Arama

Batı’nın ikiyüzlülüğüne içeriden şahit olmuş Batılılar

Yüzyıllar boyunca Müslümanları barbarlıkla, İslam dünyasını da gericilikle suçlayan Batı, kendi insanını gerek okul, gerekse medya yoluyla İslam düşmanı olarak yetiştirmeye devam ediyor. Batı'nın ikiyüzlülüğüne içeriden şahit olmuş düşünürlerin tespitleri ise durumun vahametini apaçık ortaya koyuyor. Batı'nın dününü ve bugününü eleştiren dört Batılı düşünürü listeledik.

  • 1
  • 19
Rene Guenon
Rene Guenon

İslâm, Hint ve Çin tasavvuf doktrinlerini entelektüel seviyede ele alan ve modern dünyayı her yönüyle tenkit eden görüşleriyle tanınan Fransız mutasavvıf ve mütefekkiridir. 15 Kasım 1886'da Fransa'nın Blois şehrinde doğdu. Soy bakımından tamamen Fransız ve Katolik bir ailenin çocuğudur. Müslüman olduktan sonra Abdülvahit Yahya adını aldı. On yedi kitap, beşi Arapça olmak üzere 350 kadar makale yazdı, makaleleri konularına göre derlenerek ölümünden sonra dokuz cilt halinde basıldı.

René Guénon, her şeyden önce bu çağın bir tanığıdır. Modern dünya bu çağda bir ölümcül inişe geçti. René Guénon, insanlık çevriminin sonu gelmeden olaylara yorum getirecek, çağdaş yanılsamaların tuzağından insanı kurtaracak yeni bir bulgunun ilk işaretlerini vermiştir. Türkiye'de yayınlanan önemli kitaplarından biri olan Modern Dünyanın Bunalımı'nda Batı'da hâkim olan yozlaşmanın doğuda yerleşik olan metafizik gerçekliklerin özümsenmesiyle hallolacağını ifade etmektedir. Kitapta öncelikle modern dünyayı insanlık tarihi içine yerleştirir. Kozmik devrelere göre tarih içindeki yerini ve konumunu saptar.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayın.

Rene Guenon, her sahih dinin temelinde yer alan hakikatten söz eder. Bu hakikati ve ona dair unsurları reddeden modernizme karşı çıkar.

"İnsan ne kadar çok paraya sahip olursa, o kadar çok eşya edinmek ister; çünkü durmadan kendine yeni ihtiyaçlar bulur. Böylece bu ihtiras bütün hayatın biricik gayesi olur."

Tevhid ve vahdet-i vücûdu düşüncesinin hem hareket hem de varış noktası olarak bütün yazılarında görmek mümkündür. "İslâm Tasavvufu" adlı makalesinde bütün an'anevî doktrinler içinde şeriat ve hakikat farkının en açık bir şekilde İslâm'da ifade edildiğini, şeriatın herkes için müşterek, hakikatin ise yeterli kabiliyete sahip bir havas zümresine mahsus olduğunu belirtir.

"... Yeryüzünü fethetmek bahanesiyle gökyüzünden yüz çevirmek..."

Guenon, modernliğin başlangıcı kabul edilen Rönesans ve Reform hareketlerinin sanıldığının aksine bir yükselişten çok düşüş hareketi olduğunu savunur. Ve her şeyin tek kıstası olarak kabul edilen "bilimciliğin" aslında insanı ne denli bir felakete sürüklediğini şu sözlerle aktarır:

"Salt bilim gerçekliği üzerine kurgulanan bir dünya görüşü ile astın üstü yargılaması, bilgisizliğin bilgelik önüne engeller koyması, yanlışın hakikat önüne geçmesi, beşerî olanın ilâhî olanın önüne geçmesi, yerin göğün üstüne çıkması ve bireyin kendisini her şeyin ölçüsü yapması… Bunun sonucunda da tamamen kendi nispi, yanılabilir aklından çıkardığı yasaları evrene zorla kabul ettirmeye kalkışması ile karşı karşıya kalmıştır.".

"İşte modern çağın en çok göze çarpan özelliği de budur: Ardı arkası kesilmeyen bir telaş, sürekli değişim ve bizzat olayların kendisiyle birlikte sürüklendiği, durmadan artan hız gereksinimleri... Bu, çokluk içinde dağılmadır."

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN