Mustafa Özcan
17.06.2026
Mustafa Özcan
Al takke, ver külah
Tüm Yazıları

Al takke, ver külah

Trump idaresi geçmişte güven vermediği gibi İran ile yaptığı anlaşma sonrasında da güven tazelemiyor. Üç kağıt siyaseti, "al takke, ver külah" siyaseti izliyor. Trump, 25 milyar dolarlık dondurulmuş mal varlıklarının serbest bırakılması karşısında İran'ın alacaklarının Körfez ülkelerine verdiği zarardan mahsup edileceğini yani çıkarılacağını söylemiştir. Şimdi Başkan Yardımcısı Vence JD Vance, CBS kanalına başka bir şey söylüyor. Arap ülkelerinin İsrail ve ABD bombardımanları sonucu uğradığı zarar karşılığında İran'a 300 milyar dolar verebileceklerini söylüyor! (https://arabic.rt.com/world/1800386-)

Bu neyin parası? Basbayağı Körfez ülkelerini İran'a haraç vermeye zorluyor! Bilindiği gibi İran 25 milyar dolara ilave olarak imar faaliyetleri için de 300 milyar dolar talep ediyordu. Bunu vermek saldırgan tarafa yani ABD ile İsrail'e düşer. Oysa ki bunları Araplardan tahsil etmek istiyorlar. İran sadece Körfez ülkelerine değil, Suriye halkına da tazminat ödemekle yükümlüdür. İran, Rusya ve eski rejim zincirleme olarak olan bitenden sorumludur ve tazminat ödemekle mükelleftir. Nürnberg Mahkemesi gibi uluslararası bir mahkeme kurulmalı; burada rejim, İran ve Rusya yargılanmalıdır. Umulur ki bir gün gerçekleşir. ABD geçmişte bölgede giriştiği savaşların giderlerini Araplara ödetiyordu. Şimdi ise sadece kendi zararlarını değil, İran'a uğrattığı zararların faturasını da Araplara yüklüyor! (https://arabic.rt.com/world/1800386-) Trump bütün siyasetini başkalarının mallarına çökmek ve el koymak üzerine kurgulamış. Yardımcısı da İran'ı Körfez ülkeleri üzerine kışkırtıyor. Arapları İran'a peşkeş çekiyor! Vaktiyle Suriye'yi İran'a açanlar şimdi de Körfez ülkelerini İran'a açıyorlar!

Trump idaresi bununla da kalmıyor. Hizbullah kalıntılarının tasfiyesini de Suriye rejiminin ve Ahmet Şara'nın omuzlarına yüklüyor. Suriye halkı ve yönetimi Esat rejimiyle irtibatı ve Suriye halkını katletmesiyle ilgili Hizbullah'a öfkeli olabilirler. Kapanmamış yaraları ve hesapları olabilir. Bu konuda haklılar. Lakin Hizbullah ile İsrail kavgasında araya girmek, hesaplaşmayı üstlenmek yeni Suriye yönetiminin işi değildir. Bu, İsrail namına hareket etmek olur. Suriye yönetiminin birinci görevi ülkeyi sahil-i selamete çıkarmaktır. Burhan Galyun'un dediği gibi geçici bir idareden ziyade kendilerini kalıcı idare olarak görmeleri de bir sapmaya yol açabilir. Otoritenin kaynağı Suriye halkıdır. Rejim otoriteyi, onlar namına kullanır ve onlardan bunun için onay alır.

Hizbullah, Lübnan'da ve Suriye'de menfur hale gelmiştir. Zira güveni kötüye kullanmıştır. Halkını katletmekte, Esat rejimine arka çıkmıştır. Şimdi Emel de olmak üzere Hizbullah tabanı kimilerine göre yüzde 90 oranında Hizbullah'ın varlığına karşıdır. Silahlarını bırakmasını ve örgüt olarak sökülmesini istiyor. Silahlarını İsrail'e ganimet olarak bırakmasını değil, yasal Lübnan ordusuna ve hükumetine devretmesini istiyor. Lübnan halkı açısından Hizbullah'a susmanın bedeli, karşı çıkmanın bedelinden daha ağır hale gelmiştir. Hizbullah ile birlikte İran bölge halkları için felaketin diğer adıdır. İran da bölgenin yakasından düşmeli. Kızıl Ebrehe Trump, Ahmet Şara'yı tavlamaya ve Hizbullah'ın üzerine salmaya ve sürmeye çalışıyor. Böyle bir şeyin olmayacağı kesin gibidir. Suriye üzerinden yeni fitne tohumları ekmek ve kurgulamak yerine, Hizbullah karşısında Lübnan hükumetini veya ordusunu güçlendirmeyi deneyebilir. Aksi halde Ahmet Şara ve yönetimi bunun hesabını veremez. Hizbullah'ın yanlışı bir iken bu surette yanlış ikiye katlanmış olacaktır. İsrail İran kapışmasından sonra Trump bölgeyi yeniden Sunni-Şii çatışmasına hazırlıyor. Yarım kalan savaş Suriyelilerin savaşı değildir. Bu ancak hesapları karıştırmak olabilir. Evet! İsrail de Hizbullah da İran'ın diğer cepleri de hepsi tasfiye olmalıdır. Zira bunların hepsi birbirinden beslenen kambur meşruiyetlerdir.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları