Arama

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay
Nisan 22, 2022
Ramazan Mektebindeki bugünkü dersimiz: Kur’an ve Furkan…
Sesli dinlemek için tıklayınız.

Hızla akıp giden zaman, hasretle beklediğimiz ve yeniden kavuştuğumuz mübarek bir ayın günlerini bir bir takvim yapraklarımızdan ve hayatımızdan koparıp alıyor… Şimdi artık son on günün tatlı telaşını yaşıyor müminler… Bu mübarek ayın son günlerini en iyi şekilde değerlendirmek ve onu bizden memnun ve mesrur olarak uğurlamanın telaşını…

Aslında "son on gün" için ele almamız gereken ilk konu belki de son on günü ilgilendiren bir ibadet olarak "itikâf" konusu olmalıdır. Ancak bu konuda daha önce üç kez farklı yönlerden ve muhtevalı olarak konuyu bu sütunda, 12 Haziran 2017; 1 Mayıs 2001 ve 12 Mayıs 2021 tarihli yazılarımızda ele alıp işlediğimiz için bu yıl başladığımız Ramazan Mektebi'nin Dersleri çerçevesindeki anlam arayışlarından biri olarak ayetlerde geçen Kur'an ve Furkan kelimeleri üzerinde durmak istiyoruz bugün… Çünkü bakara suresinin 183-187 arasındaki ayetler bize oruç ibadetiyle ilgili en önemli ve kulluk hayatımızla alakalı en değerli bilgileri ihtiva ediyor.

Önce bir kez daha bugünkü konumuzla ilgili ayetlerin mealini verelim:

"Ramazan ayı, doğruyu eğriden ayırmak ve gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalarda bulunmak için insanlara rehber olarak indirilen Kur'an'ın indirildiği aydır. Artık içinizden kim bu aya yetişirse onu oruçlu geçirsin..."

Bu ayette iki ayrı kelime ile aynı mukaddes kitaba işaret edilmektedir: Kur'an ve Furkan… Bu isimler aynı zamanda Allah Teâlâ'nın Son Nebi'si Hz. Muhammed Mustafa'ya (sav) lûtf ettiği en büyük mucizenin isimlerinden iki tanesidir… Kur'an kelimesi öteden beri duyduğumuz ve bildiğimiz bir kavram ama Furkan için aynı şeyi düşünmek ve ona yeterince âşina olduğumuzu söylemek mümkün görünmüyor. Ne var ki, ilgili ayette geçen ve aynı zamanda Kur'an-ı Kerim'in değerli sûrelerinden birinin adı olan bu kelime, kanaatimizce bizi yakından ilgilendiriyor ve ilgilendirmeli de… Şimdi geliniz Furkan üzerine bir anlam arayışı yolculuğuna çıkalım ve onu kelime/kavram olarak incelemek ve anlamak maksadıyla dersimize başlayalım.

FURKAN NE DEMEK?

Zaman zaman ifade ettiğimiz üzere zengin bir dil olan Arapça'da kelimelerin anlamları da zengin bir muhtevaya sahiptir. Bu dil üzerine uzmanlaşmış kişilerden biri olan Râğıb el-İsfehânî, el-Müfredât adlı meşhur eserinde, şunları söyler: "Furkan, 'iki şeyin arasını ayırmak' mânasına gelen fark kökünden masdar olup 'Hak ile bâtılı, imanla küfrü, helâl ile haramı... ayırıp belirlemek' anlamında kullanılır. O aynı zamanda, 'zıt değerlere sahip olan şeylerin birbirinden seçilip ayrılmasını sağlayan ölçü'yü de ifade eder."

Bu genel anlamından hareketle Furkan, "gerçeği kanıtlayan delil veya sezginin, doğru bilgilerin ve şüpheden kurtuluşun" da adıdır. Zira o, "Hak ile bâtılı birbirinden ayıran ayrıntılı bilgi"dir aynı zamanda…

Kur'an-ı Kerim'de yedi yerde geçen Furkan kelimesinin dildeki bu zengin muhtevası sebebiyle farklı hususlara işaret ettiği görülmektedir. Onun aynı zamanda Kur'an'ın isimlerinden biri olarak ayetlerde ve hadislerde kullanıldığına da şahit olmaktayız. Ancak bizi konumuz açısından ilgilendiren Bakara sûresinin 185. âyetindeki bu kelime ile "Kur'an'ın hakkı bâtıldan ayırma ve belirginleştirme" özelliğine dikkat çekildiği görülmektedir. Diyebiliriz ki Allah Teâlâ, Ramazan ayında bir gece vakti indirilen ve insanlık için "Son Vahy-i İlahi" olacak bu mukaddes kitabın farkında olmamızı istemekte, onun Hak ile batılı birbirinden ayırt eden, doğrusunu gösterip yanlıştan alıkoyan ve insanlara hidayet rehberi olan bir kitap olduğuna dikkatimizi çekmektedir. O halde Kur'an'ın en önemli bir özelliğinin getirdiği mesajlarıyla insanda bir farkındalık oluşturması diyebiliriz. Evet hiç şüphesiz işte bu özelliğiyle de Kur'an-ı Kerim eşi-benzeri olmayan bir mukaddes ve mübarek kitaptır.

KUR'AN'IN AYNI ZAMANDA FURKAN OLMASI NE ANLAMA GELİR?

Bakara suresinin 183. ayetiyle başlayan oruç ibadetine dair bilgilerin 184 ayetle devam etmesi ve ardından "Ramazan öyle bir aydır ki, onda Kur'an indirilmiştir…" diye ifade buyrulması dikkat çekicidir. Burada Allah Teâlâ, oruç gibi çok kıymetli ve özelliği olan bir ibadetin Ramazan gibi bir başka mübarek zaman diliminde tutulmasını emrettiğinin farkında olmamızı istemektedir adeta… Bunu da ayetin devamında gelen Ramazan ayında indirilen Kur'an'ın özelliklerini zikreden pekiştirmektedir: "… O Kur'an ki, doğruyu eğriden ayırmak ve gidilecek dosdoğru yolu bulma konusunda açıklamalarda bulunmak için insanlara rehber olarak indirilen Kur'an…

Burada üzerinde durulması gereken önemli nokta şudur: İlgili ayet bize adeta şunları söyler… Bir gece vakti indirilen vahy-i ilahi, Muhammedül-Emin olan zât-ı şerifi, "Hatemün-Nebiyyin" eyledi… Gecelerden bir gece olan o geceyi "bin aydan hayırlı" kıldı… Aylardan bir ay olan Ramazan'ı, on bir ayın sultanı "Ramazan-ı Şerif" mertebesine yükseltti. Ey insan! eğer sen de Kur'an-ı Kerim'in muhatabı olduğunu düşünür ve onu kalbinde misafir, başında tâç bilirsen; getirdiği hükümleri hayat rehberin, telkin ettiği ahlakı yaşam biçiminde örnek alırsan; onu bu özellikleriyle böyle kabul edip benimser isen, Kur'an-ı Kerim seni de yüceltecek seni de hem bu dünyada hem de ebedi alemde ulvi mertebelere yükseltecektir. Çünkü onun indiriliş gayelerinden biri de nereye gittiğinin farkında olmayan insanlığa ve her bir insana önce "Fe eyne tezhebûn - Nereye gidiyorsunuz?" diye sormak ve ne halde, hangi âlemde olduğunun farkına varmasını sağlamaktır (bkz. Tekvîr, 26)… Bunun için de en başta vazifesi kendini, etrafını, varlıkları, kâinatı tanımaya çalışmak maksadıyla okumaya başlamaktır. Belki de Kur'an, sadece bu sebeple ilkin "Oku" emriyle vahy edilmeye başlanmıştır…

Kulluğumuzun güzelleşmesi adına Kur'an'ı okuma çabalarımızın daim olması niyazıyla cumanız ve son günleriniz size de mübarek olsun efendim…

Mehmet Emin Ay

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN