Muhyiddin İbnü’l-Arabî'nin mezar taşındaki sır neydi?
Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin yaşamındaki derinlik ve sabırla beklenen keşif süreci, oldukça ilginçtir. Uzun seneler en çok merak edilen konular arasında ise "mezarındaki sır" yer almıştır. Arabî'nin mezarı yüzyıllarca bir toz bulutunun altında, doğru zamanın ve doğru liderin gelmesini beklemiştir. Onun hikayesi bizlere, gerçek bir zaferin sadece fiziksel bir güçle değil, zamana hükmeden bir strateji ve sarsılmaz bir ruhsal dayanıklılıkla kazanıldığını kanıtlayan muazzam bir "maneviyatın" en önemli dersidir.
◾ 12. ve 13. yüzyıllarda yaşamış olan önemli alimlerden biri olan Muhyiddin İbnü'l-Arabi, 1240 yılında Şam'da hayata gözlerini yumar ve Kasiyun Dağı eteklerine defnedilir.
◾ Tarihte oldukça ehemmiyet gösterilen alimimizin düşüncelerine zamanla bazı kesimler tarafından karşı çıkılır ve bölgedeki siyasi çalkantılar hasebiyle mezarı tahrip edilir ve kabrinin yeri unutulur.
◾ Yeri unutulan kabir, yüzyıllar içinde bir çöplüğe dönüşür, adeta bir toprak yığını haline gelir. Yavuz Sultan Selim, 1516'daki Mercidâbık Savaşı kazandıktan sonra 15 Aralık Mısır seferinden evvel Şam'a gider.
◾ Bir rivayete göre çağları aşan zât, Muhyiddin İbnü'l-Arabi'nin mezarının bulunması için gerekli araştırmaları başlatır.
◾ İbnü'l-Arabi'nin mezarı Şam'da olduğu zaten bilinmekteydi. Bu yüzden bilhassa Şam'da defnedildiği tahmin edilen yerlerde derin bir araştırma yapılır.
◾ Bir rivayete göre Yavuz Sultan Selim, Arabi'nin "Sin Şın'a girince Mim'in kabri bulunur" sözünü âlim Kemal Paşazade ile incelemiş ve Sin, Selim yani kendisi olduğunu, Şın'ın Şam olduğunu, Mim'in ise Muhyiddin olduğu kanaatine varılmıştır.
Helva Sohbetlerinden Kar Kuyularına: Osmanlı'da Kış Hayatının Rengi
◾ Ancak şöyle bir rivayet daha vardır ki o da şöyledir: Anlatılanlara göre Yavuz Sultan Selim, Şam'dayken bir rüya görür veya dönemin manevi büyüklerinden bir işaret alır. Şeyh-ül Ekber, padişahın rüyasına girerek "Beni bu çöplükten kurtar" der.
◾ Padişah derhal emir vererek bu mezarının aranmasını ister. Padişahın emriyle yapılan araştırmalar sonucunda, Kasiyun Dağı yakınlarında bir çöplük alanı işaret edilir.
◾ Kazılar başladığında, toprağın altında bozulmamış bir mezar taşı ve naaş bulunur. Yüzyıllardır üzerine çöp dökülen bu yerin, aslında büyük alimin ebedi istirahatgahı olduğu anlaşılır.
◾ Efsaneye göre, Arabi sağlığında "Sizin taptığınız benim ayaklarımın altındadır" dediği için halk tarafından dinsizlikle suçlanmıştır. Mezar bulunduğunda Yavuz Sultan Selim, Arabi'nin tam o sözü söylediği yerin altını kazdırır.