Arama

Ecdadımızın hayır niyetini barındıran Gaznevi Vakfiyesi

Gazze'de yeşeren Türk sanatı, kendisinden sonra gelişen Büyük Selçuklu ve Hindistan Türk-İslam sanatlarına ilham kaynağı oldu. Yakın zamanlara kadar hayatı hakkında hiçbir bilgi bulunmayan Mahmut Gaznevi, "şair, kat'ı sanatkârı, minyatürcü ve müzehhib" sıfatları ile dikkat çeken önemli bir meçhul hazineydi. Yeni bulunan arşiv belgeleri sayesinde kendisi artık biliniyor.

ECDADIMIZIN HAYIR NİYETİNİ BARINDIRAN GAZNEVİ VAKFİYESİ

Bugün şairlerimiz bir tarafa, sınırlı bilgimizin olduğu hattatlarımız bile mevcut. Bir zamanlar tezhip, minyatür, ebru, hakk, cilt, kağıt, âharlama, mürekkep yapma gibi sanatları hakkıyla icra edip bizleri adeta bir dünya bahşeden dâhi sanatkarlarımızın değil hayatını ismini bile bugün bilemiyoruz.

Bu altın silsilenin gerçek temsilcilerinden biri de Özbek asıllı Mahmut Gaznevî ya da Gazneli Mahmud'dur. Gazneli Mahmud ile karıştırılmaması gereken bu kişinin, 1684'te kurduğu bir vakıf sayesinde birazda olsa kendini tanıtma imkanı da doğmuş oldu. 10 Aralık 1692'de vefatından sonra geride bıraktı eşyası ise bu imkanın biraz da talihli hale getirmektedir. Zira Mahmud Gaznevî'nin 1684'te kurduğu Sıbyan Mektebi vakfının 1880'e kadar faal olduğunu söylersek mesela daha iyi anlaşılır.

VAKFİYE NASIL YAZILIR?

Vakfiyelerimizde gelenek olduğu üzere Allah'a hamd, Fahr-i Kâinat'a salât ü selam ve uzunca dualardan sonra asıl metin kaleme alınır. Ecdadımızın hayır niyetiyle kurdukları vakıfların usullerini ve kullanım şartları gözler önüne sermesi bakımından kadim geleneğimize uygun olarak kurulup mahkemece tescil edilen Gaznevî'nin vakfiyesi şu şekilde kaleme alınmıştır:

"Bezzâz-ı Cedid Mahallesi'nde sâkin hayır hasenât sahibi erbâb-ı tahrir ve'l-kalem… Gaznevî el-Hac Mahmud Efendi… Hz. Rabb-i İzzet tarafından kendisine ulaşan ilahi bağışların ve hediyelerin şükrünün ödenmeyeceğini düşünerek bir vakıf kurmaya karar vermiş ve bu işi vekâleten yürütmesi için ne el-Hac Mustafa'yı vekil tayin etmiştir.

GAZNEVİ VAKFİYESİ

Gaznevî'nin kendi mülkü olup Tahtakale yakınlarında ve Demirtaş Mahallesi'nde bir tarafı kutucu dükkanları arsası, bir miktarı Hekim Kutbeddin Vakfı'na ait arsaya yıllık 1230 akçe, huzuruna yıllık 720 akçe, Altıpoğaça Vakfı'na yıllık 540 akçe, Ayasofya Vakfı'na yıllık 140 akçe vererek arsalarını satın aldım. Bu arsalar üzerine mütevellilerin de izniyle 11 kargir oda, tahtanî 6 kârgir oda, zeminde 4 mahzen, yine dört tane alt katta mahzen, iki dükkan, bir su kuyusu, bir kargir mektep ve kapı yakınında bir tahtanî oda ve kapı arasında dükkan ve avlu içinde alt ve üst bir oda ve iki fevkani kenif ve iki tahtani kenif ve havlu ve üçlü kargir musluğu içine alan iş han'ımı bütün her şeyle… Sırf Allah rızası ve Resülullah'ın ruhu için ebediyen vakfettim. Ve şunları şart koştum:

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN