 'İlim talep etmek kadın erkek her Müslüman'a farzdır' buyruğu ile açıklanmıştı. Burada ilim ile kasd edilen "ilmu'l-hal" yani her Müslüman'ın günlük yaşantısında lazım olan temel inanç ilkeleriydi.

Diyanet İlmihal'ine ulaşmak için tıklayınız

OSMANLI DÖNEMİ İLMİHAL ÇALIŞMALARI

Osmanlı öncesinde ilmihâl örnekleriyle ilgili çok az sayıda kaynağa ulaşılmakta ve yetersiz bilgiye sahip olunmaktadır. Bundan dolayı ilmihâlin oluşum aşamasını Osmanlı'nın kuruluşuyla başlatmak söz konusudur.

İlmihal geleneğinin sistemli bir şekilde IV. (X.) yüzyıldan itibaren oluşmaya başladığını söylemek mümkündür. İlmihallerin telifine genellikle IX-X. (XV-XVI.) yüzyıllarda başlanmıştı. İslâmî ilimlere dair II. (VIII.) yüzyıldan itibaren kaleme alınan risâle şeklindeki muhtasar eserlerin ardından hacimli kitaplar yazılmış, telif hareketi daha sonra uzun şerhler ve hâşiyelerle devam etmişti.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN