Arama

Mustafa Özcan
Ocak 31, 2022
Geylani’den Halidi’ye…

28 Ocak 2022 günü adı Kur'an ve Filistin meselesiyle birlikte anılan Salah Abdulfettah Halidi dünyasını değiştirdi ve öbür aleme göçtü. Vefat nedeni olarak haberler korona illetine işaret ediyor. Dünya yolculuğu bu kadarmış. Kendisini Kur'an, Filistin davası ve Seyyid Kutub'a adayan Salah Abdulfettah Halidi, 1 Aralık 1947 tarihinde dünyaya gelmiş ve 28 Ocak 2022 tarihinde 75 yaşında aramızdan ayrıldı. Cenin'de doğan yazarımız 1965 yılında eğitim bursuyla birlikte Ezher'e Mısır'a gidiyor. 1970 tarihinde mezun oluyor. 1965 yılında Ezher Lisesi'ne giriyor ardından da Şeriat Fakültesi'ni (İslam Hukuku) bitiriyor. Burada birçok güzide hoca ile tanışıyor ve onlardan dersler alıyor. Bunlar arasında pay sahibi olanlar öncelikli olarak Filistin ulemasından Musa Seyyid ve tanınmış İslam alimlerinden Muhammed Gazali ve sufi karakterli Ezher Şeyhi Abdulhalim Mahmut olmuştur.

Ardından mastır ve doktora çalışmalarında bulunuyor. Tefsire Seyyid Kutub'la köprü kuruyor. 1977 yılında Riyad'da Muhammed Bin Suud İslam Üniversitesi'nde mastır çalışmasında bulunuyor. Mastır çalışması şu başlığı taşımaktadır: Seyyid Kutub ve Kur'an'da Edebi Tasvir. Bu çalışma iki bölümden teşekkül etmektedir. İlk bölümde Seyyid Kutub ve kişiliğini anlatır. İkinci bölümde ise Kur'an'da edebi tasviri kitabını ele alır. Gerçek anlamda Seyyid Kutub, Kur'an ile hapishane ortamında tanışmıştır. Daha doğrusu Kur'an üzerine bu dönemde yoğunlaşabilmiştir. Hapishane Seyyid Kutub için bir i'tikaf mahiyeti kazanmıştır. Medrese-i Kur'aniyesi olmuştur. Kur'an-ı Kerim ile çağın idrakini buluşturmuştur. Seyyid Kutub'un şarihi sayılan ve bu anlamda Seyyid Kutub külliyatının 'ikinci muallimi' sayılan Abdulfettah Halidi de Kur'an ile çağdaş meselelerden biri olan Filistin meselesini buluşturmuştur. Dolayısıyla talebe ile hoca Kur'an ikliminde bir araya gelmişlerdir. Şimdi ruhları da buluştu. 1980 yılında tezi tartışılmış ve tartışmada Seyyid Kutub'un kardeşi Muhammed Kutub da ilmi heyet arasında yer almıştır

Seyyid Kutub'un şarihi ve İkinci Muallim olmasına rağmen Seyyid Kutub ile hiçbir defa karşılaşmamıştır. Zaten öyle bir ortam bulunmuyordu. Cenin'den gelerek Ezher'e başladığında yıl 1965'i göstermektedir. 1964 yılında bir ara salıverilen Seyyid Kutub yeniden hapse atılmıştır ve 1966 yılında da Mısır'ın çağdaş firavunu ve Sisi'nin selefi tarafından idam edilmiştir. Dolayısıyla karşılaşma ve beraberlik imkanı bulunmuyordu. Seyyid Kutub idam edildiğinde yazarımız Halidi henüz 19 yaşında bir gençtir. Lakin Seyyid Kutub'un idamı genç gönlünde bir alaka ve ilgi uyandırmış olmalıdır. Sonra yazdıklarıyla tanışarak Seyyid Kutub'un ser-çeşmesinden faydalanmış; hem edebi yönüne varis olmuş hem de hem de Kur'an'ın çağa tanıklığına onda yol bulmuştur. Seyyid Kutub aradaki tortuları kaldırarak Kur'an ile çağ arasında engel ve duvar bırakmamıştır. Kur'an-ı Kerim'i ilk gün indiği heyecanla okumuştur. Gazali'nin ifadesiyle çağa düşen cevherlerini toplamış ve genç kuşaklara miras bırakmıştır.

Tam 30 yaşında yani 1977 tarihinde Seyyid Kutub'un Kur'an'daki Edebi Tasvir üzerindeki çalışmasıyla mastır tezini tamamlamıştır. 1984 yılında tefsir ve Kur'an ilimleri alanında doktorasını ikmal etmiştir. 'Canlı Şehit Seyyid Kutub' onun ilk yazdığı eserlerden birisidir ve 1981 damgasını taşımaktadır. Seyyid Kutub'un Gözüyle Amerika önemli eserleri arasındadır. Kitaba birkaç defa geri döndüm ve zaman zaman başucu kitaplarım arasında yer almıştır. Zira Seyyid Kutup'un Siyonizm, İngiltere ve ABD yani Batı konusunda şaşmaz ve esnemez görüşleri vardır. Herkesin hürriyet timsali olarak baktığı ABD'nin hedonizm üssü olduğunu ortaya koymuştur. Merhum Muhammed Gazali de ABD'nin Deccal üssü ve Deccal olduğunu ortaya koyar. Yanlış Anlaşılan Bazı Ayetlerin Doğru Yorumu bir başka çalışmasıdır. Çağdaş Müslümanın Sabiteleri (Değişmezleri) bir başka kıymetli eseridir. Tebliğci Peygamber. Kur'an Anlatımında Yahudi Şahsiyeti diğer bazılarıdır. Yahudi Şahsiyeti kitabı sahanın önemli eserlerinden Sigmund Freud'un Musa ve Tektanrıcılık kitabıyla karşılaştırılması okur nezdinde yeni ufuklar açacaktır.

Kur'an-i Nükteler veya Letaif Kur'aniyye bir başka Kur'an eksenli ve incileriyle doldurduğu kitabıdır. Eserlerinden birisi de şudur: El Huttatu'l Berraka Lizi'n Nefs et Tevvaka /Arzulayan ve meraklı nefse parlak planlama. Mefatihi Litteamüli Mea'l Kur'an. Kur'an'ı ele almada, çözmede anahtarlar. Kur'an Kıssaları: Vakalarını arz ve olaylarını tahlil. Zilal el Kur'an'a Giriş. Ruhun neşeleri /Efrah en nur. Kur'an ve Rahiplerin Sataşmalarını Nakz. Sahabenin Cihadından Portreler. Küleyni'nin Usul el Kafi adlı eserinde Kur'an Ayetlerini Batini Tarzda Yorumlaması. Bu kitap ilgimi çekti lakin edinemedim. Genel olarak merhumun kitaplarını edindim. Lakin bu kitabını piyasada bulamadım. Hatta el Es-Sebil adlı gazetede Basair adlı köşesinde yıllar yılı takip ederken bu kitap etrafında değinilerini okumuştum. Filistin meselesi çerçevesinde Şii ilgisine daima ihtiyatlı olarak bakan isimlerden birisidir. Bu alanda Şeyhü'l Aksa Raid Salah, yardımcısı Kemal Hatip ve Bessam Nihad Cerrar ile birlikte bu konuda hassasiyet gösteren isimler arasındadır. Lakin Filistinli siyasetçiler ilkeler ile çıkarları birbirine karıştırmışlar daha doğrusu çıkarın olduğu yerde ilkeye fazla iltifat ve itibar etmemişlerdir. Onların derdi kısa yoldan hedefe varmaktır. Lakin bu durumda kum tepeleri gibi esen rüzgarlar karşısında hedeflerin şaşmaması ve değişmemesi de kabil değildir. Nitekim çoğu kez öyle olmaktadır. Bir başka eseri ise şudur: Filistin Meselesi Etrafında Kur'an Gerçekleri. Bir başkası, Kur'an Tartısında Tekvin kitabıdır.

Tevafuk

Halidi'nin vefatından önce onun bir kitabıyla meşguldüm. Daha doğrusu Vuslat dergisi benden Seyyid Kutup sayısıyla alakalı (Şubat 2022) bir yazı ısmarladı. Bu Seyyid Kutub'un son eseri ve kitaplarının bir hülasası olan Mealim Fi't Tarik/Yoldaki İşaretler kitabını analiz etmekti. Bunun için Mealim'in yeni bir baskısını aldım. Kitabı Prof. Salah Abdulfettah Halidi notlandırmıştı. Halidi ayrıca kitaba bir önsüz de ilave etmişti. Bu çabalarıyla okur için kitaptan istifade imkanlarını da artırmıştı. Yazıyı dergiden İlhami Pınar Bey'e teslim ettikten bir hafta sonra (28 Ocak 2022) Halidi'nin vefat haberiyle karşılaştım. Vefat haberini önce dostumuz Ali Rıza Akgün Hoca'nın Facebook hesabı üzerinden gördüm. Hoca bu konularda öncü isimlerden birisi. Sakarya'da rahmete kavuşanların çetelesini Bekir Uysal Hoca tutarken, Arap alemini ise Ali Rıza Akgün hocadan takip etmeli. Sosyal medya üzerinden el Cezire kanalının İstanbul bürosu elemanlarından Muhammed Ünalmış da merhum Halidi'nin talebelerinden olduğunu ifade etmiş.

Kendisi Seyyid Kutub'u tanımadan sevmiş ve onun aktarcısı ve şarihi ve tabir caizse muallim-i sanisi olmuş bendeniz de gıyabında Halidi'yi sevenlerdenim. Böyle garip bir tevafuk yine çok sevdiğim isimlerden Macid Arsan Geylani'nin vefatında olmuştu. Yazarlar Birliği heyetiyle Çanakkalede'den dönüyorduk. Tekdüzeliği kırmak için ara sıra katılımcılara mikrofon uzatıyorlardı. Bana da uzatmışlardı. Ben de konuşmamda hangi münasebetle olduğunu hatırlamadığım bir şekilde Macid Arsan Geylani'ye atıfta bulunmuştum. Yarım saat geçmeden önde bulunan Mısırlı davetlilerden birisi vefat haberini duyurdu. Allah sevenlerin ahvalini sevenlere muttali ve malum kılıyor. Benim orada Macid Arsan Geylani'yi anmam intak-ı hak olmuştur. Vefat haberiyle buluşmuş oldu. Burada da öyle bir durum bahis konusudur.

Merhum Halidi İhvan hareketi içinde bulunuyor ve Ürdün'de yaşıyordu. Halidi'nin vefatı münasebetiyle İhvan'ın Ürdün liderleri taziyeler yayınladılar. Bunlardan birisi de daha önce İstanbul'da tanıştığımız Hümam Said Bey'dir. Merhumu tanımlarken onun bir Kur'an adamı olduğunu ve rabbani nitelikler taşıdığını söylemiştir. Kısa ismiyle Salah Halidi sadece bu asrın bir imamı değil aynı zamanda selef bakiyesi ve selefin çağdaş imamlarından biriydi. Selefi değildi ama bakiyyetü'l selef idi. Onu kaybederek hem salahını hem de ilmini yitirdik. Humam Said merhum Halidi'nin hem zahid hem de abid birisi olduğuna tanıklık ediyor. Siyasette de bir dev olduğunu zira siyasete Allah'ın nuruyla baktığını ifade etmiştir. Öbür aleme tek başına gitse de uğurlama merasiminde geride kalan dostları yanı başında idi. Son yolculuğunda Ebu Üsame'yi yalnız bırakmadılar. Mekanı cennet, toprağı gülistanlık olsun.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN