Arama

Osmanlı tarihinde yaşanan 8 ilginç hadise

Asırlar boyunca 3 kıtada hakimiyet gösteren Osmanlı Devleti, tarihi boyunca padişaha "ateş dilekçesi" yoluyla sesini duyurmaktan tutun da devlet memurlarının yazlık evlerine gidiş tarihini düzenleyen "yalıya çıkma nizamına" kadar pek çok farklı hadiseye tanıklık etti. Bu olaylardan bazıları sosyal hayatın renkli portrelerini bize sunarken bazıları da şaşkınlığa uğrattı. İşte Osmanlı tarihinden yaşam dolu 8 ilginç hadise…

  • 3
  • 10
Yalı izinleri
Yalı izinleri

Tanzimat devrine kadar İstanbul'un önde gelen kişileri istedikleri zaman kendi mülkü olan veya kiraladıkları yalılara taşınamazlardı. Hükümet, herkesin o yaz Boğaziçi'nin hangi köyünde veya bölgesinde yaşayacağını öğrenir, o yılın hava şartlarına göre izinleri verirdi. Şehre dönüş de yine aynı izinler mukabilinde gerçekleşirdi. İzinler çıkmadan İstanbul'un sakinleri yerlerinden kıpırdayamazdı.

Her yıl payitahtın sahillerini muhafazaya memur bostancıbaşı ağa tarafından Boğaz hattı için bir defter düzenlenirdi. Reşat Ekrem Koçu 3. Selim zamanında düzenlenmiş bostancıbaşı defterinden satırları şu şekilde nakleder:

Sosyal hayatın divan şiirine yansıdığı beyitler

"Beykoz iskelesi, yanında Mustafa'nın hanesi, yanında Hacızade Ahmed'in yalısı ve arsası, yanında Laz Hüseyin'in yalısı, yanında sabık İstanbul kadısı Hamamizade Efendi'nin yalısı, yanında Merhabazade yalısı, yanında kireççi taifesinin odaları ve fırınları…"

Bu defterlere hangi mülkün kime ait olduğu ayrıntılı bir biçimde kaydedilmiştir.

  • 5
  • 10
Ata binme yasağı
Ata binme yasağı

Tanzimat'tan önce, İstanbul'da padişahtan başka ancak üç kişi ata binme hakkına sahipti. Bu kişiler, ilmiye sınıfına mensup şeyhülislam, Rumeli kazaskeri ve Anadolu kazaskeriydi. Vezirler ve devlet ricalı ancak bir imtiyaz ile ata binebilirdi. Bir kişinin memuriyeti ve serveti ne olursa olsun büyük şehir içinde ata binemezdi.

  • 6
  • 10
Uzunluk hesaplarıyla porsiyonlanan yemekler
Uzunluk hesaplarıyla porsiyonlanan yemekler

Osmanlı zamanında aşçı dükkanlarında porsiyon usulü yerine uzunluk, ağırlık, sayı ve lokma hesabıyla yemek verilirdi. 1640 yılında Sultan İbrahim zamanında tanzim edilen bir narh defterine göre o devirde şiş kebabı arşın üzerinden, yahni, kuşbaşı kebap, pilav tartıyla ve adetle lahana dolması satılmaktaydı. Reşat Ekrem Koçu'nun naklettiğine göre narh defterinde yer alanlar:

"Sığır yahnisi (okkası) 9 akçe
Halis koyun etinden köfte (10 dirhemi) 1 akçe
Lahana sarması (20 tanesi) 1 akçe
Ciğer kebabı (40 büyük lokması) 1 akçe
Pirinç pilavı (100 dirhemi) 1 akçe"

Narh: Fiyat takdir edilmesi ve sınırlandırılması anlamında kullanılan fıkıh terimidir.

  • 7
  • 10
Gençler arasında yaygınlaşan yeni kıyafet modası
Gençler arasında yaygınlaşan yeni kıyafet modası

Zaman zaman İstanbul gençleri arasında değişik kıyafet modaları nüks ediyordu. 3. Selim ve 1. Mahmud'un ilk saltanat yıllarında İstanbul'un "havai" gençleri arasında yeni bir moda akımı peyda olmuştu: Kalyoncu kıyafeti giymek…

Gençler başlarına ve bellerine lahur şalları sararlar, omuzlarına mevsimine göre bir bornoz atarlardı. Bellerine kuşak yerine şal sarınıp, kıvrımlarına gümüş kaplı bir kulaç boyunda çifte yerleştirirlerdi. Sırtlarına sırmalı veya sade kaftanlı "Cezayir kesimi" denilen fermene ve şalvar giyerlerdi. Şalvarda da kısa diz şalvarını tercih ederlerdi. Yaz kış çorap giymezler, kalyoncu yemenisi yahut Galata yemenisi adı verilen kırımızı sahtiyandan bir yemeni giyerlerdi.

Osmanlı'nın külhanbeyleri hakkında 10 bilgi

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN