Yeni bir dünyanın eşiğinde ya da 2026: Yol ayrımındaki dünya
Yeni yıl dünya düzeninde kırılmaları beraberinde getirebilir. Bu anlamda bazı kötümser beklentiler veya tahminler var. Bunlardan birisi Macar Cumhurbaşkanı Viktor Orban'ait. 2025 yılının Avrupa'nın görebileceği son barış yılı olabileceğini öngörüyor. Avrupa Birliği'nin dağılma sürecine gireceğini de ifade ediyor. Bu dağılma sürecinde Bulgaristan gibi kenar ülkeler zamanla Türkiye'ye katılabilirler. Yine ileride bloksuz kalan Kafkas ülkeleri başta Gürcistan olmak üzere Türkiye'ye katılmak veya en azından ortak olmak isteyeceklerdir.
ABD'de seçim yılı. Ara seçimler yapılacak. Trump kan kaybedebilir hatta bu yıl olmazsa çok yakın gelecekte tahtını tacını kaybedebilir.
Kısaca çanlar Trump için çalıyor. Geleceği meçhul. Üçüncü dönem de başkan olma rüyası gören ve dünyaya hükmetmek isteyen Trump nal toplayabilir. Bu daha özgür bir dünyanın miladı olur. Orta Doğu ve Latin Amerika ABD tasallutundan kurtulmaya başlar. ABD engeli kalkınca bütün dünya ile kucaklaşır. Latin Amerika'nın dünya ile ilişkileri renklenir ve yeni bir kutup olarak ortaya çıkabilir. Bunlar bütünüyle 2026 yılın sığmazsa da bu yıl bir kalkış ve başlangıç noktası oluşturabilir.
İslam dünyası ve Orta Doğu'da ise yeni bir dönemin ayak sesleri duyuluyor. 'Cebabire rejimleri' olarak anılan otoriter ve totaliter rejimler tarihe süratle karışma sürecine girebilirler. İsrail ufkunda doğdular yine onun ufkunda batabilirler. Bu rejimlerin istikbali İsrail'in istikbaline bağlıdır. Başta Batı aleminde yani Avrupa ve ABD'de yıldızları dökülen ve itibarı sarsılan İsrail Gazze bataklığından kendisini çıkaramaz. 2026 yılı İsrail açsından kuşatılma yılı olmaya amadedir. Can havliyle Suriye ile Türkiye'nin bağlantısını kesmeye çalışsa da bu hamle bumerang gibi geri tepecektir. 2026/2027 ve en son 2028 İsrail için sökülme ve tarihe karışma yılları olabilir. Bunun üzerine Orta Doğu ve bütün dünya yeniden şekillenme evresine girer. Dünya Gazze'den ayağa kalkacaktır.
Pasifik Okyanusu havzasında da dengeler değişiyor. Japonya silahlanarak bölgedeki denklemi lehine çevirmek istiyor. Sadece sivil teknolojinin geleceğini garanti altına alamayacağını görmektedir. Bundan dolayı pençelerini gösteriyor. Burada en önemli çekici unsur Çin'in önlenemez yükselişidir. Bu da çevresini ve dünyayı tedirgin etmektedir. Özellikle önümüzdeki aşamada Tayvan'ı topraklarına katmanın hesabını yapmaktadır. Bu tümseği aştığında dünya için tehdit olacaktır. Çin'in ileriye yürüyüşü devam ediyor. Durdurulamazsa beşer tsunamisi olarak birçok ülkeyi ve bölgeyi yutabilir.
Ukrayna Rusya hattında çekişme bölge ve dünya için bir meydan okumadır. Kaygı nedenidir. Üçüncü Dünya Savaşı'nın tetiklendiği coğrafya olabilir ve yaşlı Avrupa'yı savaşa sürükleyebilir. Buna hiç hazırlıklı olmayan Avrupalılar gafil avlanacaklardır. Avrupa tek başına pür silahlı Rusya ile başa çıkabilir mi veya dizginleyebilir mi? Cevabını vermek kolay değil. Lakin Rusya'nın yayılmacılığı yeni sürtüşmeleri beraberinde getirecektir. Paylaşılamayan dünya bir savaş sahnesine dönüşecektir. Putin, Şi ve Netanyahu ve Trump gibi çılgın liderler bölgesel savaşların hatta yeni bir dünya savaşının yakıtı haline gelebilirler. Savaşa giderken dünyanın basireti ve gözleri bağlanıyor. Dileriz bu öngörüler sadece yakaza halinde görülen kabustan ibarettir.
Mustafa Özcan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.