Arama

Atatürk’ün vefatında yüzbinler Dolmabahçe’ye koştu

Atatürk'ün vefatından sonra Dolmabahçe Sarayı'ndaki naaşını yüzbinler ziyaret etti. İzdihamdan dolayı 11 kişi öldü, 40'a yakın vatandaşımız yaralandı. Hükümetin endişelerinden dolayı Atatürk'ün cenaze namazı Dolmabahçe Sarayı'nın Muayede Salonu'nda kılındı.

Ziyaretlerin gece 24'e kadar sürmesi planlanmıştı. Ancak halkın yoğun ilgisi üzerine ziyaret sabaha kadar uzatıldı. Dönemin gazeteleri 17 Kasım sabahı dakikada 186 kişi ziyarete gelirken, bu sayının gece yarısı 250'yi bulduğu yazarlar. Ulus gazetesi durumu "Dolmabahçe yolları nasıl hala çökmedi" diyerek vermişti. İzdiham acı sonuçlara da yol açmış, 11 kişi hayatını kaybetmiş, onlarca kişi de yaralanmıştı.

  • 4
  • 9
AĞLAYAN PAŞALAR
AĞLAYAN PAŞALAR

Muayede Salonu'ndaki Fahrettin Altay, Halis Bıyıktay, Cemil Cahit Toydemir ve Ali Sait Akbaytogan gibi Atatürk'ün silah arkadaşları gözleri yaşlı olarak nöbet tutmuşlardı. Başbakan Celal Bayar, 18 Kasım 1938 günü İstanbul'a gelip, cenazenin Ankara'ya nakli için hazırlıkları başlattı. Atatürk'ün cenaze namazının İstanbul veya Ankara'da bir camide kılınması konusunda halkın aşırı ilgisinden dolayı bazı tereddütler vardı.

Dolmabahçe'de Atatürk'ün naaşını halkın ziyareti sırasındaki izdihamlarda 11 kişinin ölmesi ve 40'a yakın kişinin yaralanmasından dolayı cenaze namazında toplanacak kalabalıktan ve nümayişten endişe ediliyordu. Fahrettin Altay Paşa ve kız kardeşi Makbule hanımın ısrarları üzerine, Diyanet İşleri'nin de uygun görmesiyle Atatürk'ün cenaze namazı Şerafeddin Yaltkaya'nın imametinde Dolmabahçe Sarayı'nın Muayede Salonu'nda kılındı.

  • 6
  • 9
ATATÜRK'ÜN CENAZE NAMAZI
ATATÜRK’ÜN CENAZE NAMAZI

Fahrettin Altay Paşa, Atatürk'ün cenaze namazının nasıl kılındığını 10 Kasım 1967 tarihli Hürriyet gazetesinde Tahsin Öztin'e verdiği röportajda şöyle anlatır: "Cenaze Alay Kumandanlığı'nı bana vermişlerdi. Cemil Cahit Paşa da bana yardım edecekti. Vazifeyi üstüme alınca ilk iş olarak Ankara'yı aradım. 'Cenaze namazı İstanbul'da mı, yoksa Ankara'da mı kılınacak?' dedim. Akşama kadar bekledim, cevap yoktu. Merak etmiştim; bu sefer Mareşal Çakmak'ı aradım ve sordum. Aldığım cevap şöyle idi: 'Yarın Başvekil Celal Bayar İstanbul'a geliyor, onunla konuşunuz.'

Hayret etmiştim. Bir namaz meselesi için Başvekil ile konuşmak İstanbul veya Ankara'da kılınması için Başvekilin karar vermesine ne lüzum vardı? Celal Bayar gelmişti. Hükümet çekiniyordu. Cenaze namazını bir nümayiş haline getirmek istemiyordu. Atatürk, hepimizden çok Allah'ına, Peygamber'ine inanmış bir insandı. Zamanımızın Müslümanlığının hakiki Müslümanlık olmadığına kani idi. 'Birçok hurafeler, şekillerle Müslümanlık aslından uzaklaştırılmış' derdi.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN