Ali Muhammed Sallabi
Son yıllarda gök kubbemizde beliren, yükselen yıldızlardan birisi Libya asıllı velut yazar Ali Muhammed Sallabi'dir. İlmi müktesabatını elediğimizde elimize çelişkileri de geliyor. Bunun için eserleri bir ayıklama süzgecinden geçirilmeli.
Sallabi kolay ve sık yazan müellif tabakasından birisidir. Günümüzde bu kadar telif yazmış bir baka yazara az rastlanır. Lakin kemiyet arttıkça yani yazı hamulesi büyüdükçe keyfiyet ve derinlik kaybolmasa da azalır. Ayrı ayrı konularda bu kadar başlıklar altında bütün bu kadar kitabı derlemesi ve kaleme alması akla başka soruları getiriyor. Bu kadar kitabı yazmayı nasıl başardı? Ya kolektif çalışıyor ya da konunun hakkını vermeden çalakalem yazıyor! Daldan dala atlıyor. Tezgahını açtığı ülkelerden birisi de Türkiye! Katar gibi ülkelerde yaşıyor ve sıklıkla Türkiye'ye geliyor ve eserlerinden bir kısmı Türkçeye çevrilmiş bulunuyor. Bu açıdan eserleri karşısında dikkatli olmak gerekiyor. Popülist yazarlardan birisi. Ehl-i sünnete en yakın Harici fırkalardan veya alt kollarından birisi İbaziye mezhebidir. Son sıralarda İbaziye kolunun Harici ana damarıyla bağlantısı, alakası var mı yok mu tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaya neden olanlardan birisi Ali Muhammed Sallabi'dir. Çatı isim olan Haricilerle İbaziye irtibatını reddediyor, kesiyor. Bu, Zeydiye ile Şiiliğin ilişkisini kesmek gibi bir şey. Çünkü ana kollar arasında Haricilikte İbaziye Şiilikte ise Zeydiye Ehl-i sünnete en yakın kollar arasında sayılır. Ama bu onları Sünni yapmaz!
Ali Muhammed Sallabi bu hususta şaşırtıcı değerlendirmelerde bulunuyor. Söz gelimi Eş'ari ile Maturidi mezhebini Ehl-i sünnetin umdeleri ve ana gövdesi oldukları halde iken Selefi yaklaşımla bu iki mezhebi Ehl-i sünnet anlayışına ters kabul ediyor! Buna mukabil İbaziye mezhebini Ehl-i sünnet kapsamına almaktadır. Belli ki selefi çizgi ile aynı dalga boyunda seyrediyor. Biri şarkta diğeri garpta olmasına rağmen mucize eseri birbirini teyit eden fikirlere sahip Maturidi ve Eş'arileri kapsam dışı görüyor. Mezhepler haritası içinde yerlerini bulamıyor, tayin edemiyor.
Çatı mezhepler kollara ayrılırken onlar birbirinden uzak coğrafyalarda serpilmelerine rağmen birbirlerini şaşırtıcı derecede benzerlik arz etmektedir. Adeta ikiz gibidirler. İmam Eş'ari'nin Makalat el İslamiyyin kitabıyla birlikte İmam Maturidi'nin Kitabu't Tevhid'i şaşırtıcı derecede birbirini teyit etmektedir. Bunlar ehli tahkik mezhepleri olmasına rağmen Selefi bir anlayışla sıfatları tevil eden yaklaşımları nedeniyle Sallabi onları Ehl-i sünnet dışı saymaya meyletmiştir. Ehl-i tahkikin dışında kalan akımlar Haşeviye'yi temsil ederler. Sallabi hilaf-ı hakikat bir şekilde İbaziye kolunun Haricilerin çatı mezhebiyle alakası olmadığı kanaati uyandırmaktadır.
Bu hususta Sallabi'nin iki vahim hatası var. Bunlardan birisi Maturidi ile Eş'ari mezhebini kullandıkları mutedil tevil yöntemine rağmen Ehl-i sünnet dışı saymasıdır. Öte yandan Hariciliğin bir kolu olan İbaziye mezhebini Eh-i sünnet içi kabul etmiştir. Eş'ari ve Matüridilerin tevil konusundaki yaklaşımları gayet mutedildir. Ama teşbih ve tecsime varmayan anlayışlar kimi Selefi akımlar tarafından Cehmiye muamelesi görmektedir. Sıfatlar zatının ayinesi ve yansımasıdır. Buna rağmen kimileri meseleyi taşırarak bu iki mezhebi de Cehmiye ekolüne ve kategorisine sokmaktadır.
Peki, Sallabi'yi buna iten saik nedir? Et- Tenbihat isimli eseriyle Sallabi'nin bu yaklaşımına reddiye kaleme alan Ahmet Nasirüddin es Suyuti bunun arkasında Umman Müftüsü Şeyh Ahmed el-Halili ile yakınlaşması olduğunu söylemektedir. Dünyada eski bazı mezhepleri veya inançları terviç eden lobi merkezleri bulunmaktadır. Bunlardan birisi de Ahmet Halili'dir. Bu hususta tek başına mı hareket ediyor yoksa İbaziye mezhebine yakın duran odaklar ve hami devletlerden destek mi görüyor, bilemiyoruz. Bununla birlikte Hatice Cengiz gibiler de bu hattaki ilişkilerden etkilenmişler ve İbaziye mezhebi doğrultusunda, lehinde değerlendirmeler yapmışlardır. Son sıralarda Bohra gibi kimi Şii taifeler yeniden yapılanıyor ve canlanma içine giriyorlar. Yemen'de Carudiye gibi Şiiliğin alt kolları da karmaşa ortamından güç devşiriyorlar. Husiler de bunların siyasi ve askeri ayakları ve koludur. İmamiye doktrinini yeniden gündeme getiriyorlar. O zaman sahabelerle problemli hale geliyorlar. Hariciliğin kollarından birisi olan İbaziye mezhebi de aynı şekilde bir lobi faaliyeti yürütüyor. Bir taraftan Filistin davasına gösterdiği destekten ötürü İslami kitlelerin sempatisini çekerken diğer taraftan da bazı fikir merkezlerini ayartıyor. Örnek olarak Sallabi'yi gösterebiliriz. Söz konusu kitabıyla Sallabi, Sünnilerin en azından İbaziye mezhebine bakışlarını bulandırmıştır. Kimileri Şii cephesinde de aynı rolü oynamaktadır. Muhammed Muhtar eş Şankiti'nin Şiilik karşısındaki kısmen benimseyici tutumunu Sallabi'nin İbaziye mezhebine yaklaşımını mukayese edebiliriz. Elbette ortak bir noktada buluşma çabaları takdire değer lakin bunu tedlis suretiyle kandırmaca yöntemlerle yapmamak gerekir. Tedlis, genel olarak bir şeyin kusurunu gizlemek, hile yapmak, göz boyamak veya karşı tarafı aldatmak anlamına gelir. Maalesef bazen Ali Muhammed Sallabi çalakalem kitaplar yazıyor. Bunları okurken dikkatli olmak zorundayız.
Mustafa Özcan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.