Modern Çağ Hastalıklarından Dijital Gıybet
Unutuyoruz; hız ve dijital bir çağda olduğumuzu artık hatırlamıyoruz bile. "Kameranın görmediği, mikrofonun duymadığı yerde dahi ilahi bir gözetim altında olduğuna iman eden insan; nasıl oldu da 'çevrimiçi' olduğu anlarda 'müşâhede' altında olduğunu unutabildi? Gıybet, bugün klavye tuşlarının hızı ve ekranların sahte anonimliğiyle saniyeler içinde binlerce şahidi olan kolektif bir linç kültürüne ve kalıcı bir dijital ayak izine dönüşmüş durumda. Parmak uçlarımıza indirilen 'dil afetlerini', tecessüsün güncel adı olan 'stalk' kültürünü ve sil tuşunun geçersiz olduğunu hesaba çekilmeden önce idrak etmemiz gerekiyor. Yoksa sosyal medya algoritmaları, ahiret sermayemizi birer 'beğeni' uğruna harcadığımız büyük bir yanılsamaya dönüştürmek üzere...
◾ Aşina olduğumuz kelimelerden biri, gıybet. Arapça kökenli olan bu sözcük; "bir kimsenin aleyhinde bulunma, çekiştirme, kişinin duyacağı zaman üzüleceği söylem" manasına geliyor.
◾ Çoğu zaman, keşke bilmiyor olsaydık diye düşündüğümüzden eminim. Ama biliyoruz, belki doğru olmayan bu fiili yapıyor veyahut cidden yapmamak için özen gösteriyoruzdur.
◾ Yaşadığımız yüzyıl sanki bu tarz günahları yaptırmak için bizlere yollar açıyor, kötüye teşvik ediyor gibi gelebilir. Burada şunu hatırlamak gerek; bizler teknoloji ve aynı zamanda hız çağında yaşıyoruz. Bu şu demek; günaha da sevaba da erişim oldukça hızlı.
◾ Eskiden gıybet için fiziksel bir mekan veyahut muhatap zorunluydu, hala öyle ancak bunlar günümüzde sosyal medya aracılığıyla tek bir ekranda maalesef yapılabiliyor. Bu söylemler saniyeler içinde binlerce, milyonlarca kişiye ulaşıyor.
◾ İşte, bu durum İslam hukukunda gıybetin ifşa edilmesi, yayılması kapsamında işlenen bu günahı katlıyor. Burada anonimliğin getirdiği gereksiz bir cesaret doğuyor, bu gerçekten tehlikeli.
◾ "Fake" adı verilen hesaplardan sevmediğin ama hayatını merak ettiğin insanları takip etmek ve fotoğraflarının altına bırakılan çirkin yorumlar çağımızın en kirli yanlarından. İnsanlar, yüz yüze söyleyemeyecekleri cümleleri, klavye başında fütursuzca sarf ediyor.
◾ Halbuki İslam ahlakında, "görünmediğin yerde de Allah (CC) seni görüyor ve duyuyor, halinden herkesten daha da çok haberdâr" yani burada da "ihsan makamı" devreye giriyor. Hucurât suresi 12. ayetinde:
Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Tabii ki bundan tiksindiniz! Allah'a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur. Buyruluyor.
AYETİN TEFSİRİ
Sâbıkalı olmayan, suç işleme bakımından ciddi şüpheye sebep olacak davranışları bulunmayan bir kimsenin gizlediği bir işini, davranışını, halini araştırmak ve açıklamak ise âyette yasaklanan tecessüs kapsamına girmekte olup İslâm ahlâkçılarına göre ayıptır, dine göre de câiz değildir, günahtır. Ancak düşmanların müslümanlar hakkındaki plan, program ve niyetlerini anlamak, zamanında tedbir almayı sağlamak gibi amaçlara yönelik casusluk faaliyeti, bunda zaruret bulunduğu için yasak kapsamına dahil edilmemiştir.
◾ Bakıldığında ayetin dijital dünyada karşılığı; bir kimsenin profilini araştırmak, eski paylaşımlarını didik didik edip açık aramak, bunları etkileşim için etiketleme yapmak suretiyle ifşa etmektir.
◾ Hucurât suresi 12. ayetinde gıybet için, "herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?" Benzetilmesi yapılıyor. İşte, sözlü ve yazılı her türlü gıybetten uzak durulmalı.