Arama

Müslüman olup hacca giden ilk Batılı kadın; Lady Zeynep

Müslüman olduktan sonra Lady Zeynep olarak da çağrılan Evelyn Cobbold, o dönemde oldukça cesurca bir girişimle hacca gitti. Birçok engellemeye rağmen 1933 yılında hacca giderek hac yapan ilk Batılı olarak tarihe geçti. İşte sizlere sır gibi sakladığı günlüğünden hac notlarıyla Lady Zeynep hakkında bilinmesi gerekenleri derledik.

  • 1
  • 10
Lady Evelyn kimdir?
Lady Evelyn kimdir?

1867 yılında İskoçya'daki Edinburgh'da soylu ailelerden biri olan Murray ailesinin kızı olarak doğdu. Murray ailesi soylu bir aile olarak İngiltere'nin dış politika misyonlarında görevler üstleniyordu. Bu yüzden de Evelyn'in babası da o dönemler için çok önemli siyasi gelişmeler yaşanan Kuzey Afrika'da görev yaptı. Bu sayede Evelyn'nin çocukluğu Cezayir ve Mısır'da, Araplar içerisinde geçirdi. Lady Evelyn burada çok iyi Arapça öğrendi.Daha sonraları Müslüman olmasında çocukluğundan beri böyle bir kültür ve geleneğin içinde büyümesiyle de bağlantılıdır.

  • 2
  • 10
Lady Evelyn nasıl Müslüman oldu?
Lady Evelyn nasıl Müslüman oldu?

Müslümanlığı seçmesine en büyük etki ise Papa ile yaşadığı ilginç olayın etkisi vardı. Günün birinde, Cobbold'un Roma'da kaldığı bir dönem Papa ile görüşme imkanı oldu. Papa, Cobbold'a Katolik olup olmadığını sorunca Cobbold bir anda afalladı. Daha önce kendini bir inanç düzleminde tanımlamak hususunda hiç düşünmemişti. Bir an bekledikten sonra ise "Hayır, ben Müslümanım." dedi.

Bu yanıtı Cobbold'un çocukluğundaki ortama bağlanmasını sağlayan en büyük gerekçe şudur: Evelyn Cobbold, Papa ile karşılaşana kadar hangi dine inandığını sorgulama ihtiyacı duymayacak kadar inancını keşfetme serüveninden uzak kalabilmişti. Ailevi açıdan ve ana vatanı açısından beklenen şey Katolik olmasıydı. Fakat o tüm bu durumlara rağmen kısa bir tereddütten sonra Katolik liderinin karşısında Müslüman olduğunu söylemeyi tercih etti. Onu buna yöneltebilecek tek olgusal etken, küçüklüğünden beri Müslümanlarla içli dışlı yaşamasıydı. Öyle ki ailesinin değil de yaşadığı topluluğun dini üzere olduğunu hissetmiş olsa gerekir.

  • 4
  • 10
"Kurtuluş sadece kendi amellerimize bağlıdır"
Kurtuluş sadece kendi amellerimize bağlıdır

Cobbold'un Papa'ya verdiği cevap, kendi deyimiyle, esasında kendisine de verdiği bir cevap oldu. Sonradan Müslüman olan birçok kişinin hikayesinin aksine Cobbold'un ne zaman Müslüman olduğuna dair kesin bir cevabı yoktu.

Sadece Papa ile olan diyalogdan sonra zihninde bir ışık çaktı ve "Ben bu din üzerindeyim." dediği dine dair daha fazla okuma yapma, kendini geliştirme ihtiyacı hissetti.

Bu ihtiyaç neticesinde derine indikçe de Papa'ya kendinden tam emin şekilde söyleyemediği inancı daha da pekiştirdi. İslam'a dair okuma yaptıkça imanı kökleşmiş ve İslam'ı bir tevhid ve müminlerin kardeşliği dini olarak daha da benimsedi. "Islam is the religion of common sense" yani "İslam, ortak aklın; sağduyunun dinidir." diyecek bir noktaya geldi.

"Okudukça, araştırdıkça İslam'ın en uygulanabilir din olduğuna daha çok ikna oldum. Dünyanın sorunlarına en iyi çözüm getirebilen, dünyaya barış ve huzur getirebilecek en iyi din. O zamandan beri Allah'ın birliğine dayalı bu dine dair hiç tereddüt etmedim. Allah birdir ve Musa, İsa, Muhammed ve daha öncekiler kendilerine vahiy gelmiş peygamberlerdir… Hiçbirimiz ilk günahla doğmadık ve kurtarılmaya, Allah ile kimsenin aramıza girmesine ihtiyacımız yok. Sığınacağımız tek yer her zaman için, Hz. Muhammed (sav) yahut Hz. İsa değil, ancak Allah'tır. Kurtuluşumuz sadece kendi amellerimize bağlıdır.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN