Arama

Edebiyat ve müzikte “babalar ve oğullar”

Geleneksel sanatımızda hem görgü hem de genetik yollarla aile mesleğini devam ettirme süreci başarıyla ilerledi. Öyle ki nazımla geleneğin kol kola verdiği klasik şiir ve bunun yanı sıra müzik, uzun yıllar devam etmesini bir ölçüde de baba- oğul şairlere borçluydu. Sizler için şiir ve müzik dünyasında birbirlerine ilham kaynağı olmuş baba ve oğul ikilileri derledik.

  • 12
  • 21
Pîr Mehmed Azmî Çelebi ile rubai üstadı oğlu Hâletî
Pîr Mehmed Azmî Çelebi ile rubai üstadı oğlu Hâletî

Azmî Çelebi'nin en büyük eseri oğlu Hâletî'dir. 16. asrın ünlü siması Pîr Mehmed Azmî Çelebi ile rubai üstadı oğlu Hâletî arasındaki baba-oğul ilişkisi için aynı kandan iki usta şairin macerası tabiri yapılır. Defterdar Pîr Ahmed Çelebi'nin oğlu Azmî Çelebi, devrinde tanınmış bir âlim olmakla birlikte, her türlü edebî mahfilin başköşesinde yer edinmiş, şiirdeki üstünlüğü hemen herkesçe takdir edilmiş bir zattır.

Azmîzâde kaynakların bildirdiğine göre dürüst, âdil, iyilik sever, hoşsohbet ve çok cömert bir insandı. Kâtib Çelebi, Osmanlı tarihinde Kınalızâde Ali Efendi ile Azmîzâde kadar çok okuyan, araştıran bir âlim daha olmadığını belirtir. Talebesi olan Atâî, öldüğünde kenarlarına tashih notları konmuş ve ayrıca çeşitli notlar kaydedilmiş 4000 kadar kitabı çıktığını yazmaktadır.

  • 13
  • 21
Pîr Mehmed Azmî Çelebi ile rubai üstadı oğlu Hâletî
Pîr Mehmed Azmî Çelebi ile rubai üstadı oğlu Hâletî

Zekâsı, yeteneği ve gayretiyle yirmi bir yaşında tahsilini tamamlayarak müderris olmuş, dokuz on yıl içinde tedris hayatının en üst derecesi olan Süleymaniye müderrisliğine yükselmiştir. Şiire çok genç yaşta başlamış olan Azmîzâde Hâletî bu vadide kısa sürede üne kavuşmuştur. 1006 (1597-98) yılında tezkiresini yazan Beyânî, onun genç yaşına rağmen olgun bir kişi olduğunu ve babası gibi şiirleriyle tanındığını kaydetmektedir. 1602'de tayin edildiği Şam kadılığında kendisini tanıyan Bağdatlı Rûhî de bir kıtasında onun güzel şiirleriyle gönüllerde yer tuttuğunu ifade etmiştir.

  • 14
  • 21
Numan Ağa ve oğlu Tanbûri Zeki Mehmet Ağa
Numan Ağa ve oğlu Tanbûri Zeki Mehmet Ağa

Numan Ağa, Enderun'da (saray okulu) yetişmiş, kendileri de müzisyen olan Sultan III. Selim ve II. Mahmut'tan çok ilgi görmüş, Tanbûri olarak saray fasıllarına katılmış ve çavuş rütbesiyle Enderun'da hocalık yapmıştır. Sultan II. Mahmut'un muhasibi olmuştur. Şevkefza ve bestenigâr peşrevleri meşhurdur. Tanbûri Zeki Mehmet Ağa'nın babasıdır.

  • 15
  • 21
Numan Ağa ve oğlu Tanbûri Zeki Mehmet Ağa
Numan Ağa ve oğlu Tanbûri Zeki Mehmet Ağa

Zeki Mehmet Ağa, Numan Ağa'nın oğludur. Babası gibi Sultan III. Selim zamanında saray sazendesi, Enderun hocası ve muhasip oldu. II. Mahmut tarafından himaye edildi. Sultan III. Selim'in de hocası olan Tanbûri İshak'tan daha farklı bir üslup geliştirdiği söylenir. Bugün hala yeniliğini koruyan bestelerinden ferahfeza peşrevini II. Mahmut'un buyruğuyla Dede Efendi'nin ferahfeza makamındaki takımı için bestelenmiştir. Ferahfeza ve ferahnâk peşrevleri, aynı makamlarda yapılan fasıl icralarında tüm zamanların en tercih edilen eserleridir.

Zeki Mehmet Ağa, İsmail Dede Efendi'yle birlikte hacca gitti, her ikisi de koleradan öldü ve Hicaz'da defnedildi. Tanburi Büyük Osman Bey'in babasıdır.

  • 16
  • 21
Zeki Mehmet Ağa ve oğlu Tanburi Büyük Osman Bey
Zeki Mehmet Ağa ve oğlu Tanburi Büyük Osman Bey

Tanburi Numan Ağa'nın torunu, Zeki Mehmet Ağa'nın oğludur. Babasının ısrarıyla henüz sekiz yaşındayken Enderun'a alındı. Babasının kimseye tanbur öğretmediği söylenir. Bu yüzden tanburu başkalarından öğrenmiş ama kendi gayretiyle ustalaşmıştır. Özellikle babasının ölümünden sonra sadece sazıyla meşgul olmuş ve en güzel peşrevlerini bu dönemde bestelemiştir.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN