Mustafa Özcan
25.12.2025
Mustafa Özcan
İmparatorluk hevesi
Tüm Yazıları

İmparatorluk hevesi

İsrail Başbakanı Netanyahu, Tel Aviv'de Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve Güney Kıbrıs devlet başkanı Christodoulides ile buluştu, isim vermeden Türkiye'yi hedef aldı: "Topraklarımız üzerinde yeniden imparatorluklar kurabileceklerini, hâkimiyetlerini geri getirebileceklerini hayal edenlere şunu söylüyorum: Unutun bunu. Böyle bir şey olmayacak. Aklınızdan bile geçirmeyin."

Peki aklımızdan geçirirsek ne olur? Ona göre şöyle olacaktır: "Üçümüz de, atalarımızın yurtlarındaki tarihimizle gurur duyarken, geleceği kararlılıkla kucaklıyoruz. Doğrudur; ülkelerimizin her biri geçmişte, art arda gelen imparatorluklar tarafından fethedildi. Ancak cesaret ve fedakârlık sayesinde modern çağda bağımsızlığımızı kazandık. Yunanistan 195 yıl önce; İsrail 78 yıl önce; Kıbrıs ise 65 yıl önce. Topraklarımız üzerinde yeniden imparatorluklar kurabileceklerini, hâkimiyetlerini geri kazanabileceklerini hayal edenlere şunu söylüyorum: Unutun bunu. Böyle bir şey olmayacak. Aklınızdan bile geçirmeyin. Kendimizi savunmaya kararlıyız ve bunu yapabilecek kudrete sahibiz; aramızdaki iş birliği de bu kapasiteyi daha da güçlendiriyor..." Bir Arap atasözü şöyledir: Düşmanlar toplanmışlar, aleyhimde karar almışlar. Bilsinler ki bütün topluluklar müennestir (Arapça dil kaidesi). Bu tabloya uyarlayacak olursak İsrail, Yunanistan ve Rum Kesimi müennes/dişi karakterdedir. Dediğinde sadece bir yerde haklılık payı var. Söylediklerinin mefhumu muhalifinden bir değerlendirme ile Osmanlı yıkılmasaydı, kalsaydı İsrail kurulmazdı. Onu çiğnemedikçe kimse Filistin'e ulaşamazdı. Şimdi Türkiye önünde kaderin kapıları açılırsa Filistin'i kurtarmak da ona düşer! Yiğit düştüğü yerden kalkar!

Netanyahu elbette mugalata yapıyor. İsrail bağımsızlık kazanmış? Kimden kazanmış? İngiltere ile işbirliği yaparak Araplara ait olan topraklara çökmüştür. Bağımsızlık kazanmamış bilakis Arapların ve Filistinlilerin bağımsızlığına el koymuş ve topraklarını işgal etmiştir. İşgalin adını bağımsızlık kazanmak olarak değerlendiriyor. Her zaman yaptığı gibi mugalata yapıyor, çarpıtıyor. Bilahare BM Filistin'i taksim ettiği halde İsrail Filistinlilere bırakılan toprak parçalarına da el koymuştur. Türkiye'ye karşı ortakları Yunanistan bile bunu tam olarak onaylamıyor. Lakin ağızları kulaklarında olan Rum ve Yunan liderler Netanyahu'ya yalancı tanıklık yapıyorlar. Yalanlarını kös dinliyorlar! Yalanını yüzüne vurarak dostluğu bozmak istemiyorlar! Netanyanu'nun ağzından çıktı diye yalanlar doğru kabul edilemez. Madem tarihe pek meraklı Demirel'i karşılaması sırasında eski başbakanlardan Ehud Barak'ın söylediklerine kulak versin. Osmanlının onbaşı veya çavuşlarla Filistin'i nasıl yönettiklerini merak ediyor. Osmanlı'nın çavuşlarla yönettiği bölgeyi onlar generallerle yönetemiyorlar! Demirel'den aldığı cevap şudur: Osmanlı'nın mahareti veya kerameti meseleye içten bakışıdır. Yerli ahaliye yabancı davranmaması ve onlarca da yabancı görülmemesidir. Yahudiler için İngiltere veya ABD ne ise Filistinliler için de Osmanlı oydu. Hatta daha fazlası.

Osmanlı imparatorluktu veya değildi ama hiçbir zaman sömürgeci olmadı. Bazen idaresinde kusur işlemiş olabilir lakin bu kusurlar sistematik olmamıştır. Şimdi Netanyahu işledikleri mezalimden dolayı Türkiye'nin bölgeye sarkmasından endişe ediyor. Kudüs'teki ruhanilerin Bizans yerine İslam idaresini tercih etmeleri gibi elbette bölge halkı yine İsrail yerine Türkleri tercih edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Devrik Suriye lideri Beşşar Esat daha iyi günlerimizde ikide bir Yeni Osmanlıcılıktan bahseder ve gözümüzün içine bakarak bizi imparatorluk hayali kurmakla veya peşinde koşmakla suçlardı. Hüsnü Mübarek, Erbakan'a İhvan'dan uzak durmasını isterken Beşşar Esat da yeni yöneticilerden Osmanlıcılıktan uzak kalmalarını tavsiye ediyordu. O da Suriye'yi kanla barutla yönettikten sonra tıkandı ve sahneden çekildi. Sırasını savdı ve şimdi gelişmeleri Moskova'dan izliyor. Sırada Netanyahu var. O da Beşşar Esat'ı taklit ediyor. 2009 yılında olmalı Beşşar bir İngiliz gazetesine Netanyahu'yu kundakçı olarak tanımlamıştı. Kendisi de kundakçılık yaptıktan sonra sahneden silindi gitti. Sonuçta ikisi de kundakçı başı! Birisi gitti diğeri sırasını bekliyor. Şimdi Beşşar'ın söylemini Netanyahu kaptı ve taklit ediyor.

Türkiye'nin imparatorluk hayali içinde olduğunu ileri sürüyor. Oysa ki Arap Baharını alabora etmek için İran'ın önünü açtıkları gibi kimse Türkiye'nin önünü açmadı. Aksine şark ile garp muvazaa halinde Türkiye'nin önünü kapatmaya çalıştı. İbrahim Kalın Bey bu durumu 'değerli yalnızlık' ifadesiyle anlatmıştır. Elbette Türkiye çemberini kırmaya çalışıyor. Bununla birlikte daha ziyade dest-i gayb Türkiye'nin önünü açıyor. Burada kaderin bir parmağı ve dahli var."Takdir-i Hüda kuvve-i bâzû ile dönmez, Bir şem'a ki Mevla yaka, üflemekle sönmez!" Allah'ın nurunu ağızlarıyla ve nefesleriyle söndürmek isteyenlere mukabil, Allah nurunu tamamlayacaktır.

Siyonizm Yahudi eksenli bir Haçlı kafası veya zihniyetidir. Ya da Haçlı anlayışına tekabül eder. Lakin zemininde Hıristiyanlık değil Yahudilik barınır. Yunanistan ile Rum kesimine ilaveten arkalarında Atlantik'in iki kanadı ve yakası yani Avrupa ile ABD yer alır. Bunlar toplamda Haçlı uzantılarını temsil eder.

Türkiye şayet bir gün yeniden imparatorluk haline gelecekse bu dostları değil histerik düşmanları sayesinde olacaktır. Bu onların yakıtı ve sermayesi olması halinde mümkün olabilir ve gerçekleşebilir. Kısaca Türkiye'nin imparatorluk olması bizden ziyade onların tutum ve davranışlarına bağlıdır. Onlara bağlı bir keyfiyet ve süreçtir.

Bir imparatorluk kurmak için kurucu ülkenin doğruları yetmez buna ek olarak muarız ve karşıt ülkelerin yanlışları da hesaba katılmalıdır. İmparatorluk kurmak hevesle olmaz hasım tarafların açtığı gedik ve menfezler üzerinden yürümekle ve onları doldurmakla olur.

Büyük İsrail kurmak isteyenler ve megali idea peşinde koşanlar bize küçük kalın diyor.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları