Mustafa Özcan
8.07.2026
Mustafa Özcan
Bin bir gece yasları!
Tüm Yazıları

Bin bir gece yasları!

Yahudi yazar ve aktivist Norman Finkelstein, İsrail halkının ruh halinin bozuk olduğuna temas etmiştir. Yönetimin Filistinlilere yönelik politikaları desteklemesini eleştirerek halkı "hasta bir toplum" olarak tanımlamıştır. Daha önce Şii iken Sünniliğe geçen ahund veya ayetullah Dr. Hüseyin el-Müeyyed de İran halkı için benzeri bir tanım kullanmaktadır. Şiilik, İran halkının genlerini bozmuştur. Dengesini ve karakterini tanınmaz hale getirmiştir. İran'da her gün ve her yer yasa gömülmüş ve boğulmuştur. Adeta bin bir gecelik yastan bahsedebiliriz. En son dört ay aradan sonra Hamaney'in yasıyla tanıştık! İran bir yas ülkesi olmuştur. Yaslar hayatın normal akışına dönmesine engel oluyor. Tutku ile nefret arasında gidip geliyorlar. Ali Hamaney'in cenazesinde atılan intikam naraları ve taşkınlıklar bir kez daha ateşkesin bozulmasına neden olmuştur. Müzakereci Kalibaf gibi ılımlılar bile radikallerin satvetinden savaşta olduklarını duyurmuşlardır. Taraflar adeta birbirlerini pusuda bekliyorlar. Ateşkes dikiş tutmuyor. Cenaze merasiminde nereden bakarsanız bakın anormalliklerle karşılaşıyorsunuz. Cenazenin defni dört ay boyunca bekletilmiştir. Halbuki ölüye yapılacak iyilik onun bir an evvel gömülmesidir. Onlar ise bu işi gösterişe ve nümayişe döktüler. Tam da Ankara'da NATO zirvesi günlerine denk geldi ve Trump'ın karşılık vermesi hem toplantıya hem de cenaze merasimine gölge düşürdü. ABD, cumhuriyetin 250 yılını kutluyor. NATO Ankara'da 36'ncı toplantısını yapıyor. İran ise milli yas tutuyor. Yası tutulan Ali Hameney'in tabutun içinde olup olmadığı da meçhul. Zira atılan bombalarla Ali Hameney'in vücut bütünlüğünün korunamadığına dair genel kanaat var. Tabutun çok hafif olması da bu kanıyı güçlendiriyor. Hamaney'in cenaze töreni biraz sanal düzeyde olsa da bir intikam alma dürtüsüne, seansına ve sahnesine dönüştürüldü. ABD'yi ve İsrail'i yıkacaklarına dair ant içtiler. Lakin bir yandan da Ali Hameney'i Yezid kampının öldürdüğüne inanıyorlar! Onlar açısından artık detayların hükmü kalmamış görünüyor.

Teşyi merasimleri Bağdat veya Irak'a kadar taştı. Bunu da ABD'ye gözdağı olarak yapıyorlar. Nefreti bir silah olarak kullanıyorlar. Beklendiği gibi Mücteba Hameney cenaze töreninde ortalıkta görülmedi. Bu ne anlama geliyor? Bir hakikati sakladıkları belli. Belli ki ağır yaralı ya da bazı organları ampute edilmiş. Peki gaybubet halinde veya gıyabında ülkeyi kim yönetiyor? Devrim Muhafızları Komutanı Ahmet Vahidi'nin durumdan vazife çıkartarak yönetime el koyduğu iddia ediliyor. O da erkenden cenaze alayını terk etmiştir. Bir de savaş üzerinden iktidar çekişmesi yaşanıyor. Ilımlı kanat tavizkar kanat olarak nitelendirilerek onların etkisi kırılıyor ve yetkisi sınırlandırılıyor. Kalibaf ve Pezeşkiyan gibiler de zaman zaman radikal kanat karşısında sinerek radikal görüntü vermek zorunda kalıyorlar. İran'da ipler sarkaç halinde. İran'da radikalizm dalgası ahengi bozmuş görünüyor. Birbirlerinin iradelerini esir almış görünüyorlar. İsmi veliyi fakih adayı olarak geçen Humeyni'nin torunu Hasan Humeyni protokol kuralarını ihlal ederek merasimden erken bir şekilde ayrıldı veya merasim alanını terk etti. Bu protesto olarak iç çekişmenin belirtilerinden birisidir. Cenaze merasimine milyonlarca katılım olduğu varsayılmaktadır. Bu sıhhat işreti olmayıp aksine hastalık işaretidir. Stalin'in cenazesine 5 milyon kişi katılmıştır. Cemal Abdunnasır'ın cenazesine ise yaklaşık 4 milyon kişi iştirak etmiştir. Hala onlara ilgi duyanların varlığını unutmadan, hem Stalin hem de Nasır zamanla gözden düşmüş ve nefret figürü haline gelmiştir.

Bir de cenaze merasimine katılan yabancı heyetlere subliminal düzeyde diplomatik veya dini mühendislik faaliyetleri uygulanmıştır. Güya bunu tilavet edilen Kur'an ayetleri üzerlerine yansıttılar. Bunun üzerinden ülkelere veya heyetlere not verdiler. Cevdet Yılmaz başkanlığında Türk heyetine yönelik okudukları ayetlerde oturanlarla cihad edenlerin bir olmayacağı vurgulandı. Burada verilen mesaj açık. Türkiye İsrail karşısında oturmayı yeğledi. Başkalarına not vermeyi İran mı tayin ediyor? Adamlar araya sürekli düşmanlık tohumları ekiyorlar. Hem Taliban'ı davet ediyorlar hem de hasımlarını! Hatları birbirine karıştırıyorlar. Dolayısıyla sorumsuz bir topluluk. Kur'an hem Musa ile gelen Beni İsrail'i hem de arkada kalan Mısırlıları fasıklar topluluğu olarak tanımlar. Kışkırtma üzerine kurulu bir rejim. İran ayetler üzerinden Kilise'nin yaptığı gibi Endüljans mı dağıtıyor yoksa Haricilerin yaptığı gibi gayri Müslimlere inen ayetleri Müslümanlara mı yakıştırıyor?

İran'ı hiç tanımayanlar İran konusunda ahkam kesiyorlar! İran'ın zaferden önce tedaviye ihtiyacı var. Tarihi tortularından ve prangalarından kurtulması lazım. Bu yükle daha fazla gidemez.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları