Modern çağın koşturmacasına ilaç gibi gelecek bir Japon felsefesi: Yutori
Sürekli bir yerden bir yere yetişmeye çalışıyor, yetişemediğimizde ise stresten kendimizi o günü zehir ediyoruz. Her dakikamızı doldurmaya her saniyemizi "faydalı olmaya ve işe yaramaya" adıyoruz. Biz bunları yaparken bedenimizdeki ve ruhumuzdaki darbeleri görmüyor ve ömrümüzden çalıyoruz. O halde bize "durup bir düşün, gözlerini kapat ve yaşadığını hisset diyen "Yutori" felsefesine kulak vermeliyiz. Peki, Yutori felsefesi bize tam olarak ne anlatıyor?
🔹 Modern çağın koşturmacasında durup nefes almak için ilaç gibi gelecek bir felsefe var, adı Yutori. Bu Japonca kelimenin sözcük "genişlik, ferahlık, esneklik" manalarına geliyor.
🔹 Bu kelimeler esasında zihinsel ve ruhsal bir durumu ifade etmekte olup insanın hayatında bilinçli olarak bıraktığı, hiçbir zorunlulukla doldurulmamış alanları tanımlamakta.
🔹 Aslında Yutori; modern dünyanın her boşluğu bir aktivite ile her saniyeyi bir içerikle doldurma çılgınlığına karşı ruhun nefes alabileceği korunaklı bir liman inşa etmeyi amaçlıyor.
🔹 Bu durum zamanda hayatın getirdiği beklenmedik yükler karşısında kırılmamayı sağlıyor ve zihinsel bir esneklik payı bırakıyor insana...
🔹 Günümüz insanı, kapitalist sistemin ve dijital dünyanın dayattığı "sürekli bir şeyleri kaçırma korkusu" ve her an verimli olma baskısı altında ezilmekte. Her günümüzü ucu ucuna planlamak, gün bitiminde kaç görev tamamladığımızla övünmek bizi adeta mekanik birer robota dönüştürdü.
🔹 Yutori, bu hız çılgınlığının ortasında ayağını gazdan çekebilme cesaretidir. Hayatın, kendimize çizdiğimiz rotalara giderken geçilen yollardan ibaret olduğunu hatırlatan bu felsefe, modern çağın koşturmacasına karşı duru ve radikal bir yavaşlama anlatısı.
🔹 Yutori, hayatımızın içinde eslerin bir diğer karşılığı. Örneğin bir randevuya veya işe tam dakikasında ucu ucuna yetişmeye çalışmak, insanı yol boyunca sürekli bir stres ve kaygı sarmalında tutuyor. Bu döngünün içinde durup nefes almaya her şeyden çok ihtiyacımız var.
🔹 Oysa yaşadığımızı hissetmek bizim en büyük hakkımız değil mi? Mesela gideceğimiz bir yer için evden 15-20 dakika erken çıkmak, yolda yürürken adımlarımızı yavaşlatmamıza, gökyüzüne bakmamıza ve çevremizdeki güzellikleri fark etmemiz ruhumuza neler katacak...
🔹 İşte o erken çıkılan saatler, aslında bir zaman kaybından öte günün geri kalanını kurtaran ve zihne nefes aldıran kişisel bir Yutori alanı kabul edilebilir.
🔹 Buraya dikkat edelim, eğer Yutori felsefesini hayatımıza uyarlarsak geç kalan metrolara, trafiğe, yetişemediğimiz günlere, daha nice yetiştiğimiz veyahut geç kaldığımız, maruz kaldığımız zamansız vakitlere bir sitemimiz olmaz.