Mustafa Özcan
22.06.2026
Mustafa Özcan
Trump'tan Netenyahu'ya balans ayarı!
Tüm Yazıları

Trump'tan Netenyahu'ya balans ayarı!

ABD-İsrail ilişkileri çatırdıyor mu, yoksa geçici bir krize mi saplandı ve gerileme dönemine mi girdi? Bu soruların cevabını zaman verecek! Ortada ciddi bir durum var. Trump döneminde ilişkiler zirve noktasına tırmandı sonra da hesapsız bir zemine oturduğundan inişe geçti. Çünkü rasyonel temellere değil heveslere dayanıyordu. Kullanmaya ve istismar ve simsarlığa amade idi. Burada Epstein dosyası üzerinden kullanılan Trump oldu. Şimdi yediği kazığın çapını hesap etmeye çalışıyor! İsrail işlevsel bir rejimdir. Lakin ABD'nin İran'la ilişkilerinin potansiyeli dikkate alındığında bu ilişkiler İsrail'e nazaran daha büyük potansiyel arz ettiği de bir gerçektir. ABD, İsrail namına bundan feragat edebilir mi? İran'ın ağırlığı ile İsrail'in ağırlığı bir olamaz. İran da bunun farkında ve buna göre davranıyor! Dolayısıyla eninde sonunda ABD bu hesapları doğru zemine oturtmak zorunda idi. İlişkiler arasında bir denge kurmalı ve muhasebe yapmalıydı.

Son sıralarda Trump Netanyahu ile küfürlü konuşuyor. Aldatılmışlık hissiyatıyla öfkesini dindiremiyor. İran üzerinden Obama'ya çalım atarken çalım yedi! Şimdi dost bildiklerim şiirinin mısralarını terennüm etmekle meşgul! Netanyahu gibi dost varken düşman aramaya gerek yok! Netanyahu'yu aşağılıyor ve sürekli olarak 'patron benim' hatırlatmasında bulunuyor. Bu yolla 'çizmeyi aşma' komutu veriyor. Lakin buna mukabil Netanyahu da arsızlaşıyor ve Lübnan'da ne kadar gerekiyorsa o kadar kalacağız diyor. Bu 'Trump'ın istediği zaman dilimi ile sınırlı kalmayız' demek oluyor! Amerikan bansı bu gerilim hattını kötü biten bir boşanmaya benzetiyor! ABD ile İsrail arasındaki ilişkiler makas değiştirme pozisyonuna geldi. Bunu Başkan Yardımcısı Vance açık bir dille ifade etti. Netanyahu ilişkilerin kimyasını zorladıkça makas değiştirme kaçınılmaz hale gelmiştir. 28 Şubat'a ait tabir kullanarak meramımızı anlatacak olursak; Trump yönetimi Netanyahu'ya balans ayarı yapıyor.

İranlı İran uzmanı Trita Parsi JD Vance'in İsrail'in yerini tayin etme ve yerli yerine oturtma kampanyası düzenlediğini ve bunun da isabetli göründüğünü söylüyor. Barış görüşmeleri sürecinde ABD-İsrail sürtüşmelerine ise müzakere sürecinde kaçınılmaz olan bir tiyatro sahnesine benzetiyor. Barış anlaşmasına varıncaya kadar benzeri çok sahne yaşanacağını ifade ediyor. İran da Trump da tiyatro sahnelerini iyi beceriyor!

ABD-İsrail ilişkileri böyle gelmiş böyle gitmez. Muhammed Haseneyn Heykel de ABD-İsrail ilişkilerinde patronun ABD olduğunu söylerdi. Bu ilişkiler gel-git tabiatlıdır ve zaman zaman da İsrail lehine kaymalar olur. İsrail'in kefesi ağır basabilir. Zira beynelmilel ve organize Yahudinin gücünü hafife almamak gerekir. Vance, İsrail'in ABD'ye göre vazgeçilmez olmadığını sıradan bir müttefik olduğunu söylüyor. Buna dair Fransa ile İngiltere ile olan ilişkilerini örnek veriyor. Onların seviyesini aşarak özel bir statü kazanamayacağını ifade ediyor. Bu alışılmadık hatta görülmedik üslup Trump kampında bile infial meydana getirdi. Mesela ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee "İsrail olmasa ABD olmazdı" diyerek Trump'a meydan okudu. ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'da düzenlenen G7 zirvesi marjında Orta Doğu gündemine ilişkin açıklamalarda bulunmuş, "Biz olmasak, ABD olmasa İsrail olmazdı." diye konuşmuştur. Doğrusu İngiltere olmasaydı İsrail olmazdı ve ABD İngiltere'nin yerini almasaydı İsrail bu denli ayakta kalamazdı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, görevinin yalnızca İsrail'de ABD'yi temsil etmek olmadığını, aynı zamanda ABD'lilere İsrail'in ülkeleri için ne kadar önemli olduğunu da anlatmak olduğunu da savundu. İsrail ve ABD'nin ortak mirasa sahip olduğunu ileri süren Huckabee, ABD Başkanı Trump'a meydan okuyarak "İsrail olmasaydı, Amerika da olmazdı. Varlığımızı, bu topraklarda yaşananlara borçluyuz." ifadelerini kullandı. Absürd ve anakronik bir analiz!

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberinde, Trump ile Netanyahu'nun sık sık yaptığı görüşmelerin artık dostane geçmediğini ve Trump'ın ABD ekonomisini zorlayan ABD-İsrail/İran Savaşı'na son vermeye çalışırken kendisini bu savaşa iten ve çelme atan Netanyahu'ya sert sözler sarf ettiği öne sürüldü. Vance, İsrail ile özel ilişkilerimiz yok diyerek noktayı koymuştur. Bu ABD nezdinde İsrail'in rütbelerinin sökülmesidir. En azından bu yönde bir irade beyanıdır. Hatta Trump'ın Netanyahu'yu gözden çıkardığı da konuşuluyor. Elbette İsrail ile ilişkiler Netanyahu ile sınırlı değildir. Lakin ilişkilerin dönüm noktasına geldiği de bir vakıa! Bir devin aklıyla ve kudretiyle bu kadar oynanmaz, behemehâl geri teper! Artık Trump'a doğrudan ulaşamayan Netanyahu aracılar kullanıyor. Yakında lobi de tutabilir! Fox News, Mark Levin gibi İsrail yanlısı siyasi figürleri de kullanarak Trump'a mesaj ulaştırmaya çalışmaktadır. Bor'un pazarı geçti mi, geçmedi mi göreceğiz.

Yahudi asıllı ünlü gazeteci Thomas Friedman da hayal kırıklığını dile getiriyor. 'Savaşın çıkmasını istemedim, çıktığında da hararetle İran'ın yenilmesini arzu ettim. Trump ve Yardımcısı Vance 180 derece dönüş yaptılar. 'Yardım yolda' diye İran halkını kandırdılar şimdi onları yüzüstü bıraktılar ve halkı bastıran rejime meddahlık yapıyorlar. Bu anlaşma İran'a, komşularına karşı üstünlük kurma imkanı veriyor..."

İran'ı hükmen galip kıldılar. 11 Eylül gibi 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı da döndü dolaştı kurgulayanlara bumerang gibi ayak bağı oldu ve oyun kuranların oyunlarını bozdu! Vallahu hayru'l makirin.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları